Muhittin Yıldırım Hoca (Saadet Partisi Genel Başkan
Yardımcısı) Cuma sabahı telefon etti... Millî Gazete’nin birinci sayfasındaki
“KUVVETLER PARALELLİĞİ / ADİL DÜZEN GETİRİLMELİ / ADİL DÜZEN KURULMADIKÇA
TARTIŞMALAR BİTMEZ” başlıklı ve ara başlıklı birinci haberi az öncesinde
okumuştum… Aynen öyle; bu ülkeye ve dünyaya “ADİL DÜZEN” gelinceye yani Türkiye
ve bütün dünyadaki “ZALİM DÜZEN” sona erinceye kadar bu tartışmalar
bitmeyecektir… Daha “ANAYASA” bile yapamadık…
Bu konuda Başbakan konuştu, Cumhurbaşkanı konuştu; başkaları
da konuşuyor…
NECMETTİN ERBAKAN Hocamız son nefesine kadar “ZALİM DÜZEN”
dedi; “ADİL DÜZEN / ADİL EKONOMİK DÜZEN” dedi ama kaç kişi DİNLEDİ ve ANLADI !.
Muhittin Yıldırım Hoca’nın dediklerini hatırlayıp kayda
geçirelim: “Bilindiği gibi Kuvvetler Ayrımı İlkesi’ Yasama, Yürütme ve Yargı
erklerinin yönetimde dengeyi sağlaması düşüncesi üzerine bina edilmiştir.
KAPİTALİST SİSTEMDE bütün devlet yapısı sermayeyi elinde bulunduran güçlerin
hesaplarına göre düzenlendiği için; her zaman sermaye bu erklerden birini
etkileyerek kendi menfaatleri doğrultusunda sonuçlar elde etmekte ve hiçbir
zaman varsayılan DENGE SİSTEMİ oluşamamaktadır. Buna mukabil Sayın Başbakan;
kuvvetler ayrımından şikâyet ederek kuvvetler birliği fikrini çağrıştırır
şekilde beyanat vermektedir. Bunun diktatörlüğe yol açacağı ihtimalinden dolayı
da buna karşı çıkılmaktadır.”
`ADİL DÜZEN’ KURULMADIKÇA TARTIŞMALAR SON BULMAZ
“Oysa biz Millî Görüş olarak diyoruz ki; ne Kuvvetler
Ayrılığı ne Kuvvetler Birliği ne de Kuvvetler Çatışması arzu edilen dengeyi
sağlayamaz. Hakkı Üstün Tutan Kuvvetler Paralelliği ilkesine dönülüp ‘ADİL
DÜZEN’ kurulmadıkça bu kısır tartışmalar son bulmayacaktır. Bilindiği gibi
tarihin çeşitli dönemlerinde uygulanan Hakkı Üstün Tutan İslâm Medeniyeti, ne
Kuvvetler Birliği, ne Kuvvetler Ayrılığı, ne de Kuvvetler Çatışması şeklinde
uygulanmamıştır. Devletin ve milletin menfaatlerini paralel hale getiren
Kuvvetler Paralelliği ilkesi şeklinde uygulanmış ve yüzyıllar boyu İslâm
toplumları huzur bulmuşlardır. Ne zaman ki kurumlar arası dengede Hakkı Üstün
Tutan Kuvvetler Paralelliği ilkesinden vazgeçilip, kuvveti üstün tutan yapıya
dönüşmüşse; işte o zaman çöküş ve kargaşa her defasında mukadder olmuştur.
İfade ettiğimiz Kuvvetler Paralelliği ilkesinin ne olduğunu anlayabilmek ancak
‘ADİL DÜZEN’i çok iyi anlamakla mümkün olacaktır. KAPİTALİZMDE yönetim
erklerini sermaye gücü etkilemekte, SOSYALİZMDE siyasi güç etkilemekte,
MONARŞİDE de tek kişi bütün erkleri kendi elinde toplamaktadır. Oysa devlet
yönetimi insanları ADALETLE yönetme ve üretimi HAKÇA paylaştırmadır. Aynen
insanın yapısındaki organların birbiriyle uyum içinde ve paralel çalıştığı gibi
devlet kurumları da birbiriyle uyumlu ve paralel bir şekilde çalıştırılmalıdır.
Bunun için biz MİLLÎ GÖRÜŞ olarak diyoruz ki; Yasama, Yürütme ve Yargı
erklerine ek olarak DENETLEME erkini de aynı seviyede kurumsallaştırarak
yönetimdeki sapmaları dengelemek gerekir.”
“Kuvveti üstün tutan KAPİTALİST sistemin kuvvetler ayrılığı
ilkesinden vazgeçilip HAKKI ÜSTÜN TUTAN ADİL DÜZENE GEÇİLMEDİKÇE insan hakları,
özgürlükler, kalkınma, refah, barış ve sosyal dayanışmanın gerçekleşemeyeceğine
inanmaktayız. Bu nedenle HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ANCAK HAKKI ÜSTÜN TUTAN, KUVVETLER
PARALELLİĞİNİ ESAS ALAN ‘ADİL DÜZEN’E GEÇEREK SAĞLANABİLİR.”
Muhittin Yıldırım Hocanın Cuma sabahı telefon ettiğini
yazımın başında hatırlattım... Bu konularda “DERTLİ” olduğumu bildiği için
bendenizi aramış… Bunları “DUYAN, BİLEN, ANLAYAN VE ANLATAN” birilerinin,
mesela akademisyenlerin, üniversite profesörlerinin, olup olmadığını sordu…
“Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, Süleyman Karagülle Üstadımız ve
Prof. Dr. Arif Ersoy ile Yard. Doç. Dr. Süleyman Akdemir dışında bildiğim kimse
yok” dedim... Sonra düşündüm, düşündüm; gerçekten yok!..
“MİLLÎ GÖRÜŞ” gömleğini çıkaranlar, “ADİL DÜZEN”e
inanmayanlar ve onlarca yıldır “ZALİM kapitalizm DÜZENİ”nde debelenen
“zavallılar” şimdi “güya” tartışıyorlar!!!