Ah Müslümanlar, Ah Gazze!..

Abone Ol

Bugün yaşananlar ve olanlar dünyanın ve tarihin karmaşası

değil Müslümanların karmaşası ve çıkmazı.

Başkasına öfkelerimizi ve şiddetimizi yönelteceğimize

önce kendimize bakalım. Neden böyleyiz ve neden Müslümanlar bu kadar aciz,

çaresiz ve dağınık Neden birbirimizi tükettiğimizin üzerinde durmuyoruz Neden

içimizdeki zalimlere, mağrurlara, dünyayı kendilerine ebedi mesken edinenlere,

saltanat sürenlere kızıyoruz Neden Gazze deki bir avuç Müslüman ın o şanlı

direnişine dışarıdan ağıt yakarak kendimizi paralıyor gibi görünüyoruz Neden

Suriye de benzer bir katliamı bir kenarda tutuyoruz Bütün bir İslâm

coğrafyasını saran bu yangının nedenleri nedir

Zalimler zalimliklerini yapacak elbette. Bu onların

mizacında, ruhunda ve karakterinde var. Hıristiyanlar, özellikle haçlı ruhlular

dünyayı içten içe kavururken, onlar adına savaşları sürdüren çıkarcı, köle

ruhlu Müslümanlara dikkatlerimizi yöneltmiyoruz

Kültürü, düşüncesi, edebiyatı, sanatı, vaazı, sohbeti

yapaylıklar üzerine kurulu olan günümüz Müslümanları için bir çaba bir adım

atılmıyor Derdi ve davası olmayan Müslüman ı ben ne yapayım, ne işime yarar.

Gazzeli bir avuç Müslüman ın o acı, o yürek yakan durumu

ve direnişi, varoluş mücadelesinin binde birini yüreklerimizde taşımıyoruz.

Neden hâlâ birbirimizi parçalamak için bu kadar çaba gösteriyoruz

Müslümanların tek ve biricik derdi, birbirimizi daha çok etkisiz kılmak adına

mezhepçilik yapıyoruz Neden, kültür tarihimizi yok eden, ortadan kaldıran

haçlı ruhlu içimizdekilere bakışlarımızı yöneltmiyoruz Ve neden bu gibi

sahteliklerin, sapkınlıkların üzerine gitmiyoruz

Sorun bizde. Sorun, İslâm a ve Müslümanlara karşı

yürütülen bu çok yönlü savaşın ruhunu kavramaktan uzak duruyor olmamız.

Emperyalizmin bu büyük kuşatmasında, onların işini kolaylaştıracak kardeşler

arasındaki fitne, ayrılık, karıştırıcılık ve birbirinden uzaklaştırıcı

eylemlere katkı sağlıyoruz.

Müslüman olma, var olma bilincini, kardeşlik sevgisi ve

bağını sağlayacak adımlar atmıyoruz.

Siyonizm büyük emperyal güçlerle işbirliği içinde.

Onların savaşı Müslümanlarla. Ortak çıkarları bulunuyor. Onlar çıkarları uğruna

aralarındaki farkları, ayrılıkları bir kenara atıyor, görmüyor.

Yahudiler Filistin i işgal ettiklerinden beri sadece

Filistinli Müslümanları katletmiyorlar, onlarla birlikte kültür tarihlerini de

imha ediyor ortadan kaldırıyorlar. Benzer durum Suriye de ve Irak ta yaşanıyor.

Bunu da yapan Müslüman görünümlü emperyalizmin kuklaları, tetikçileri,

oyuncuları ve oyuncakları. Kültür ve düşünce tarihimizin büyük birikimi olan bu

coğrafyadaki hafızamız ve birikimimiz ortadan kaldırıyor. Hazreti Yunus

Peygamberin makamı, türbesi ve külliyatı bir bomba ile havaya uçuruluyor. Biz

ise ayrılık tohumlarını serpmeye devam ediyoruz. Birbirimizin eksik ve

kusurlarını birbirimizin gözleri içine sokuyor, hasım ve düşman kesiliyoruz.

Önce bunları gidermeliyiz. Önce Müslümanların birliğini sağlayacak sevgi

tohumlarını serpmeliyiz, çoğaltmalıyız. Birbirimize olan bağlarımızı

güçlendirmeliyiz.

Emperyalizmi bir bütün olarak görmeliyiz.

Zaman çok hızlı akıyor.

Zamanın bu döneminde yaşananların tek sorumlusu

Müslümanların bilinç kayması, kültür ve düşünce eksikliği, algı yoksunluğu.

Şiir gibi lirik akan hayatımızı, yeniden şiir gibi yaşayacak olan hayatın

ritmini yeniden yakalamalıyız. Kusur, ne dünyada, ne zamanda, ne mekânda. Kusur

bizde, biz günümüz Müslümanlarında. Emperyalizm işini yapıyor ve yaptırtıyor.

Ağıt yakmak, bağırmak

Çırpınmak ne işimize yarar. Bilinç dünyamızı yeniden

sağlamadıktan ve birlik olmadıktan sonra hiçbir işe yaramaz. Ancak kendi

kendimizi avuturuz o kadar.