Adalet dinin omurgası, insanlığın en temel dayanak
noktasıdır. Eğer adaletiniz yoksa merdivenler bir bir çöker ve siz aşağı doğru
inersiniz. O vakit, yırtıcı bir kurttan, vahşi bir kaplandan farkınız kalmaz.
Çünkü doğada yaşamlarını sürdürmeye çalışan bu hayvanlarla bizi ayıran bazı
değerler vardır. Düşünmek, inanmak, hissetmek, adil olmak ve soru sormak...
Adalet insanlığın lambasıdır, kim onu söndürürse
karanlığın yayılmasına ve insanlığın çöküşüne neden olur. Kim insanlığı
öldürmüşse, kim bebekleri katletmişse, kim kadınları, yaşlıları mahrum
bırakmış, masum insanlara açlığı ve yoksulluğu reva görmüşse bilin ki o
zihniyet adaletten yoksundur.
Başınızı kaldırın ve bakın etrafınıza.
Karanlıklar içinde yaşam savaşı vermektedir insanlık.
Ötelerden gelen çocuk sesleri, ağıtlar, yakarışlar,
temenniler barış demokrasi ve özgürlük kavramları ile kamufle edilmeye
çalışılmakta ve adalet ayaklar altında can çekişmektedir.
Duyun kardeşlerim, insanlığı katilleri aramızda,
insanlığın katilleri ellerini kollarını sallayarak yürümeye devam ediyorlar.
Duyun kardeşlerim insanlığın katilleri kendilerini
dünyanın efendisi ilan ettiler.
Peki, bizler ne yaptık Acıdır ama tereddütsüz teslim
olduk, eteklerine yapıştık düşmanın, onlar yaptı biz susalım demekle yetindik,
hisleri ölmüş bir canlı gibi işitemez olduk çocukların seslerini.
İnsanlığın katilleri bizleri hizaya getirmeye
çalışıyorlar kardeşim, bizler ise bu cenahların eteklerine yapışıp hiç tepki
vermeden teslim oluyoruz
Birbirimizi suçladık, kardeşlerimizi ırkı, mezhebi,
düşünce ve yaşam tarzlarıyla yargılayıp mahkûm ettik. Onlardan selamı sabahı
kesecek duruma düştük. Ama insanlığın katillerine hep göz yumduk. Katledilirken
adalet biz uzaktan seyretmekle yetindik. Ne ağladık ne hüzünlendik Biz
adaletin katli ile birlikte insanlığımızı da kaybettik kardeşim