Ağabey diyor ki; Çalışan bürokratlar alkışlanmalı, çalışmayan bürokratlar yerilmelidir

Abone Ol

3 Temmuz 2026 Cuma günü, dördüncü sefer Sivas’tayız. Malum, Sivas kadim şehirlerimizden biridir. İç Anadolu’nun doğu kesiminde ve yukarı bölümünde yer alır. Sivas şehrinin ne zaman kurulduğu bilinmiyor. Sanayileşemediği için de günümüzde en çok göç veren bir şehrimizdir.

Sivas çok önemli tarihi eserlerle doludur. Selçuklu döneminden kalma Ulu Cami şehrin ortasındadır. Ayrıca şimdilerde onarımda olan Gök Medrese, Topraktepe’nin doğu tarafında bulunmaktadır. Buruciye Medresesi ise medreseler sokağında yer almaktadır. Keza Dârülhadis medresesi, Çifte Minareli Medrese olarak da bilinir ve bu eser de medreseler sokağında yerini alır. Yine Dârüşşifâ/bîmâristân (Keykâvus) da medreseler sokağında bulunmaktadır.

Osmanlı dönemine ait eserlere gelince;

· Paşa Camii

· Kale Camii

· Aliağa Camii

· Abdulvehhab Gazi Türbesi

· Mehmet Efendi Hamamı

· Meydan Hamamı

· Kurşunlu Hamamı

· Behram Paşa Hanı gibi eserler bazılarıdır.

Sivas kışları soğuk, yaz aylarında ise sıcaktır. Hemen belirtelim ki Sivas'ta bugün dahi çiftçilik ve hayvancılık başı çekmektedir. Zira arzu edilen sanayileşme imkânına henüz ulaşılabilmiş değildir. İçinde Adalet Bakanı olarak bulunduğumuz 39. Hükümet döneminde, sanayileşmenin eksikliğini gidermek için, Sivas’ta dördüncü demir-çelik fabrikasının temelini atarak, ilk defa sanayileşmeyi başlatmış olduk. 1977 erken seçimi sebebiyle tamamlayamadık. Bizden sonra gelenler tarafından tamamlanan eser, günümüz hükümeti tarafından özelleştirilerek satılmıştır.

Bilinmesi gereken diğer bir hususa gelince; Sivas Kongresi'nin bu ilde yapılmasıdır. Bu kongrenin ilk oturumunda, Rauf ve Bekir Sami Bey'in de içinde bulunduğu bazı delegelerin engellemeye çalışmasına rağmen, Mustafa Kemal (Atatürk) kongre başkanlığına getirildi. Kongre gündemi iki maddeden oluşuyordu, şöyle ki;

1- Erzurum Kongresi'nde alınan kararların görüşülmesi ve değerlendirilmesi.

2- Amerikan mandasının görüşülmesi.

Neticede Erzurum Kongresi'nde alınan kararların Anadolu ve Rumeli için geçerli olması hususu karar altına alınmıştır. Manda sorunu özellikle Amerikan mandası ile ilgili müzakereler uzunca sürmüştür. Bu kongrede manda fikrini Rauf Bey, Refet Bey, Bekir Sami Bey, Kara Vasıf Bey, İsmail Hami Bey savunurken, muhalefet edenler de ziyade idi.

Malum, İstanbul Hükümeti, Elazığ Valiliği'ne tayin ettiği Ali Galip tarafından kongrenin dağıtılmasını istemiş ama başarılı olamamıştır. Zira XIII. (13.) Kolordu tarafından sıkıştırılan Ali Galip kaçmak zorunda kalmıştır. Böylece kongre gündemini tamamlayarak, 11 Eylül 1919 tarihinde tamamlanmıştır.

Bu kısa bilgilendirmeden sonra günümüze dönecek olursak; Sivas’ta sanayinin elan gelişemediğini, ekonomik ve zirai meselelerin halledilemediğini görüyoruz. Gerçi şehirde gelişmeler var, caddeler muntazam, parklar ziyadedir. Buna rağmen batı illerine ve bilhassa İstanbul'a en büyük göçü vermiştir. Hâlâ bu göç durdurulamamıştır.

Sivas şehir olarak gelişmiş olsa bile yeterli değildir. Eğitim için üniversite kurulmuş, sporda da ivme kazanmış durumdadır. Okuma oranı gün geçtikçe artmaktadır. Sivas halkı örf ve adetlerine bağlıdır, manevi gücünü devam ettirmektedir. Ayrıca misafirperverdir, ikram severdir, sofraları herkese açık ve oldukça zengindir. Yeni belediye başkanı gayretli ama valisi belediye başkanı kadar aksiyoner değil, statiktir. Gördüğümüz kadarıyla Sivas’ın derdiyle hemdert değil, anut bir anlayıştadır.

Sivas gibi bir ili dört seneden beri ayaklandırılamamıştır. Bir nevi politikacı gibi davranmakta, onun için de Sivas'ta sevilmemektedir. Sevilmeyen bir bürokrat olarak her konuda yerilmekte, sadece gününü gün etmekte, kendine has uygulamalarından dolayı da eleştirilmektedir.

İnsanlar beklediğini göremediği için de üzülmektedir. Bu gibi yöneticilerin görevden alınmaması hayreti muciptir. Bu gibi statik anlayış sergileyenlere ve ehliyetli olmayanlara asla valilik makamı teslim edilmemeli, siyasi davranan valiler derhal görevden alınmalı, böylece millet soluklanmalıdır.

Malumdur ki dünyanın en güzel dağlarına, en bereketli yaylalarına sahibiz. Ama beceriksiz valiler sayesinde hayvancılığımız yok olmaktadır. Her biri, bir Avrupa ülkesi büyüklüğünde ovalarımız var ama Sivas’ta olduğu gibi tarımda da yokuz. Üç tarafımız denizlerle çevrili ama maalesef soframızda balık yok.

Bu sebeplerle yüksek enflasyon fakiri eritirken, ev, arsa ve sermaye sahipleri servetini katlamış durumdadır. Sivas'ımızda da katmanlar arası uçurumlar, valilerin basiretsizliği sonucu, daha da derinleşmektedir. Sayın İçişleri Bakanı yeni kararnamelerinde valilik vakar ve ciddiyetine sahip olmayanları eleklemeli, daha atılgan, cesaretli, çalışkan ve siyasilerin peşinde dolaşmayan valileri atamalıdır. Söze değil öze bakmak gerekir. Nitekim; “Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz.” Sonuç olarak, çalışkan valiler, çalışan bürokratlar alkışlanmalı, statik davranan valiler, çalışmayan bürokratlar da yerilmelidir.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

“Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47).