İki tür çalışma şekli vardır. Bireysel çalışanlar bir de
ekip olarak çalışanlar. Bireysel çalışanlar kendi bilgi ve becerileri
neticesinde bir işi ya başarırlar ya da başarısız olurlar. Emek yoğun çalışılır
bu tür durumlarda. Bağımsız ve hızlı karar verebilmenin yanında beceri de
gereklidir. Başarı ya da başarısızlık dar bir çevreyi etkilemektedir.
Dolayısıyla toplumun belli bir kesimini içine alsa da bu tür çalışanlar göz
önünde olmazlar genellikle.
Bir de çok sayıda insanın bir araya geldiği ekip halinde
çalışanlar vardır. Ekip çalışması apayrı bir durumdur. Burada bilgi ve beceri
yanında insanla olan ilişkiler de önem kazanır. Dünyadaki en zor işlerden biri
insanla çalışmak ve insanla anlaşabilmektir. Aynı idealde birleşen insanlar
amaçlarına ulaşmak için güçlerini birleştirirler ve o ideali gerçekleştirebilmek
için tüm hünerlerini ortaya koyarlar. Tabi birden fazla insanın aynı ideal için
güç birliği yapması aynı zamanda çatışma ve yönetilme sorunlarını da içinde
barındırır.
İnsanı yönetmek oldukça zordur. Bu yüzden yönetici olmak,
yönetici kalabilmek her insana nasip olmaz. Doğru zamanda harekete geçip en
doğru olanı yapabilmek oldukça güçtür. Yönetici için en tehlikeli durum ise
ekibin bir kısmının etrafında bir duvar oluşturarak olan biteni tam manasıyla
görebilmesine engel olmasıdır. Bu şekilde yönetici doğru zannettiği kararlarda
yanılabilir ve bu tüm ekibin başarısız olmasına da neden olur. Bir de ekibinde
ayrımcılık baş gösterdi mi orada ekip ruhu bozulur ve başarılı olma ihtimali de
giderek azalır. Ekip içerisinde tatlı bir rekabetin olması olumlu anlamda
iyidir ama bu rekabet insanların başarısızlığına dönüşürse bu sefer herkesle
birlikte yönetici de kaybetmiş olacaktır. İyi bir yönetici ekibini en uygun
şartlarda idare ederek başarıya en kısa sürede ulaşmayı hedefler.
Ekip olarak çalışılan yerlerde bir de idareye yakın olup
bu şekilde çalışan insanlar vardır. Bunlar, çok çalışmak ve gayret etmekten
ziyade çeşitli yollarla bir şekilde idarecilerine yakın olup, onları güzel
cümleler ile övüp, sürekli pohpohlayarak başarılı olmaya çalışırlar. Bu şekilde
davranarak belki kendilerini bir müddet sağlama almış olurlar ama er ya da geç
foyaları ortaya çıkar ve biranda gözden düşerler. Zaten işinin ehli yöneticiler
bu tür insanları iyi bilir ve o süslü cümlelere kanmazlar.
Ekip çalışmasının temel sıkıntılarından biri de
çalışanlar arasında yöneticilerin sınıflar oluşturmasıdır. Senin adamın benim
adamım olayı anlayacağınız. Oysa her bir çalışan ekibin adamıdır. Belirlenen
ideal uğruna çalışması gerekir. Birilerinin adamı olmaya başladı mı insan bunun
sonu gelmez. Kendi başarısı ve gayreti ile çalışanlar her zaman istedikleri
sonuca varacaklardır. Ne demiş atalarımız ağaca güvenme kurur, insana güvenme
ölür.
Minik bir tebessüm
Karne
Temel oğlunun getirdiği karneye bakmış. Sol taraftaki
notları okumaya başlamış:
- Türkçe zayıf, matematik zayıf, fen bilgisi zayıf, müzik
zayıf
Sonra sağ taraftaki notları okumaya başlar:
- Arkadaşlarla uyum pekiyi, hal ve gidiş pekiyi, temizlik
alışkanlığı pekiyi
- Uyy demiş Temel. Şu öğretmene bak benim öğrettiklerimin
hepsi pekiyi, kendisinin öğrettiklerinin hepsi zayıf.
İlgilisine Notlar:
Herkes dâhidir ama eğer bir balığı ağaca tırmanma
yeteneğiyle sınarsanız tüm hayatını bir aptal olduğuna inanarak yaşayacaktır
İnsanın her şeyi bilmesine gerek yok haddini bilsin
yeter.
Susmak, konuşmaktan daha kıymetlidir, hayırlıdır. Söz
bitebilir, fakat sükût hiç bitmez. Çünkü o, dünyanın en uzun cümlesidir. Nuri
Pakdil
Yeni hükümetimizin ilk icraatı olarak en sevindirici
müjdeyi veriyorum memur katsayısını bakanlar kurulu %50 olarak karara
bağlamıştır Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan