Çağımız hastalıklar çağı hâline gelmiş bulunmaktadır. Bu
hastalıkların sebepleri ve ülkemiz ile bütün beşeriyete etkileri vardır. Bu
etkiler sosyoekonomik sorunlar doğurmuştur.
Çağımızın ekonomik ve sosyal hastalıklarını hatırlayıp hatırlatalım.
1- Çağımızın birinci hastalığı faizli karşılıksız para,
dolayısıyla sebebiyet verdiği işsizlik, ülkemiz açısından köylerin boşalması ve
doğurduğu sosyal sorunlardır.
Kur an faizi meşru görenlerin sahabeler ve resulü ile
savaştıklarını beyan etmektedir.
2- Çağımızın birinci hastalığı zina, fuhuş ve eşcinsellik
gibi hastalıklardır.
Hazreti Lut peygamberin kavmi bu sebeple helâk olmuştur.
3- Çağımızın üçüncü hastalığı rüşvettir, irtikâptır,
kayırmadır, kamu mallarının haksız bir şekilde paylaşılmasıdır, vergi
kaçakçılığıdır, kayıt dışı ekonomidir.
Hazreti Salih peygamberin kavmi bundan dolayı helâk
edilmiştir.
4- Çağımızın dördüncü hastalığı terördür. Faizli düzenden
dolayı işsiz ve aşsız kalan insanlar zinanın verdiği serbestlik içinde hareket
etmekte, geçimlerini gayrimeşru yollardan sağlamakta, cahiliye döneminde
Mekkelilerin düştükleri anarşi durumuna düşmektedir.
ADİL (EKONOMİK) DÜZEN işte bu sorunları çözecektir.
Nasıl çözecektir
Araştırmacı müçtehitlerin yetişmesine ve çalışmasına
imkân sağlayarak çözecektir.
Yüz dairelik lojmanlı işyerleri olan apartmanlarla
çözecektir.
Bir sistem ve düzenle çözecektir.
Yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmana evli olmayanlar
alınmayacak. İşletme senedi üzerinden tam muhasebe tutulacak ve vergi kaçırılmayacak.
Reel kazançtan vergi ödenecek. Apartman çevresi güvenliği sağlanacak,
anarşistlerin içeriye girmesini önlenecek. Krediler işletme senedi cinsinden
faizsiz verilecek...
Böylece tüm sosyoekonomik sorunlar bu uygulamalar, bu
sistem yani ADİL (EKONOMİK) DÜZEN sayesinde çözülmüş olacaktır.
Türkiye nin ve dünyanın sorunlarını bu lojmanlı
işyerlerinin inşası ve işletilmesi ile mikroda çözeceğiz. Makroda bizim
mücadelemize gerek yoktur. Bizim çözüm için altın bono ya ihtiyacımız vardır.
Biz semt kalkınma kooperatifleri ile sorunları çözeceğiz.
Yapmamız gerekenler veya yapacaklarımız artık ortaya
çıkmıştır.
Müçtehit Yetişme ve Çalışma Merkezi sayesinde çağın
sosyoekonomik sorunlarını çözeceğiz. Merkezde kurucu ortaklarımız olacak,
kurucu âlimlerimiz olacak, kurucu öğrenenlerimiz olacak, kurucu finansörlerimiz
olacak ve nihayet araştırmacılarımız olacaktır.
Sonra ne yapacağız
Şimdi kırk yıllık bilgi birikimi ve tecrübe sahibiyiz.
Henüz bu bilgilere ve tecrübelere sahip olmadığımız kırk-elli yıl öncesi
zamanlarda Türkiye deki ilk iki siteyi kurduk. Evet, İzmir de Akevler Sitesi
kuruldu ve bu sitemiz varlığını geliştirerek hâlen sürdürmektedir. Yine İzmir,
Kemalpaşa, Sütçüler de de bir site kurduk. Akevler Sitesi nde başlangıçta dokuz
blok yaptık, her blok 30 civarında daireleri içerir. Hepsinden daha önemlisi;
biz bunları yaparken bir yerden veya bir bankadan bir kuruş bile kredi almadık,
hiçbir zenginin desteğini görmedik. İnşaatları yaptık ve ortak olanlar evlerini
aldılar. Halkımızın bugün bize güvenmemesi için hiçbir sebep yoktur. Biz büyük
paralarla ortak kabul etmiyoruz. Yeni ortak adayları yüz dairelik lojmanlı
işyeri apartmanına ortak olacaklardır. Bin liralık ortaklar alacağız. Bir
apartman 10 milyona mâl olursa, demek ki bir apartman için on bin ortak veya
hissedar bulacağız. İzmir Akevler de otaklarımızın sayısı üç-dört bine
çıkmıştı; şimdi de hâlâ iki bin ortağımız vardır. Günümüzde bu on bin ortağı
bulmak sorun olmayacaktır. Cenabı Allah bugüne kadar hep bize yardım etmiş,
halkımıza ilham etmiş ve onlar da bizi desteklemişlerdir. Bu konuda da bir
sıkıntı yaşamayacağımıza inancımız tamdır. Gerçekleştireceğimiz hareket Halk
hareketi olacaktır. En büyük sorun yüz araştırmacı müçtehit adayını
bulmaktır. Bunlar için halkımızın bize yardımcı olacağından eminiz.