Âdil, “Yeni Bir Dünya” İçin

Abone Ol

Bismillâhirrahmanirrahîm!

DÜNYADA bir kaos ortamı var. Savaşlar, çatışmalar, gerginlikler sosyal ve ekonomik krizler yerküreyi fırtınalı bir noktaya getirdi. Stres, gerilim, zulüm, şiddet gibi sebepler hayatı yaşanmaz hale getirdi. İnsanlık; adalet, barış ve huzura hasret durumda! Yüzler gülmüyor, yarınlar ümit vermiyor; endişeli bir bekleyiş var. Yalnızlık, çaresizlik, sahipsizlik insanı ürpertiyor. Hak, adalet ve insanca bir hayat arayışı sürüyor.

Güçlüler zayıfları eziyor. İnsaf ve vicdan hak getire! Muazzam bir “güven bunalımı” yaşanıyor. Dünyada hiçbir ülke tek başına varlığını sürdürebileceğine inanmıyor. Ülkeler; blok oluşturma, birlikler kurma peşinde! Savunma, güvenlik, ekonomi gibi temel alanlarda ortak hareket etme, birlikte çıkış yolu arama gayretindeler. Var olan küresel birliktelikler derde deva olmadı. Adalet üzerine kurulacak “Yeni Bir Dünya” özlemi var.

15 Haziran 1997’de Millî Görüş’ün kurucu lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, İstanbul Çırağan Sarayı’nda, nüfusu 50 milyondan fazla 8 İslâm ülkesini bir araya getirerek D8’i kurdu. Bu ülkelerin nüfusu 1 milyarı geçmektedir. Erbakan, “D8; Yeni Bir Dünya”nın ilk adımıdır”, demişti. Gelinen noktada, ilk esası “Savaş değil; barış” olan D8’in taşıdığı önem daha iyi anlaşılmaktadır.

İnsanlığın huzur ve barışa susadığı böyle bir atmosferde Saadet Partisi öncülüğünde yine Çırağan Sarayı’nda “D8’in 29. Yılı Platformu” yapıldı.” (18 Haziran 2026) Toplantıda özellikle D8’e her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

BİRLİK ÇAĞRISI

ÖZELLİKLE 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı harekâtıyla, son 28 Şubat sonrasında Amerika ve İsrail’in İran’a saldırması sonucu yaşananlar İslâm dünyasının gözünü açmalıdır. Söz, toplantı ve tavırlarıyla açıkça ifade ediyorlar ki, Haçlı-Siyonist ittifakı İslâm âlemine iki alternatif sunuyor: Ya teslim olacaksınız ya da öleceksiniz! Müslümanlar, kesilme sırasını bekleyen koyunlar olmamalıdır.

İslâm dünyasının elinde en az Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi gibi en az 10 farklı fırsat var. Savunma ve ticarette 4 boğazın stratejik önemini herkes biliyor: 1. Mısır’daki Süveyş Kanalı, 2. Malezya’daki Malaka Boğazı, 3. Türkiye’deki İstanbul Boğazı, 4. Yine Türkiye’deki Çanakkale Boğazı.

Böyle bir atmosferde, okyanusta boğulmak üzere olana uzatılan kurtarıcı bir el misali; Saadet Partisi D8’in kuruluşunun 29. yılı münasebetiyle İstanbul’da bir program organize etti. Programa Türkiye’den 5 siyasi parti genel başkanı ve İslâm dünyasının bazı temsilcileri katıldı. Yapılan sunumlar, D8’in İslam dünyasının önünde duran “çok büyük bir fırsat” olduğunu bir kez daha hatırlattı.

İslâm âlemi; iki milyarlık nüfusu, dünyaya yayılmış coğrafî konumu, yer altı ve yer üstü zenginlik kaynakları, steril sularıyla, denizleriyle Allah’ın kendilerine lütfettiği fırsatları çok iyi değerlendirmelidir. Amerika ve İsrail’in “birlik” olarak İran’a saldırması sonrası Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Batı’da ekonomi felç oldu. Avrupa ayakta kalma endişesi taşımaya başladı.

BARIŞ VİZYONU

SÖMÜRGECİLERİN oluşturduğu küresel kurumlar insanlığa huzur ve barış getiremedi. BM, AB, NATO gibi kurumlar hep Batı’nın çıkarlarına hizmet etti. Vaat ettikleri “barış” ve “güvenlik” sağlanamadı. Görev; insaf, vicdan, şefkat, merhamet sahibi “şuurlu” Müslümanlara düştü. Erbakan’ın öncülük ettiği D8 bu bakımdan vazgeçilmez öneme sahip. Saadet Partisi, her fırsatta bunu insanlığa hatırlatıyor.

D8’in 29. yılı platformunda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, günümüzde yaşanan küresel krizler karşısında D8’in kuruluş felsefesine daha büyük ihtiyaç duyulduğunu belirterek hedef gösterdi: “D8; sadece ekonomik iş birliği olarak görülmemeli; ortak bir iradeye dönüştürülmeli; D8’i küresel adaletin öncüsü haline getirmeliyiz.”

Sayın Arıkan, yeryüzünü acı, kan, gözyaşına boğan zulüm düzenine sert eleştiriler getirdi. Siyonist düzenin göstermelik bir yapı olduğunu anlatarak, yanlış gidişata “medeniyet” anlayışıyla cevap verdi: “Siyonizm’in orkestra şefliğindeki uluslararası düzen; insan hakları, hukukun üstünlüğü, özgürlükler gibi kavramların içini boşalttılar. Şimdi, kendilerini saklama gereği bile duymuyorlar.”

Saadet lideri, D8’in İsrail, ABD ve dünyadaki zulümleri durduracak potansiyele sahip olduğunu hatırlattı. D8’in Asya, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlayan stratejik bir yapı olduğunu açıkladı. İslâm dünyası ve dünyayı da şöyle uyardı: “Bu büyük yapıyı siyasi bir hüviyete, ahlâkî bir duruşa ve küresel bir adalet teklifine dönüştürmeliyiz. Vicdanı olan herkese teklifimiz var: Gelin, barışın egemen olduğu ‘Yeni Bir Dünya’ kuralım.”