Adaletiniz ölçüsünde insansınız (2)

Abone Ol

VAROLUŞÇU filozofların, Rasyonalistlerin dediği gibi insan evrene fırlatılmış ve burada başıboş bırakılmış değildir. Aksine sorumluluk verilmiş ve özel bir noktada konumlandırılmıştır. İnsanın yeryüzünde en önemli görevi ise adaleti tesis etme sorumluluğudur.

Rabbimizin rahmet ve adaletinin tecellisi olmasaydı, yeryüzünde kötülük acı ve ıstıraplarla başa çıkmak mümkün olmayabilirdi. Rabbimiz insanı her türlü güçlüğe katlanabilecek yeteneklerle donatmış ve rahmeti ile kuşatmıştır.

Dünyaya gelmeden önce ana rahminde insanı koruyan, doyuran ve güvenli kılan Rabbimizdir.

Dünyaya gelen insan yavrusuna anne sütünü ve annenin şefkatini bağışlayan Rabbimizdir.

Rabbimiz içeride ve dışarıda insana büyük imkânlar bahşetmiştir, insan kendini her zaman bu düzeneğin içinde bulur.

Adalet ve merhamet gibi yüce değerlerin özel bir okulu yoktur. Resmi bir ortamda aktarılma imkânı da yoktur. İnsani değerler anne babadan çocuklara doğal olarak geçer.

Çocuk dünyaya geldiğinde acizdir. Anne onun imdadına yetişir, sütü ve sevgisi ile onu besler, şefkatinden içirir. Anne babanın himayesi altında onların şefkati ile büyür çocuk.

Adalet ve merhamet insanın fıtratında mevcuttur, anne babanın çabası ile çocukluk çağından itibaren yeşermeye başlar. Bu nedenle aile eğitimi merkezi öneme sahiptir. Zira çocuklar belli bir döneme kadar duyduklarından daha ziyade gördüklerinden etkilenirler. Anne baba çocuğun rol modeli olur.

Adalet ve merhamet duyguları empati becerisinin kazanılması ile başlar. Üç yaşından sonra çocuk, diğer insanların varlığına duyarlılık göstermeye başlar, onların duyguları ile kendi duyguları arasındaki farkı anlamaya çalışır. Empati kurmayı öğrenir ve oyuncağını aldığında arkadaşının üzülebileceğini hisseder, davranışlarının sonucunu görmeye başlar.

Dört ve yedi yaşlarda çocuğun davranışları egosantrik bir özellik gösterse de, bir taraftan da dışa eğilim vardır. Çocuk biz duygusunu kavramaya çalışmaktadır. Empatinin erken yaşlarda gelişmesi çocuğun diğer insanların içsel durumunu anlamasına katkı sağlar. Altı yaşına kadar çocuğun davranışları duygusal eksende devam eder, on iki yaşına geldiğinde ise çocuğun soyut empati yeteneği gelişir ve başkalarına anlamaya daha yaktın hale gelir. Fakat bu sürecin başarılı şekilde işlemesi için anne babanın çocuğa katkı sağlaması şarttır.