'Adil (Ekonomik) Düzen' için cihat etmeliyiz

Abone Ol

Her ne olursa olsun, Allah mü minlere imtiyaz

sağlamıştır. Mü min topluluk on misli kalabalık topluğu yener. Düşman ordusu on

mislinden fazla ise savaşa girmeyeceksin. Düşman on mislinden azsa, sizin

sayınız da yüzü geçiyorsa savaşa gireceksiniz. Sizin sayınız yüzden azsa, on

mislinden de azsa, siz yirmiden daha kalabalık iseniz, savaşa girip girmemeyi

duruma göre takdir edeceksiniz demektir. Bu savaş iman ile küfür arasındaki

savaş olmalıdır. / Dünyayı zinayla, faizle, rüşvetle ve eşkıyalıkla yönetmek

isteyenlerin `ADİL (EKONOMİK) DÜZEN e alacakları tavra karşı savaşa

gireceksiniz. Erbakan bunun tipik örneğidir. Millî Görüş Hareketi olarak

sermaye ile giriştiği savaşta sonunda onları mağlup etmiştir. Bugün anayasa

ekseriyetiyle Millî Görüş kaçkınları iktidarda... Bugün İhvan-ı Müslimin

Mısır da iktidarda... Bugün Amerika da bir Müslüman zencinin çocuğu başkan...

Bugün Rusya da İslâm Konferansı na katılmak isteyen Putin iktidarda... (s.10)

Risale-i Nur şakirtleri bunu iyi bilirler, bizim

çağımızda biz de bunu yaşadık. İşte bu ikinci âyet `şimdi diyor ve ikinci

dönemi anlatıyor. Harfi tarifle `El ân şimdi demektir. / Kur an ın âyetleri

böyledir. Bir satır evvel anlattıklarını geçmişte bırakıp sonraki döneme gelir.

Biz hangi dönemde yaşıyorsak o âyetler üzerinde durmalıyız. Mekke âyetleri

Medine de uygulanmaz oldu ama bu Mekke âyetlerinin devri bitti anlamında

değildir. İleride Mekke devreleri gelecektir, o zaman Medine âyetleri

uygulanamaz olur. Birinci dönem âyetleri nesh edilmiş değildir. Birinci devrede

birinci dönem âyetleri uygulanacak, ikinci devrede ikinci dönem âyetleri

uygulanacaktır. / Bir uygarlık ağaca benzer; dikersiniz, korursunuz,

büyütürsünüz, bu dönem hep sizden alır. Bu dönemde ağaçla kimse ilgilenmez.

Yaşlı baba uğraşır bunlarla. Nihayet bu dönem biter ve ağaç meyve vermeye

başlar. O zaman sepet sepet meyve toplamaya ve gelir elde etmeye başlarlar.

Eskiden cihat yapanlar ise birden kendilerini boşlukta hissederler. / Birinci

dönemde bir mü min on kâfire bedel iken, ikinci dönemde bir mü min ancak iki

kişi değerindedir. 1960-70-80 li yılların mücahitleri şimdi ya mezarda ya da

kenardadırlar, yaşları gereği garip garip oturmaktadırlar. Bundan otuz sene

önce bir mü min kendisini on kişiye bedel görebiliyor, ben bunları yenerim

diyordu. Şimdikiler ise iki kişi olunca bile korku içinde oluyorlar. /

Âyetlerde çok önemli husus belirtiliyor. Yokluk zamanında zayıf iken bire on

güçlü olan mü minler, iktidara geldiklerinde bire ikiye kadar düşmektedirler.

Oysa o zaman hiçbir şeyleri yoktu. Yanlarında kimse yoktu. Ufukta iktidar

görülmüyordu; hapishane korkusu, suikast korkusu, başka korkular kapıda idi ama

azim ve imanla `ADİL (EKONOMİK) DÜZEN gelecektir diye heyecan içinde idik.

Şimdi ise bu kadar büyük imkânlara kavuştuğumuz halde, Hak adeta `işte ben

buradayım ne diye sıkıntı çekiyorsunuz diyor ama gören ve kulak veren yok!

(s.12)

Siz bir kitap yazarsınız. Geçmişi anlatırsınız. Sonra

yaşadığınız güne gelirsiniz. `Şimdi deyip o günü anlatmaya ve o gün

yapılacakları bildirirsiniz. Kitaptaki `EL ÂN o satırların yazıldığı andır.

Kur an da da bu üslup genellikle korunmuştur. / Eğer Kur an a bu gözle bakacak

olursak, Kur an ın 13 yıllık Mekke devri ile 10 yıllık Medine devri içinde, o

zaman içinde, o iki kentte kalır ve oralarda seyahat edersiniz. / Kur an

Allah ın kitabıdır. 1400 sene öncesinde inmiştir. O günkü olayları da

anlatmaktadır ama Kur an her zaman ve her yerde yeniliğini korumaktadır.

`El ân dediğimiz zaman da bu ânı yani günümüzü okuyoruz demektir. / Birinci

dönemde kendinizi savunmak durumundasınız, size saldırmaktadırlar. Meramınızı

anlatmak durumundasınız. Var gücünüzle mücadele edeceksiniz. / İşte, 1950 lerde

başlayan ve 1960 larda ortaya çıkan Kur an düzenini getirme cihadı çetin

dönemlerden geçmiştir. Başta Bediüzzaman ve Süleyman Tunahan şakirtleri

direnişe devam ettiler. Sonra Millî Görüşçüler ortaya çıktı, ilâhiyatçılar

ortaya çıktı. Allah ın lütfü olarak bugün her bakımdan Allah ın nimet ve

ihsanları içindeyiz; ilimde, dinde, siyasette ve ekonomide rahatlık içindeyiz.

/ İşte, bizde gevşeme meydana gelmiş, o günkü azim ve cihat anlayışı sona

ermiştir. / Bunu iki şekilde görürüz. / Biri; insanlar artık hedefe

vardıklarını sanmakta, bu bakımdan sorunları yoktur. / Diğeri de; o günleri

yaşayanlar yaşlandılar, eski gücü kendilerinde bulamıyorlar. / Gençler ise o

sıkıntılı günleri yaşamadıkları için sorunları yoktur, düzenin bugünkü zulüm ve

zalimlikleri onları acıtmıyor. / Ne var ki su uyur düşman uyumaz, gaflet içinde

olanlara her an saldırabilir ve eski günleri bile arar oluruz. Şimdi hiç

olmazsa hâlimizi koruyup yavaş da olsa cihat etmeliyiz. İktidara gelmek için

değil, iktidar olmak için değil, `ADİL (EKONOMİK) DÜZEN için cihat etmeliyiz. /

O zamanki mücahitler; iktidar elde edersek, para elde edersek sorunların

çözüleceğini sandılar ama sorunlar çözülmedi. Öğrenmek mi istiyorsunuz /

Öğrenmek isteyenler `100 SORUN 100 ÇÖZÜM risalemize baksınlar. Efendim, onlar

sorun değildir diyen olabilir; o zaman buyurun tartışalım... (s.13)

705. KUR AN VE İLİM Seminerleri haftalık çalışmamızdan

aktardım.