Şu an olanca hızıyla devam eden Sykes-Picot nun güncel
versiyonu BOP ta izlenilen yöntem çok basit: Önce algılar, sonra da kırılgan
fay hatları üzerinde oynamak ve akabinde de sınırları o topraklarda yaşayanları
kendi aralarında çatıştırarak yeniden çizmek. Bunun için bir kaç canlı bomba ve
bir kamera, hatta buna bile gerek yok, bir cep telefonu fazlasıyla yeterli.
Önce patlama anını, ardından da etrafa yayılmış ceset
parçalarını ve enkazı çekip medyaya servis ettiğinizde işlem büyük ölçüde tamam
demektir. Kendinizi bir anda olmayan bir iç savaşın içinde bulursunuz. Ondan
sonra ne kadar uğraşırsanız uğraşın, teslim olana kadar tüm dünya nazarında o
görüntülerle özdeşleştirilirsiniz. Hatta bir süre sonra siz bile buna inanmaya
başlarsınız.
Psikolojik savaş işte böyle bir şey ve bu noktada algı
operasyonları da hiç bir sınır, bariyer tanımayan ucuz, etkili bir silah olarak
güç mücadelesinin vazgeçilmezi. ABD nin Afganistan, Irak işgalleri ve
sonrasında zirve yapan bu yeni savaş türü son dönemde Türkiye yi de yoklamaya
başlamış durumda. Canlı bombalar ile pekiştirilmeye çalışılan bu operasyonda
özellikle Suriye sınırına yakın vilayetlerden kişilerin seçilmiş olması dikkat
çekici.
Sahabe-i Paki
Şehrini IŞİD in Kalesi Yapmak!
Adıyaman adı son dönemde IŞİD ve canlı bombalar ile ön
plana çıkartılmaya çalışılan şehirlerimizden birisi. İslam kardeşliğinin ön
planda olduğu, bundan dolayı PKK nın varlık gösteremediği bu şehrin radikal
Sünni bir örgüt olarak lanse edilen IŞİD ile adının anılmaya çalışılması bir
tesadüf değil. Ne de olsa, etnik oyunun tutmadığı yerde mezhepçilik hemen
devreye sokuluyor. Fakat bu oyunun da Adıyaman da tutması mümkün değil. En
azından Adıyaman ın manevi atmosferi müsaade etmez. Bunu yüzyıllar içerisinde
İslam ile mayalanmış Adıyaman halkının yüreklerinde ve yüzlerinde rahatlıkla
hissedebiliyorsunuz.
Anadolu İslam ının o engin hoşgörüsü ve zenginliğinin
manevi bir kalkan olarak kendisini gösterdiği Adıyaman, ülkemizdeki kesinlik
kazanmış bulunan iki sahabe mezarından biri olan Hz. Safvan b. Muattal ınkine
ev sahipliği yapıyor. Bunun dışında Mahmut El-Ensari, Zeynel Abidin, Abuzer
Gaffari, Şeyh Abdurrahmani Erzincani Hazretleri gibi çok sayıda evliyanın
türbesi de yine bu şehirde yer alıyor.
Adıyaman halkı, IŞİD in ilk icraatının bu türbeleri
yıkmak olacağını gayet iyi biliyor. Canı uğruna bu emanetlere sahip çıkan
Adıyaman halkı, en azından bundan dolayı IŞİD vb. radikal terör örgütlerine
geçit vermez. Ayrıca, bu manevi havayı soluyanların kenarından köşesinden
radikal olması bile mümkün değil. O yüzden, sapla samanı sistematik bir
şekilde karıştırtan algı operasyonlarına karşı dikkatli ve uyanık olmak
gerekiyor!
Niçin Adıyaman
Her ne kadar Suriye ile doğrudan bir sınırı bulunmasa da,
sonuçta bu coğrafyanın bütün özelliklerini yansıtan bir parçası durumunda.
Birçok etnik ve mezhepsel grubu, farklı kültürü, dini, dili içerisinde
barındırıyor. Adıyaman, Suriye-Doğu Anadolu-Güneydoğu Anadolu-Irak
Dörtgeni nde oldukça önemli bir yere sahip. Dolayısıyla, bölgenin kilit
şehirlerinden birisi. Bağdat a, Şam a giden yolun geçtiği önemli bir konaklama
adresi. Bunu Genç Osman ın hikâyesinde bile görebilirsiniz.
Bunun dışında Adıyaman 21. yüzyıldaki paylaşım savaşların
nedenini oluşturan üç temel stratejik kaynağa sahip: Su, gıda ve petrol.
Nitekim bu zenginliklere sahip GAP projesinin önemli parçalarından biri olan
Adıyaman, Türkiye nin en hızlı büyüyen illerinden biri. İstikrarını devam ettirdiği
takdirde sadece bu bölgenin değil, bereketli topraklarıyla Ortadoğu nun da
önemli tarım, hayvancılık ve ticaret merkezlerinden birisi olmaya aday.
Şimdi, Adıyaman ın niçin Yeni Sykes-Picot sürecinde bir
hedef haline getirildiği anlaşılıyor. Emperyal güçler bölgeyi
istikrarsızlaştırarak, Türkiye nin önemli zenginliklerinden birini oluşturan bu
şehri koparmak ve uydu devletleri olarak tasavvur ettikleri Kürdistan a dâhil
etmek peşindeler. Süreçte her ne kadar IŞİD ön plana çıksa da, burada oynayacağı
rol Ayn el-Arap (Kobani) ve diğer Suriye-Irak kentlerinden farksız
olmayacaktır. Dolayısıyla, IŞİD burada sadece bir paravan!
Büyük Oyunu
Bozmanın
Diğer Adı: Aydın
Sorumluluğu!
Yazının üst başlığını oluşturan Adıyaman dan BOP
Oyunları na Tokat Gibi Cevap! , aslında ülke üzerinde oynanan oyunu bozmanın
önemli aktörlerinden biri olarak aydınlara işaret ediyor. Türk dünyasında
Ziyalılar olarak da adlandırılan bu kesime yönelik halkın güveni, sevgisi,
saygısı kendisini bir kez daha Adıyaman da gösterdi.
Benim de konuşmacı olarak katıldığım Sykes Picot
Antlaşmasının 100. Yılında İslam Coğrafyasında Gelişen Olaylar ve Aktörleri
konulu panelde emperyalist güçlere verilen cevaplar kadar; organizatörler ve
katılımcılar görüntüsüyle de önemli bir mesaj veriyordu.
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Adıyaman Şubesi tarafından
organize edilen bu panel; STK, üniversite ve medya işbirliğinin içinde
bulunduğumuz süreçte ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Valilik ve
Belediye nin sağladığı destek ile neler yapılabileceği de bir kez daha görüldü.
Bundan dolayı Adıyaman Valiliğine ve Belediye Başkanlığına teşekkür etmek
istiyorum.
Adıyaman Modeli!
Türkiye Yazarlar Birliği, Adıyaman Üniversitesi, Mercan
TV, Adıyaman Valiliği, Adıyaman Belediyesi ve Adıyaman halkı bir bütün olarak
radikalizmin ve terörün her türlüsünü lanetleyerek, şehirlerinin bu kirli oyuna
gelmeyeceği mesajını verdiler. Bu birlik-beraberlik mesajı oldukça önemli.
Sivili inisiyatif ve ziyalılar işte bu açıdan mühim.
Ülkenin, devletin, halkın aydın/ziyalılar hareketine fazlasıyla ihtiyacı var.
Gönül insanları olan ziyalılar, bu ülkenin güvenlik sigortalarından biri. Bu
kapsamda TYB önemli bir adıma imza atmış durumda.
Üyelerinin önemli bir kısmı şair ve yazarlardan, bir
diğer tabirle gönül insanlarından oluşan TYB, bir aydın hareketi olarak yeni
Türkiye yolunda çok daha önemli misyonlar üstlenebilir. Bu husus, hiç kuşkusuz,
başta ESAM, AGD vb. diğer bir çok sivil toplum hareketi için de geçerlidir.
Terör vb. birçok sorunu çözebilecek bu adreslerin daha güçlü bir hale gelmeleri
kaçınılmaz bir hal almıştır.
Çünkü başta Ortadoğu olmak üzere, yeni dünya düzeninin
psikolojik savaş ve algı operasyonları ile de şekillendirilmeye çalışıldığı bir
dönemde, bu tür yıkıcı etkilere karşı en etkili propaganda yolu doğrudan
doğruya kalplere hitap eden bu gönül insanlarından, adreslerden geçmektedir.