Bugüne kadar hep Cumhur İttifakı’na oy verdiğini söyleyen bir pazarcı esnaf, “Çalıyorlarmış, biz de çalıyoruz, çalmayan mı var. Allah bu adamı başımızdan eksik etmesin” diyor.
Pazarcı esnafı kardeşimiz, bu konuşmasını bir temenni ile bitiriyor. Önce konuşmasına bir kulak verelim, sonra temennisi ile ilgili görüşlerimizi paylaşırız.
Bakın pazarcı esnafı kardeşimiz ne diyor:
“Ben her şeyimi bu adam sayesinde kazandım.
Ben 20 sene kirada oturdum kardeşim, her şeyimi bu adamın zamanında kazandım.
Çalıyorlarmış, benim sorunum değil.
Allah’la onun arasında.
Neymiş çaldığı ya Allah aşkına.
Biz de çalıyoruz, biz de vergi kaçırıyoruz burada.
Öyle kardeşim. 100 tane mal satıyoruz, 20 tane fiş kesiyoruz.
Yalan mı kardeşim, çalmayan mı var?
Marketçisi de çalıyor, BİM’i de çalıyor, ŞOK’u da çalıyor, A101’i de çalıyor.
Dürüst olmak lazım kardeşim.
Allah, bu adamı başımızdan eksik etmesin.
Ben bu kadar söylüyorum.”
Ah pazarcı kardeşim ahhh!
O kadar lafı ettikten sonra “Dürüst olmak lazım” şeklindeki temennin olmasa söylediklerinin üzerinde hiç durmazdık.
Sıradan bir yandaş deyip geçerdik.
Ama “Dürüst olmak lazım” diye bir temennide bulunuyorsun ya işte o bizi can evimizden vuruyor.
Önceki sözlerinin hiçbirine katılmıyoruz ama dürüst olmak temennisine aynen katılıyoruz.
Evet kardeşim, dürüst olmak lazım, yani çalmamak lazım.
Çalarak mal, mülk, ev sahibi olmaktan Allah’a sığınmak lazım.
Bir ömür boyu kirada da oturmayı çalarak mal, mülk, ev sahibi olmaya tercih etmek lazım.
Bir de herkesi kendisi gibi düşünmemek lazım.
Yani aklına gelen herkesi hırsız ilan etmemek lazım.
Şimdi “çalıyorlar” diye itham ettiklerin “hadi buyur, ispatla” derlerse ne yaparsın?
Ağzını açınca aklına gelen her şeyi söylememen lazım. Yani diline sahip olman lazım. Ah pazarcı kardeşim ahhh!