Adil Düzen ve “Erbakan’ın Mirasçıları” Yazısı-10

Abone Ol

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…

ÇARE VE ÇÖZÜMLERİ YAZMAYA DEVAM

İşte bu nedenle Türkiye’nin yapması gereken ilk mesele TL ile alım satım, “ Altın Bono” ile muhasebe kayıtlarına geçmesidir.

Eğer bir köprüden geçerseniz size ceza gelir. Bu cezayı ödemezseniz cezanın cezası gelir. Faiz işletilir. Eğer devlete borcunuz varsa buna faiz eklenir.

Buna benzer örnekler çoğaltılabilir.

Peki, eklenmese olmaz mı?

Eklenmemesi durumunda para enflasyona uğradığı için mal cinsinden değeri kaybolur. Yani on yıl sonra aynı borç rakamsal olarak aynı olmakla beraber alım gücü veya mal cinsinden değeri erimiştir. Enflasyon altında verilen teşvik kredileri de benzer şekilde değerin altında tahsil olduğu için kamu bütçesini uzun vadede zarara uğratmaktadır.

Çözüm olarak altına dayalı, karşılığında istenildiğinde altın verilebilecek bonolar çıkartılmalıdır, ALTIN BONO.

Bu bonolar yıllarca ekibimizin çalıştığı regresyon düzeltmeleri ile günlük altın iniş çıkışlarından az etkilenmektedir. Böylece diğer para cinslerinin emisyonlarından az etkilenmektedir. Borcu olana zulüm edilememektedir. Alacağı olanı da abat etmemektedir. Lakin değerini sürekli korumaktadır.

Para veya eşdeğeri muhasebe, bütçe kayıtlarındaki değerleme aracı düzeltilmeden FAİZSİZ EKONOMİ kurulamaz. Bunu “NAS” ile desteklemek zayıf insanları İslam’a karşı soğutur kanaatindeyiz. Zira matematik de fizik de kimya da iktisat da Ay ve Güneş gibi Allah’ın ayetlerindendir. Bunlar nasıl kurallara göre işliyorsa, ekonomik verilerde oluşacak olumsuzluklar da inanmayanın küfrünü artırır. İnanıp “neden böyle” sorusunu sorup cevap bulamayanı deist olmaya kadar itebilir; mümin olanın ise sabrını artırır kanaatindeyiz.

Adil Düzen kendi içinde son derece tutarlıdır.

Lakin onu bir köşe yazısına sığdırmak da bir o kadar zordur.

Altın Bonosu olduktan sonra kredi meselesi nasıl olmalıdır?

Yani faizsiz kredileşme ve banka mümkün olacak mıdır?

Belki de Adil Düzen çalışmaları yapan ve bunlar içinde en iyi anlatan Prof. Dr. Necmettin Erbakan dâhil hepimizin üzerine mitralyöz ile sürekli olarak itibar suikastı yapılmasının temel sebebi bizim ahlâk yerine düzen tasavvuru ortaya koymamızdır.

Necmettin Erbakan başta olmak üzere hiçbirimiz bu baskıları umursamadık.

Bütün bu olanları ve saldırıları doğru yolda olduğumuza işaret saydık.

Lakin bu ülkenin millî evlatlarının hangi cenahtan olursa olsun bizi dinlememesine anlam veremiyoruz.

Uyanın artık!

Uyanın ve gereğini yapın...

Uyanın ve yapmaya çalışanlara yardım edin…

Eski dünya da YENİ DÜNYA DÜZENİ de yıkılıyor…

Faizsiz kredileşme için değer kaybetmeyen yani Altın Bono şarttır. Paranın miktarı artar veya eksilirse faizsiz kredileşme ancak bugünkü gibi olur!

İkinci mesele bankalardır.

Bankalar bugün birer şirket gibi çalışmakta, kâr amacı gütmektedir.

Adil Düzen’de de banka olacaktır lakin şirket veya kâr amacı gütmeyecektir.

Ülke işletmelerine cirolarından vergi oranlarına göre gelecek olan paylardan 1/25 oranındaki Genel Hizmet payından bankalara düşen payı alacaktır yani Adil Düzen’deki banka ticari değil sosyal bir müessese olacaklar.

Son bir yazı ile devam edeceğiz…

Konu: Faizsiz Kredileşme Nasıl Olacak?