Ağabey diyor ki; hakkın Saadet’tir

Abone Ol

Yıllar önce şahsımıza ithafen yazılan bir şiiri, güncel durumu da dillendirdiği için, paylaşmak istedik. Şöyle ki:

 

            Koy gömlek değiştirsin yılanlar her ilkbahar,

            Senin gömleğin tenin, ta ölünceye kadar…

            Milleti millet yapan her ne varsa sende var,

            Bu yolda tek engelin bir anlık rehâvettir;

            Kurtul şu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            AB’ye “abi” diyip, sırtı vererek Buş’a;

            “Ananı al git” diyor yolu sürüp yokuşa…

            Bu somun pehlivanı elbet gelecek tuşa,

            Uyan ey aziz millet, bu gidiş felâkettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Yan gelip yatmayanlar yandaşını tanıyor,

            İşçinin hali duman, işsiz zaten yanıyor.

            Yuvalar yıkılıyor, kepenkler kapanıyor,

            Durun!.. Gittiğiniz yol yanlış istikamettir;

            Kurtul şu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Ehl-i Salipten ödül, Siyonistlerden nişan;

            Olmaz olsun böyle ün, böyle şöhret, böyle şan!..

            Emekli sürünüyor, çiftçi zaten perişan.

            Yardım dedikleri şey yoksula eziyettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Bırak beni kardeşim, kendi vicdanına sor.

            Haydi gel bu kâbusu rüyâ diye hayra yor…

            Rabbim rahmeti kesti, yağmur bile yağmıyor.

            Eğer taş yağmıyorsa, İlâhî merhamettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Sen ey aziz kardeşim, “Allah” de, kendine gel.

            Gönül bahçelerine, sevginin bendine gel.

            Mevlâna dergâhıyız, her ne isen yine gel…

            İMEFE çeki değil, sözlerimiz senettir;

            Kurtul şu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Karayı ak görenler, hep böyle aldanıyor.

            Onlara oy verenin ak vicdanı kanıyor.

            Tekerrür etti tarih, o oyun oynanıyor…

            Bu oyunu oyuyla durduracak millettir;

            Kurtul şu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Bu oyunu uzaktan etme sakın temâşa,

            İnandığın gibi ol, inancın gibi yaşa…

            Hükûmetin görevi hizmettir vatandaşa,

            Millet hizmetkâr değil, garson olan devlettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Kefere karanfili bile kenef kokuyor,

            Yahudi akrep gibi canevinden sokuyor,

            İki soysuz soytarı sana meydan okuyor.

            Bil ki ey aziz millet, bu sana bir ibrettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Soldu mu üç kıt’aya râyiha salan lâle?

            Sustu mu gök kubbeden çağıldayan şelâle?

            Beş vakitte beş yıldız can vermiş bir Hilâl’e…

            Bu Hilâl ki, bedeli ödenmiş hürriyettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

             Atılan her adımda bir intizam olmalı,

            Millet yolunda elbet millî nizâm olmalı.

            Bu yolda akıl selîm ve inanç tam olmalı;

            Selâmetle refaha ermek bir fazilettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

            Sen ey soylu milletin kadir bilir evlâdı,

            Biliriz, gönlündedir hâlâ geçmişin yâdı.

            SAADET, saadete götüren yolun adı…

            Bu yol Hakk’a ibâdet, bu yol halka hizmettir;

            Kurtul bu felâketten ki hakkın Saadet’tir…

 

             Rahman ve Rahim,         

             Kadir ve Muktedir,

             Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

             “Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”                             

             Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu-04.03.2024