Adam gibi yaşayabilmek için ölmeyi de bilmek gerekir

Abone Ol

Hayatta insanlar ve toplumlar öyle tercihlerle karşı karşıya kalırlar ki bu ölümle yaşam arasındaki tercih olabilir. Yaşamayı tercih edenler belki o an için canlarını kurtarmış olabilirler ama onurlarını da yitirebilirler. Çünkü güçlünün himmetine sığınarak yaşamı tercih etmek çoğu zaman insanları ve toplumları onursuzluğa mahkûm eder. Bu bakımdan adam gibi yaşayabilmek için yeri geldiğinde ölümü göze alabilmek gerekir. Birilerinin ölümü çoğu zaman başkalarının hayatta kalabilmesine, onurlarını korumasına vesile olur. Meseleye bu açıdan bakıldığında Başbakan Erdoğanın kuru kabadayılıktan ibaret olmamak şartıyla, "Öleceksek adam gibi ölelim" açıklamasına sonuna kadar katılıyorum. Bu tür çıkışlar elbette dostları sevindirirken düşmanları da rahatsız eder. Ancak, söylenenler bir süre sonra unutulur, karşı çıkan olmadığı sürece etrafına kabadayılık taslayan ama bir kişi ölümü göze alıp da,"Gel buraya!.. Kabadayılık yapıp durma. Elinden geleni geriye koyma" dediğinde, şartların müsait olmadığı gerekçesi ile daha önce söylenenler unutulmaya terk edilecekse, sonunda laf yalama olacak demektir.

Hemen belirteyim ki İsrail cinayetleri İslam dünyasının sabrını taşırmıştır. Bu sebeple de bu devlete haddini bildirmek isteyenlerin sayısı oldukça fazladır. Ne var ki bu niyet harekete geçmediği, zalime haddi bildirilemediği sürece caniler daha da küstahlaşmaktadırlar. Bu bakımdan Gazzeye tüm İslam dünyasının duyarlılığını koruması gerekiyor. Bu hususta sadece devletlere değil, sivil toplum kuruluşlarına da büyük görevler düşüyor. Bu konuda Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Gazze hassasiyetini sürekli korumuş, son bombardımanda hafif hasar gören yetimhanenin yapımını tamamlamak suretiyle İslam dayanışmasının güzel örneğini vermiştir. Cansuyu Derneğinin Gazzeye yönelik çalışmaları yetimhaneden ibaret değildir. Sürekli olarak Gazzede bir temsilci bulundurmuş, Türkiyedeki Müslümanların yardımlarını son kuruşuna kadar ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın gayreti içinde olmuştur. Son saldırılar üzerine de hafta başında Mısıra giden, oradan Gazzeye geçen 4 kişilik Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ekibi, Mısırdan 30 kamyonluk yardım malzemesini temin ederek önümüzdeki günlerde Gazzeye ulaştırmanın hazırlıklarını tamamlamıştır. Bu arada dün de Cansuyu Derneği Genel Başkan Yardımcısı Celal Asiltürk ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın Başkanlığında oluşturulan Saadet heyeti Mısıra gittiler. Heyette ayrıca, Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan, Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz da bulunuyor. Gazzeye ulaştırılacak yardım malzemelerinin dağıtımında hazır bulunacaklar. Dileriz bir engel çıkmadan yardım malzemeleri Gazzeli kardeşlerimize ulaşır. Aldığımız bilgilere göre işin dağıtım yönü şimdiden organize edilmiş durumda.

Bu noktada Cansuyu heyeti ile hafta başında Mısıra giden oradan da Gazzeye geçerek olayları yakından görme imkânı bulan gazeteci kardeşim Mustafa Uzun ile yaptığım telefon konuşması bana yıllar önce yaşadığım bir olayı hatırlattı. Afganistanda Ruslara karşı mücadele veren mücahit gruplarından birinin üç temsilcisi Ankaraya gelmiş onlarla uzun bir röportaj yapmıştım. Bu görüşme sırasında Türkiyeden pek çok gencin Afganlı mücahitlerle birlikte savaşmak istediklerini söylemiştim. Misafirlerimin verdiği cevap; "Bizde şehit olmaya hazır çok insan var. Bizim insandan çok silaha ihtiyacımız var" olmuştu. Mustafa kardeşim Gazzede sürekli bombardıman altında insanların hayatlarını hiçbir şey olmuyormuş gibi sürdürdüklerini, artık saldırıları olağan karşıladıklarını, tüm Gazzelilerin her an şehadete hazır olduğunu gördüğünü söyledi ve ilave etti; "Ağabey! İsrail Gazzeyi dize getiremez. Bunu gördüm..." Şehadetin en yüce mertebe olduğuna gönülden inananların ölümden korkmayacağı gerçeğini bilenler için ölüm bir son değildir. Çünkü onlar geride kalanların yaşamasını sağlamak uğruna ölümü göze alabilirler. Şehadetin manasını bilmeyenler ise, "Adam gibi ölmektense adam gibi yaşamayı" savunurlar. Bilmezler ki yeri geldiğinde ölümü göze alamayanların adam gibi yaşama hakları yoktur.