Adil Düzen; Millî Restorasyon, Yeni Bir Düzen - 8

Abone Ol

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…

“Bu milli bakış açısının temel çerçevesini ana hatlarıyla özetlemek gerekirse;

1- Milletin tümünü; her kökeni, her görüşü temsil ve ifade eden bir devlet aklı inşa edilmelidir; kutsal devlet yerine sosyal devlet hedeflenmelidir.

2- Devleti işgal eden Batı destekli oligarşik güçlerin imtiyaz ve manipülasyonlarına direnecek dinamikler tekrar harekete geçirilmeli, Anadolu insanının devlette görev alıp güçlenmesini içeren yeni elit dönüşümü ve kadro değişimi gerçekleştirilmelidir.

3- Düvel-i muazzamanın (büyük devletlerin ve küresel organizelerin kendi) iç çelişkilerini kullanmaya ve yerli kartlarımızı güçlendirmeye ayarlı proaktif ve çok taraflı bir dış politika doktrini geliştirilmeli ve en az 50 yıllık bir stratejik vizyon belirlenmelidir.

4- Dış güçler ve oligarşik işbirlikçiler adına milletin elini kolunu bağlayan, güçsüzleştiren ve mülksüzleştiren politikalar; bütün uygulayıcıları ve sonuçlarıyla birlikte tasfiye edilmelidir. Milleti güçlendirecek siyasi, ekonomik ve sosyal reformlar uygulamaya konmalı, temel hak ve özgürlükleri sağlayacak tam demokratik ve hukuk temelli yeni bir düzen getirilmelidir.

5- CHP gibi statükocu güçlerin bağımsızlık gevelemeleri ile AKP gibi 2. Tanzimatçıların değişim söylemleri millî bir potada ve rotada sentezlenmeli, bu tarafların tahrip edici çelişkileri, modern, demokrat ve kalkınmış, bağımsız Türkiye projesiyle giderilmelidir.

6- Batılılaşma ve Avrupalılaşma politikaları terk edilmeli ve millî bir modernleşme perspektifi geliştirilmelidir. Dünyaya açık, modern değerleri içeren ve küresel trende dâhil olabilen bir millilik anlayışı yürütülmelidir.

7- Laiklik, cumhuriyet, demokrasi, etnik talepler gibi güncel sorunlar millî meşruiyet ölçüsü ile değerlendirilip çözülmelidir. Millî meşruiyet milletin tek karar verici konuma getirilmesini ve demokratik mekanizmalarla bunun sürekli teyit edilmesini gerekli görmektedir.

8- Devlet açısından dirlik ve düzenin, artık baskıcı ve dayatıcı bir denetim ve kontrol yoluyla değil, bilinçli ve hür iradeli bir katılım demokrasisi ve toplam kalite artışını kolaylaştıracak tam bir hukuk düzeni sayesinde sağlanacağı gerçeğine uygun bir konsept değişikliği yapılmalı ve yerleştirilmelidir. Ve işte Adil Düzen bunun en güzel örneğidir.

Bu perspektifler çerçevesinde uzlaşılarak gerçekleştirilecek bir millî restorasyon, herhangi bir ‘taraf’ın değil, bütün Türkiye’nin çağ değiştirmesi demektir. Çünkü artık düzen çürümüş ve çökmüş, dirlik birlik bozulup çözülmüş, hem statüko hem de sözde anti statüko görünümlü Batıcılık, en ciddi sorun haline gelmiştir. Geç kalmanın ve ağırdan almanın çok tehlikeli sonuçlar doğuracağı kritik bir süreçten geçilmektedir. Çünkü tarihin ve coğrafyanın tanıdığı zaman ve imkânlar hızla tükenmektedir. Artık yeter, suni ve sentetik çelişkiler üzerinden; terör ve mafyavari çeteler eliyle, ölecek ve öldürecek insanımıza yazıktır, imkânlarımız ve elemanlarımız boşa harcanmaktadır.

Millî demokratik bir restorasyon: Sahte seçim oyunlarını, particiliğe dayalı basit ve çağdaş kabile kavgalarını, medya denilen manipülasyon tezgâhlarını ve komprador rantiyeci Sermaye sınıfını da terbiye edecek şekilde; millî iradenin tecellisi olacaktır!

Türkiye; yaşadığı bu toz duman ortamını, ancak ve önce: Adil, asil ve asri yeni bir düzen kurucu ruha sahip, milli ve cesaretli bir hamle yaparak aşabilecektir ve aşmalıdır. Bu bakımdan Adil Düzen bütünüyle millî özellikler taşımakta ve evrensel projeler ortaya koymaktadır. Çünkü Adil Düzen hem millî, hem ilmî, hem İslâmî hem de insanî esaslar yanında; tabii ve tarihi yasalara dayanmaktadır.

Ve tarihi her zaman kötüler değil, bu sefer de iyiler ve millîler yazacaktır. Tahminimiz ve temennimiz odur ki; bu kutlu ve mutlu değişim de oldukça yakındır!”

Teşekkür: Bu yazıların yazılmasına yani bu dosyayı Adil Düzen çalışanı bendenize göndererek tekrar gündeme getirilmesine vesile olan Millî Çözüm Adil Düzen çalışanlarına teşekkürler…