AGD’lilere: “Ne Olur Evladımı Kurtarın!”

Abone Ol

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

29 MAYIS 1975’te bir yürüyüş başladı: Milli Gençlik Vakfı yürüyüşü. Milli Görüş’ün muhterem lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın startını verdiği bir yürüyüş bu! Onlar nesillerin kimlik ve değerlerini dava edindiler. Gençliğimize sahip çıktılar. Küresel emperyalistlerin ağına düşmemek için çalıştılar. Bunu, tüzüklerine aldılar; aksiyona dönüştürdüler.

Önceden de iyi niyetli, güzel bazı çalışmalar yapılmıştı ama Milli Gençlik Vakfı (MGV) milli ve yerliydi; ayakları, kökü bu topraklardaydı. Bunu çalışma modeli yaptı; aksiyona dönüştürdü; efsanevi hizmetler verdi. Halkın büyük teveccühünü kazandı. Güzel’in düşmanı da “yaman” oluyor. Projesi dışta hazırlanıp içteki işbirlikçileriyle uygulanan 28 Şubat’çıların gadrine uğradı. MGV’yi kapattılar; mal varlıklarına el koydular. Tohum atılmış, bünye kabul etmişti bir kere. İnançlı kadrolar, 2005’ten itibaren Anadolu Gençlik Derneği (AGD) olarak yollarını sürdürdü.

Burada, 17 yıl MGV’ye sahip çıkarak Onursal Genel Başkan unvanını kazanan Nevzat Laleli’yi; 28 Şubat’ın baskılarına, yıldırmalarına aldırmadan MGV’ye hız ve hamle kazandırıcı efsanevi hizmetlere imza atan rahmetli Adnan Demirtürk’ü hayırla anıyorum.

İlyas Tongüç de 12 yıl Milli Gençlik’in başında durdu. Kararlılıkla batıla direndi. Bayrak düşmeyecekti. Hak dava olanca saffet, asliyet ve samimiyetiyle bugünlere ulaştı. Milli gençlik erleri dikenli yollarda yürüdüler; çetin sınavları yüz akıyla geçtiler. 41 yıllık tertemiz, örnek maziyi geride bıraktılar.

ÖZGÜN ÇALIŞMA MODELİ

MİLLİ Görüş, benzeri olmayan orijinal bir çalışma modeli. AGD de; davası, hedefleri, sağlam teşkilat yapısıyla özgün bir gençlik kuruluşu. Geçtiğimiz hafta, ilk günkü heyecan ve kararlılıkla 42. Çalışma Dönemi’nin startını verdiler.

Genel Başkan Salih Turhan kurumunu şöyle tanıttı: “Anadolu Gençlik Derneği, Müslümanlıkla yoğrulmuş bu coğrafyada, marufu kuşanıp ve yarınlara duyarlı, münkere karşı tavır almış; tarihine, çağına ve yarınlara duyarlı; kardeşliğin, merhametin, sevginin ve iyiliğin yaygınlaştırılmasında emek sahibi; adaletin tesisinde kararlı; bilgili, inançlı ve çalışkan bir nesil nesil yetiştirme çabasında olan müstesna bir kuruluştur.”

Temiz niyetle kadim davayı yüklenen AGD’liler şekli görüntü çalışması değil; aksine işin manası, bereketine yoğunlaşıyor; çalışmalara gönüllerini, yüreklerini, samimiyetlerini, koyuyorlar. Mayası sağlam! Kıt imkânlarla efsanevi hizmetler yapıyorlar. Malum; bereket, azın çoğa yetmesi.

AGD ev ve yurtlarında “memnuniyet anketi” uygulamıştı. Yemek, kütüphane, malzeme gibi eksikliklerden yüzde 50 civarında şikâyet vardı. Anket sonunda, “Buna rağmen ben AGD’den başka yere gitmem” diyenlerin oranı yüzde 90 civarındaydı.

Genel Başkan manzarayı şöyle açıkladı: “Üniversitedeki arkadaşlarımıza lüks ev, lüks yurt vaadinde bulunamıyoruz. Ancak, muhabbete, kardeşliğe, aynı tavada melemen yemeye davet ediyoruz.”

Acizane; AGD’yi tanıyarak tamamen kendi iradesiyle, “Ne olur başkanım beni bırakmayın!” diyerek  AGD’nin mesajına bağlı kalma sevdalısı nice gençleri gördüm.

SEVGİ VE KARDEŞLİK ÖNDE

AGD, kirlenmiş dünyada temiz kalmayı başarmış nasipli insanlar topluluğu. Ümmetin onuru. Mazlum ve mağdurların ümidi! Her insaflı insan bu hakkı teslim ediyor.

MGV’den ayrılıp sineğin şekerli suya koştuğu gibi dünyalık kazanmaya koşan eski kardeşlerimiz  şu itirafta bulunuyorlar: “Makam, mevki sahibi olduk; cebimiz para gördü; itibarlı noktaya geldik ama; hiçbir zaman MGV’deki zevk ve gönül rahatlığını bulamadık.”

Çoğu öylesine vicdan azabı içindeler ki, gittikleri yerde manevi huzur bulamadıkça kahroluyorlar. Niceleri şubelerimize, genel merkezimize kadar geliyor; çocuklarının yanlış el ve yerlerde oluşundan yakınıyorlar: “Bu işe siz sahip çıkıyorsunuz. Ne olur evlâdımı kurtarın!”

AGD’liler bataklıkta yetişen gül misali. O güllerin hangi sıkıntılarla yetiştiğini bir bilseniz! Dünyalık hırsıyla yanıp tutuşan nice insan onları yanlarına alabilmek için önlerine öyle makam ve mevkiler koydular ki! AGD gibi bir gençliğe sahip olabilmek için çuvallarla para vermeye hazır olanlar var. Ne yaparsın ki, bu iş siparişle olmuyor. İşin mayası lâzım!

Sayın Turhan mayayı anlatıyor: “Bizim gencimiz yaptığı işi Allah rızası için yapar. Bu dünyadaki değil; âhiret yurdundaki makamların hasretini çeker.”

Allah’a hamdolsun, baştan beri MGV’li, AGD’liyim. Pek çok sebep yanında şu meziyetleri her şeye bedel: Toplantılara besmele, Allah’a hamd, Rasülü’ne salâvatlarla başlıyorlar. Allah’ın hidayette sabit tutmasını istiyor; vefat eden tüm Milli Görüşçülere dualar gönderiyorlar.

“Sevgi ve kardeşliğin teminatı” olan AGD’ye nice hayırlı hizmet yılları niyazıyla!