Afrika'yı 'yeniden' hatırlamak?

Abone Ol

Afrika yı ilk önce öğrencilik yıllarımdaki coğrafya derslerinde öğrendim Sonra öğrenci olarak gittiğim Arabistan da, üniversitedeki öğretmen ve öğrencilerin çoğunun Afrikalı olduklarını gördüm, onlarla çok yakın dostluklar kurdum Mısır ve Sudanlı yani Afrikalı Arapça hocalarımız ile dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilerle birlikte yaşadığım hatıralar Onlarca Afrika ülkesinden gelen Afrikalı öğrenci arkadaşlarım ve onlarla birlikte geçen yıllar Öğrencilikten sonra, Arabistan daki iş hayatı ve sosyal faaliyetlerdeki Afrikalı yakın çalışma arkadaşlarımla yaşadıklarım

Bütün bunlar seksenli yıllarda gerçekleşti.

Türkiye ye döndükten sonra da Afrika ile olan ilgim kesilmedi. Takdir-i İlâhi ye bakın ki, önce "Bosna Savaşı" sonra "Kosova Savaşı" yıllarındaki en yakın çalışma arkadaşım bir Afrikalıydı; merhum Bilge Devlet Başkanımız Aliya İzzetbegoviç in en yakın çalışma arkadaşlarından Sudanlı Fatih Hasaneyn İslâm Medeniyeti Vakfı bünyesinde hâlen faaliyetlerini sürdürmekte olan Türkiye deki en iyi Arapça kurslarından birini açtığımda, Arapça hocaların tamamı Afrikalıydı; onlarla da yıllarca çok güzel hizmetler yaptık

Doksanlı yıllar da böyle geçti.

Bu arada bu yakın Afrikalı dostlarımla ticari, sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz oldu. Zaman zaman ülkelerini ziyaret ettim, ticari faaliyetler vesilesiyle fuarlara katıldım, onların misafiri oldum, unutulmayacak hatıralar yaşadım Afrika ilişkisi bitmiyor; şimdi de yıllarca danışmanlığını yaptığım büyük bir tekstil fabrikasını, tekstil sektörü için Türkiye deki şartların iyice kötüleşmesi sebebiyle bir Afrika ülkesi olan Mısır a taşıyoruz

Kosovalı ve Bosnalı yani Balkanlı bir "Evlâdı Fatihan" olarak, Afrika ülkelerinde yaptığım gezilerde sana en ilginç gelen izlenimin neydi diye soracak olursanız; oralarda, neredeyse Afrika ortalarında, Sudan da, Osmanlı döneminde "Evlâdı Fatihan" olarak oralara gitmiş Afrikalı Türk kardeşlerimi görmek oldu ve hayretler içinde kaldım Onlarla o kardeşlerimle de tanıştım, görüştüm, konuştum, halleştim, dertleştim Daha da ilgincini söyleyeyim mi Benim gidemediğim ve göremediğim bazı bölgelerde, Osmanlı döneminden kalma -bana Osmanlı atalarımızın büyüklüğünü bir kere daha hatırlatan- "Afrika da Türk köyleri" varmış!.. Araştırmacıların dikkatine

Ve çok hayırlı bir vesileyle bütün bunları yani Afrika yı yeniden hatırladım... Bugünlerde İstanbul da gerçekleştirilmekte olan "Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi" vesileyle Afrika yı yeniden hatırladım...

Malum olduğu üzere, Afrika ülkeleri ile olan ilişkilerimiz, 2005 yılının hükümet tarafından "Afrika Yılı" ilân edilmesiyle, Türkiye açısından biraz daha hareketlendi ve hızlandı. O yıldan itibaren TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) ofislerinin açılması, diplomatik temsilciliklerimizin bulunmadığı bazı ülkelere elçilik açılması,  THY nin Afrika ülkelerine yeni seferler açması ve bürolarını genişletmesi önemli adımlardı. Bu arada yakın arkadaşlarımdan biri, önemli Afrika ülkesi Sudan da THY Müdürü oluverdi.

Türkiye, bunun yanında hem resmi hem de sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla yokluk ve sıkıntı içinde olan Afrika ülkelerine de yardım elini uzattı. Daha bir-iki ay önce, bu amaçla Afrika ülkelerine giden, gezen, yardımlar götüren, çok etkileyici izlenimlerle ve fotoğraflarla dönen bir arkadaşımın anlattıklarını ibretle dinledim Daha sonra minik bir sergiyle halka açtığı Afrika gezi ve çalışması fotoğraflarını içim burkularak izledim

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün ev sahipliğinde düzenlenen ve 21 Ağustos perşembe gününe kadar devam eden "Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi" ilgili daha geniş değerlendirmeleri, bundan sonraki yazılara bırakıyorum.

Afrika yı yeniden hatırlarken; Afrikalı kardeşlerimizle varolan ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel ilişkilerimizin daha da gelişmesi dua ve dileklerimle