Adalet dünyanın temelidir

Abone Ol

Muhterem Müslümanlar;

Dünya işlerinin temel prensibi adalettir. Devletler,

milletler adaletle ayakta durur. Adalet yoksa adı ne olursa olsun, yıkılmaya

mahkûmdur.

Roma Devleti 4 sebepten yıkıldı:

1- Roma’da adaletsizlik yaygınlaşmıştı.

2- İsraf bir afet hâline gelmişti.

3- Cinsel haramlar köşe-bucak yaygınlaşmıştı.

4- Roma halkı yemek tutkunu bir toplum olmuştu.

Bu sebeplerden dolayı bu koskoca devletin yıkılması

takdir olundu; böylece helâki gerçekleşti.

Ülkemizde de bu sebeplerin hepsi maalesef mevcut. “Adalet

mülkün temelidir” diye levhalar yapıp duvarlara asmakla adalet olmuyor.

Adaletin olması için bir kere hukuk olması gerekir. Bizde hukuk yok. İsviçre

Medeni Kanunu aile hayatımızı, İtalyan Ceza Kanunu amme hayatımızı

mahvetmiştir. Halkımızın yarısı birbirleriyle mahkemelik. Adaletin başındaki

zatlar adaletsizlikten yakınıyor. Hapishaneler dolup dolup boşalıyor. Oralara

büyük hırsızları pek sokamıyorlar ama küçük ve güçsüz suçlulara cezaevleri dar

geliyor.

Muhterem Müslümanlar!

Önemli olan ülkeyi ve o ülkenin sınırlarını koruyan ve

kollayan ordular değil o ülkenin hukuk ve adaletidir.

Kur’ân-ı Kerim’de Âl-i İmran Suresi’nin 21’inci ayetinde:

• “Allah’ın âyetlerini inkâr edenlere;

• Haksız yere peygamberleri öldürenlere;

• İnsanlardan adaleti emredenleri öldürenlere acıklı

azabı haber verir...” buyurarak en büyük üç suça dikkatlerimiz çekilmiştir.

1400 yıldır camilerimizde Cuma günleri halkı aydınlatmak

için okunan hutbelerin ardından, Nahl Suresinin 90’ıncı âyeti, cemaate “Allah

adaleti emreder” diye okunur. Böylece İslâm toplumuna adalet duygusu hep

hatırlatılır.

Allah-u Teâlâ:

• Hâkimin hüküm verirken adaletle hüküm vermesini (Nisa

s. a. 58);

• Noterin, yazarken adaletle yazmasını (Bakara s. a.

282);

• Kardeş toplumların arasını bulurken adaletle

davranılmasını (Hucurat s. a. 9);

• Konuşurken adaletten ayrılınmamasını (En’am s.a.152)

emreder.

•İman edenlerden adalet konusunda titiz olmaları (Nisa

s.a.135) ısrarla isteniyor.

Adaletle davranmayanlar ve hükmetmeyenler mezarlarını

kendi elleriyle kazarlar. Dünyada adaletsiz payidar olmuş hiçbir canlı yoktur.

Zalimin zulmü yanına kâr kalmamıştır. Cehennem adaletsizlerin mekânıdır (Al-i

İmran s.a. 21).

Zulmedilen kâfir bile olsa, Allah o kâfiri küfründen

dolayı, zalimi de zulmünden dolayı helâk eder. Asrımızın zalimleri Müslümanlara

zulmedenlerdir.

Muhterem Müslümanlar!

Hz. Ömer (R.A.) döneminde bir kadının arsası üzerine cami

yapmışlar. Kadın durumu Hz. Ömer’e şikâyet etmiş. Hz. Ömer:

—Derhal camiyi yıkın; asla adaleti yıkmayın, emrini

verdi.

Camiyi yıktılar, adaleti ayakta tuttular...

Zulüm ve adaletsizlik en büyük insanlık suçudur. Bu suçu

işleyenin yaptığı hiçbir zaman yanına kâr kalmaz.

Adliyesi hasta olan bir devlet, ağır şekilde hasta

demektir.

Muhterem Müslümanlar!

İmamı Şafii hazretlerinin şu muazzam sözünü bilmemiz ve

bu doğrultuda yaşamamız için önemli bir fırsattır. Der ki:

“Adaletten murad; Allah-u Teâlâ’nın emrine uygun olarak

amelde bulunmaktır.”

“Haksız olanlar, adaleti zulüm sanırlar”. Aman bizler

böyle bir yanlışlığa düşmeyelim, Muhterem Müslümanlar!...