Ankara şu günlerde milletvekili aday adaylarının
heyecanına şahit oluyor. Hepsi de kendilerini listenin üst sıralarında görüyor/görmek
istiyor. Bu arada aday adaylarının birbirlerine takılmaları, işi şakaya vurup
espriler yapmaları da işin bir başka boyutu. Partilerde oluşturulan mülakat
komisyonlarında bulunan isimlere ulaşmak ve ilk elemeyi aşmak için tanıdık
arayan ve tavassutta bulunmak için telefona sarılanlar ise heyecanın bir başka
boyutunu oluşturuyor. Bu arada özellikle iktidar partisine aday adaylığı için
müracaat etmiş pek çok adayı daha şimdiden listede yer bulmayacaklarına
kendilerini hazırlamış görünüyorlar. Her şeye rağmen aday adayları için kesin
listeler açıklanmadan ümidin biteceğini söylemek doğru olmaz. Her gönülde bir
aslan yatar deyişinde olduğu gibi aday adaylarını işte bu ümit canlı tutuyor.
***
Aday adaylarını dövizin fırlaması, üretimdeki gerileme,
kendi geleceklerine yönelik düşünceleri sebebiyle fazlaca ilgilendirmiyor.
Onları şimdilik listelerde ve özellikle de seçilebilecek bir sırada yer
alabilmek ilgilendiriyor. Bu durum, ülke sorunları onları hiç ilgilendirmiyor
anlamına gelmiyor. Hepsinin kendine göre geleceğe yönelik plan ve projeleri
var. Olması da gerekirdi.
Bu arada özellikle iktidar partisinde yapılmış olan
temayül yoklaması bir sır gibi gizli tutulurken aday adaylarına gelen bir takım
telefonlarda bu açıklanmayan temayül yoklaması sonuçları üzerinden polemik
yapılıyor. Bir takım yerlerden elde edilen(!) bilgilerden söz ediliyor. Buna
karşılık temayül yoklamalarının parti yönetimlerini fazlaca ilgilendirmediği,
geçmiş seçimler öncesi yapılan temayül yoklamalarında ilk sıralarda yer alan aday
adaylarının listelerde beklenen yeri alamadıkları konuşuluyor.
İktidar partisi ile CHP ve HDP nin aday listeleri parti
yönetimlerini ilgilendirir. Ancak, aday adaylarının mülakatları vesilesiyle
Ankara ya gelmiş olan pek çok eski dostumuzu görmemize vesile oldu. Yıllar
öncesine giden hatıralar dile getirildi. Çoğu ile farklı siyasi kulvarlarda
olsak da yıllar öncesine dayanan dostlukları ve anıları hatırlamak duygulu bir
ortama zemin hazırlıyor.
***
Bu arada Pazartesi günü Hakan Fidan ın adaylık müracaatını
geri aldığı ve yeniden MİT Müsteşarlığı na atandığı haberi farklı yorumlara
sebep oldu. Birçokları Fidan ın adaylık müracaatını geri çekmesini yadırgamadı
ama tekrar MİT Müsteşarlığı na tayin edilmesini pek şık bulmadı. Hiç kimse
Fidan ın geçmiş hizmetlerini inkâr etmiyor ama atamanın seçim sathında bir
takım polemiklere yol açacağı düşüncesiyle en azından şimdilik bir başka göreve
atanıp seçimlerden sonra yeni bir atamanın gündeme gelmesinin daha iyi olacağı
düşüncesi ağırlık kazanıyordu.
***
Bu arda Abdullah Gül e aday olması çağrısı genellikle bir
seçim taktiği olarak nitelendirildi. Bunun için de Gül e yakın oldukları
bilinen bazı isimler böyle bir müracaatta bulunmayacağı görüşünü dile
getiriyorlar.
Lafın özü, Ankara dahabir süre aday adaylarının heyecanlı bekleyişi ve dostlarının bu heyecanı
paylaşmalarına sahne olacak.