Uğrun uğrun uğrayıp da ömrüme
Ne çabuk geçtiniz böyle seneler
Derd-i gamı eleyip de gönlüme
Ne çabuk geçtiniz böyle seneler
(Sadettin KAPLAN)
İstanbul’da 45 yıl önce, Cağaloğlu Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan Caddesi üzerinde başlayan çalışma hayatımızı, son olarak Üretmen İş Hanı’ndaki ofisimizde, 01.04.2024 tarihinde noktalamış bulunuyoruz. Bu yıllar içerisinde Bâbıâli’nin yokuşunu tırmandığımız günlerin heyecanı artık gerilerde kaldı. Avukatların hâkimiyeti altında bulunan hanlar, zaman içerisinde, adliyenin de Çağlayan’a taşınmasıyla, şimdilerde avukatlar açısından boşalmış durumda. Artık avukatlara, gazetecilere rastlamıyoruz.
Göçmen kuşlar gibi, akın akın, Cağaloğlu’ndan göç hâlâ devam ediyor. Aslında tecrübeli eski yazarlar da, meslek erbabı doktorlar da kalmadı. Bunların tabelaları da yerlerinden söküldü, sadece izleri kaldı. Onun için şimdilerde Cağaloğlu’nun eski kıymeti harbiyesi kalmadı. Talebelerin yoğunlaştığı MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) de eski aksiyonundan uzaklaşmış, statik duruma gelmiştir.
Artık Cağaloğlu’nda aşina yüzlerle karşılaşamıyoruz, gazetesini koltuğunun altına sıkıştırmış yazarlara da rastlamıyoruz. Cuma namazı sonrası birlikte yemek yediklerimizden Enver Ören, Ergun Göze, İrfan Atagün, Mehmet Emin Alpkan, Ömer Öztürkmen, muhteşem şairimiz Necip Fazıl Kısakürek, kadim dostlarımız Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ve Abdullah Işıklar aramızdan ayrılalı yıllar oldu, onları hasretle anıyoruz.
Artık Yerebatan Sarnıcı’nın kalabalıklarını, Ayasofya’daki, Gülhane Parkı’ndaki heyecanlı günleri göremeyeceğiz. Oralardaki yürüyüşlerimizi, Gülhane Parkı’ndaki sohbet dolu gidiş gelişlerimizi terk ediyoruz. Tramvay gürültülerini duyamayacağız, çünkü Cağaloğlu’ndaki ömrümüzü tamamlamış olarak Ataşehir’e uçuyoruz.
Artık Cağaloğlu’nu adımlamayacağız. Artık Alioğlu Yayınları’nın sahibi Remzi Alioğlu ile sabahları iskemlede oturarak sohbet yapamayacağız. Zira o da mekân değişikliği yapmış durumdadır.
Cağaloğlu’nda devamlı buluştuğumuz şair Sadettin Kaplan’la da ahirete irtihali sebebiyle karşılaşamaz olmuştuk. Adı yaygın olmayan büyük şairlerimizdendir. Patnoslu olan merhum şairimizin ziyadesiyle şiir kitabı çıkmıştır. Hasretin tüm tınısını aktaran, milli ve manevi dalgalanmalar yapan şiirleri şaheserdir. Şairimiz Anadolu ruhunu şahlandıran kitaplar neşretmiş, ancak kıymeti bilinmemiş, ender şairlerimizden olduğu bedihidir.
Kıymetli insanların değerini aktarmak kolay değildir. Mesela Av. Kemal Kumkumoğlu bunlardan birisidir. Ciddi savunmalarıyla isim yapmıştır. Zaman zaman onunla, zaman zaman da Prof. Dr. Sahir Erman hoca ile duruşmalarda buluşuyorduk. Şaheser savunmalarımız oluyordu. Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şemsi Gök, Prof. Dr. Ayhan Songar hemzaman olduğumuz mümtaz insanlardı. Bunların çoğu artık yaşamıyor. Onların özlemlerini çektik, çekiyoruz.
Artık biz de Cağaloğlu’na, orada geçen heyecanlı günlerimize ayrılmakla son veriyoruz. Kalanların uzun ömür geçirmeleri dileğimizdir. İsim bırakıp gidenlerin izleri devam edecek, bizim de bedenimiz elbet göçecek, bir daha aynı heyecanla oralarda dolaşamayacağız.
Rasim Cinisli, Halis Akay, Alaattin Koçak ve burada isimlerini sayamadığımız dostlara da elveda deyip, selamlayarak Cağaloğlu’na veda etmiş oluyoruz.
Ömrümüzü yol eyledik yıllara
Hazân erdi, kar yağıyor dallara
Sabah akşam melûl mahzun yollara
Bakıyorum bakıyorsun (yollara)
(Sadettin Kaplan)
Rahman ve Rahim,
Kadir ve Muktedir,
Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.
Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Adapazarı – 04.04.2024