Kendinizden kaçmayı ve ıssız bir adaya açılmayı
düşündüğünüz anlar olur ama bunu bir türlü başaramazsınız. Çünkü nereye
giderseniz gidin siz yaşanmışlıkların izlerini taşımaktasınız. O yüzden
hatıralardan, hayal ve umutlarınızdan kaçmanız ve yalnızlığa çekilmeniz mümkün
değildir.
Bazen dünya size dar gelir ve çıkmazda kalırsınız.
Yaşadığınız haksızlıklar, iş stresi, eşiniz ve çocuklarınızla ilgili
sıkıntılarınız, arkadaş çevrenizdeki sorunlar ruh ve duygu dünyanızı alt üst
eder kaçacak bir yer ararsınız. Böyle durumlarda ıssız bir adaya çekilmek,
insanlardan, hatıralardan, huzurunuzu kaçıran dünyadan kaçıp zihninizi
boşaltmak istersiniz. Buna gerçekten ihtiyacınız vardır. Ama bu ıssız ada sizi
birkaç dakikadan fazla taşıyamaz hale gelir ve siz yaşanmışlıkların içine
düşüverirsiniz.
Hayallerinizin bir kanadı yaşananlara diğer kanadı ise
yaşanması muhtemel olaylara değer. Siz iki uç kulvar arasında gidip gelirsiniz
fakat ne yaparsanız yapın kendinizden kaçamazsınız. Siz o hayallerin ve
yaşanmışlıkların bir parçası hatta ikizisiniz. Ülkesi yoktur hayallerinizin ve
sizi bu ıssız adada dahi bulur yalnızlığınızı ortadan kaldırır.
Dış dünyanın minyatür bir versiyonu sizin zihinsel
haritanızda ve hayal dünyanızda gizlidir. Yalnız kalmak istediğinizde
istemeseniz de yolunuz buraya çıkar. Yaşadığınız tatsız olaylardan, insan
sesinden, kavgalardan, araçlardan, şehrin gürültüsünden, gözlerinizi kamaştıran
ışıklardan, insanlardan uzaklaşmayı isterken hatıraların kapısı açılıverir ve
siz kendinizi zengin bir şehirde bulursunuz. Çocukluktan erişkinliğe kadar
yaşadığınız bütün olaylar en ufak ayrıntılarına kadar karşınızdadır.
Gözlerinizi kulaklarınızı kapatır ve karanlığa açılmak istersiniz fakat
zihninizin kapası açıktır ve burayı kapatamazsınız. O yüzden yalnızlık, kaçmak ve
ıssız ada sizin yaşamınızla uyumlu bir durum değildir.
Neler yapabiliriz
Kardeşim şunu unutma ki, sen insanlık ailesinin bir
ferdisin. Dünya ise siyahla beyazı terkisinde taşıyan bir mekan Şimdi sen
içinde onlarca acıyı, haksızlıkları, hastalıkları keder ve mutsuzluğu
barındıran dünyada gurbet hayatı yaşamaktasın Fakat kaçmak çözüm değil. Acının
hangi türünün hangi günde ve hangi saatte bize uğrayacağını bilemeyiz.
Yapabileceğimiz iki şey var; birincisi kötülüğü ortadan kaldırmak için çaba
göstermek ikincisi kötüyle aynı mekânda yaşamayı öğrenmek. Yani, dünya hayatı
bize bir dize mutsuzluklar sunuyor. Elbette böyle bir ortamda, sevenlerimiz ya
da sevmeyenlerimiz olacaktır. Kötülüğü tamamen ortadan kaldırmamız mümkün
değildir. O halde değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul edip onlarla
yaşamayı öğrenmeliyiz. Çünkü kötüden kaçmak ve yalnızlığa çekilmek hiçbir zaman
çözüm getirmeyecektir