İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, NATO‘nun İslam dünyası ve Afganistan‘la meşgul olma niyeti varsa, seçeceği genel sekreterin de bu toplumla ters düşen bir isim olmaması gerektiğini söyledi.
Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) çatısı altında düzenlenen Afganistan konferansına katılmak üzere Moskova‘ya gelen İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, NATO‘nun İslam dünyası ve Afganistan‘la meşgul olma niyeti varsa, seçeceği genel sekreterin de bu toplumla ters düşen bir isim olmaması gerektiğini söyledi.
Almanya, İngiltere, Fransa ve ABD‘nin desteğini alan Rasmussen‘in NATO Genel Sekreteri olması ile ilgili Cihan Haber Ajansı‘nın sorularını cevaplayan İhsanoğlu, "Öncelikle bu NATO‘ya ait bir karar. Ben bir teşkilatın genel sekreteri olarak, başka bir teşkilatın genel sekreteri konusunda fikir beyan etmem yakışık almaz. Ancak şunu söylemek lazım: Eğer NATO İslam dünyası ve Afganistan‘la meşgul olacaksa, seçeceği insanın da bu toplumlarda kabul gören bir isim olması lazım. Ters düşen bir isim olmamalı." dedi. Ankara‘nın da Rasmussen‘in genel sekreterliğine sıcak bakmadığı belirtiliyor. Karikatür krizi ile İslam dünyasının tepkisini alan Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen 3-4 Nisan‘da düzenlenecek NATO zirvesinde genel sekreterliğe aday favori isimler arasında yer alıyor. Afganistan sorununa yönelik mevcut yaklaşımın çok yanlış olduğunu belirten İhsanoğlu, "Mesele bir güvenlik meselesi değil. Adam öldürme ya da terörizm de değil. Evet orada terör faaliyetleri var. Adam öldürme, insan kaçırma hadiseleri var. Mesele basit güvenlik sorunu olarak ele alındığı için çözülemedi. Bilakis daha karmaşık hale geldi. Olaylarda artış meydana geldi." tespitinde bulundu.
Afganistan meselesinin çok boyutları olduğuna işaret eden İhsanoğlu, şu şekilde konuştu: "Orada organize suç meselesi var. Narkotik ticareti ve trafiği var. Siyasi boşluklar var. Etnik kavgalar var. Temsil problemleri var. Orada asırlar boyu yerleşmiş bir sosyal yapının Sovyet işgali ile yıkılıp, yerine yenisinin kurulamamış olması var. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Afganistan sadece güvenlik meselesi olarak görülemez. Daha karmaşık. Sosyo-ekonomik kalkınma ve siyasi çözümlerle yaklaşmak gerekiyor. Her şeyden önce Afgansitan‘ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve hükümetin egemenliğini tanımak lazım."
"Rusya‘nın İKÖ üyeliği iki tarafın da yararına işliyor"
Rusya‘nın 2003 yılında dönemin Rusya devlet başkanı Vladimir Putin tarafından İKÖ‘ye gözlemci üye statüsü ile başvurduğunu, kendisinin 2005 yılında göreve gelmesinin ardından bu talebin kabul edildiğini kaydeden İhsanoğlu, bunun bir çok yönden mühim ve güzel bir karar olduğunu söyledi. Rusya‘nın içinde yaşayan 20 milyon Müslüman açısından bu üyeliğin anlamlı olduğunu kaydeden İKÖ Genel Sekreteri, "Rusya‘da yaşayan Müslümanların arkasında uzun bir tarih ve kültür mirası var. Tataristan özerk cumhuriyetinde olduğu gibi, kültür, sanat ve bilimde çok gelişmiş durumdalar. Bu halklar da kendilerini İslam dünyasının bir parçası olarak görmeli." tespitinde bulundu.