Ağzımızı kıra veriyorlar

Abone Ol

Bildiğimiz gibi değil, oyun içinde oyun var. Hergün farklı bir gündemle, dikkatlerimzi farklı yönlere çekiyorlar.

Bugün dünyadaki en önemli Mesele Gazze'dir. Dolayısıyla Filistin ve dolayısıyla BOP ve yine dolayısıyla Büyük İsrail Projesi'dir. Yani Arz-ı Mevud...

Oyun tıkır tıkır işliyor. Gazze'de, Suriye'de, Lübnan'da büyük soykırımlar yapılıyor, İslam beldelerini bir bir işgal ediyorlar. Ashab'ın fethettiği topraklar bir bir elden gidiyor. Onlar bizi sûni gündemlerle meşgul ediyorlar.

Ne midir bu sûni gündemler?

Mesela geçmişte kaldı, İstanbul Sözleşmesi; şimdilerde diploma krizi, tutuklamalar, hapisler, yok efendim İklim Kanunu, sonra kanunu geri çekmeler... Bunların hepsi fasa fiso... Bunların hepsi 'kuşa bak kuşa' yani oyalama yani ağzımızı kıra verme taktiğidir.

Biz, 29 Ekim 2004'te Roma'da üyesi olmadığımız halde ve de içeriğini bilmediğimiz halde, 'bütün maddeleri kabul ediyoruz' diyerek AB Anayasası'na imza koymamızla birlikte bunları zaten çoktan kabul etmiştik.

O tarihtan bu yana bu kanunlar ve sözleşmelerin dayatmaları zaten ülkemizde uygulanıyor. Şimdi onları detaylandıran kanunu ha çıkarmışsın ha geri çekmişsin, ne anlam ifade eder!..

Esas bugün dahi devamlılığını koruyan iki önemli gündem mevcudiyetini sürdürüyor. Bunlardan biri Medeniyetler ittifakı diğeri de BOP, yani Büyük Ortadoğu Projesi... Her ikisinin de eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Deniyor ki: "Efendim onlardan istifa etti." Tezgâh kurulmuş, üretim devam ediyor, gerisi tefferruat!..

Bu projelerden biri maddi diğeri manevi iklimimizi tarumar etmek içindi ki etti de. 2004'ten bu yana neler değişti neler. İslam coğrafyası hallaç pamuğu gibi atıldı. Hem de eşbaşkanın aktif rol almasıyla. Bu maddi taribatın en büyük maddesiydi. Bağlı olarak içte ve dışta nice tahribatlar...

Manevi olarak, LGBT kararları, zina kararları, domuz eti düzenlemeleri, eğitim sistemindeki keşmekeş ve beraberinde getirdiği gençliğin inanç arızaları, hepsinden ötesi bir milletin bunları kanıksaması... hepsini sayıp dökmek kitaplar alır. Kısacası her bakımdan bombardıman altında bir sürece maruz bırakılmış durumdayız!.. Maalesef!..

Her yönüyle devasa zararlar içerisindeyiz. Peki, neresinden dönülürse kâr olur acaba? Belki âfâki görünüyor olabilir ama çözüm elbette ki var. Çözüm de çare de Milli Görüş'tür. Daha fazla dizimizi dövmeden top yekûn ona koşma zamanıdır...