Açık Lise ve Açık İmam Hatip Yasağı

Abone Ol

11 Mart 2012 tarihinde, zorunlu eğitim 12 yıla çıkartılmıştı. Zorunlu eğitimde 4+4+4 formülü ile ilkokulun 5 yıldan 4 yıla düşürülmesi, ortaokulun 3 yıldan 4 yıla, lisenin ise 3 yıldan 4 yıla çıkartılması yasalaşmıştı.

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması yanlış olmasına rağmen gerekli tepki verilmedi. Verilen cılız tepkiler ise ilkokul-ortaokul ve lise geçişlerinde ara vererek dini eğitim alma imkânının var olduğu gerekçesiyle yatıştırıldı. Geldiğimiz noktada yanlışın sadece dini eğitim yönüyle değil, ara eleman ihtiyacı ve meslek edinmeyi engellemesi yönüyle de değerlendirilmesi gerektiği görüldü.

İlkokul ve ortaokuldan sonra zorunlu lise eğitiminde “Açık Öğretim Lisesi” ve “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi” formülü sayesinde açıktan okuma imkânı olduğundan sorunun derinliği fark edilmiyordu. Son yönetmelik değişikliğiyle “Açık Öğretim Lisesi” ve “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi” birkaç istisna dışında yasaklandığından bu imkân da ortadan kalkmış oldu.

8 Eylül 2023 tarihinde yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (sayı: 3203)” ve ardından 14 Eylül 2023 tarihinde yayınlanan yönerge (2023/30) ile yasağın kapsamı belli oldu.

Gerek yönetmelik gerekse yönergede “millî sporcular, kaynaştırma öğrencileri, koruma kanunu kapsamındaki öğrenciler, şehit ve gazi çocukları, tutuklu ve hükümlüler, evde ve hastanede eğitim görenler, anne veya babası vefat edenler” gibi sınırlı sayıda kişinin açıktan okumasına izin verildi.

Ancak bu sınırlı sayıda kişinin haricinde on binlerce gencimiz “Açık Öğretim Lisesi” ve “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi” yasağından dolayı mağdur olmuştur.

1- Zorunlu örgün eğitimi 12 yıl yapmak, ülkedeki bütün gençleri örgün eğitime mecbur etmek, ülke gençlerine yapılacak en büyük kötülüktür.

2- Okumak isteyen ve istemeyen gençleri 17-18 yaşına kadar örgün eğitime mahkûm etmenin mantıklı bir izahı yoktur. Bu zorlama hem okumak isteyen hem de okumak istemeyen ancak başka mesleklere ilgi duyan gençlere haksızlıktır.

3- Çocukları neredeyse ana kucağından alarak 18 yaşına kadar örgün eğitimde tutmak, gençlerin meslek sahibi olmasına da büyük darbedir.

4- Zorunlu eğitimin 12 yıl olması ve liseyi dışarıdan bitirme imkânının yönetmelikle ortadan kaldırılması, gençlerin meslek edinmesini ve üretime güç katmasını sekteye uğratacaktır. Gençlerin zorunlu örgün eğitime mecbur edilmesi “ara eleman” ihtiyacının yabancılar vasıtasıyla çözümüne ve meslek gruplarının yabancıların eline geçmesine neden olacaktır.

5- Zorunlu örgün eğitimin ardından liseden mezun olan ancak iyi bir üniversiteyi kazanamayan gençleri iki büyük tehlike beklemektedir. Bunlardan birincisi, ileride iş bulmasına katkı sağlamayacak ön lisans veyahut lisans okumak. İkincisi, hiçbir meslek öğrenememiş bir genç olarak iş aramak.

6- Gençlerimizi, 12 yıl zorunlu eğitimle, ülkenin her yerinde açılan ve istihdama katkı sağlamayan bölümleri okuyarak üniversitelerde vaktini harcatıp, sanayide Suriyeli, tarımda ve hayvancılıkta Afganlı gençleri istihdam ettikten sonra, lise ve üniversite bitiren ancak meslek edinmeye zaman bulamayan Türk gencine dönerek “Gençlerimiz iş beğenmiyor” derseniz, bu millete en büyük kötülüğü yaparsınız.

7- Bu yasak, mütedeyyin kesime de büyük darbe vurmuştur. Yönergede “Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanlar” istisna tutulmuş olsa da, özellikle Diyanet’e bağlı olmayıp medrese eğitimi alan ve hafızlık yapan gençlere büyük bir darbe vurulmuştur.

8- Gençlerin zorunlu lise eğitimini hiç değilse açıktan tamamlamasına izin vermemek, onların çalışma hayatına erken katılmasını, meslek edinmesini engelleyeceği gibi maddi durumu iyi olmayan ailelerin üzerine eğitim masraflarını yüklemek olacaktır ki bu yükten muzdarip on binlerce aile bulunmaktadır. Bu konuda çok şikâyet almaktayız. “Maddi durumum kötü. Çocuğumun bir an önce çalışarak aile bütçesine katkı sağlamasını istiyordum ancak değil katkı, eğitim masrafları üzerimize yük oldu” diyerek şikâyetçi olan ebeveynlerle karşılaşmaktayız.

9- Lise eğitiminin zorunlu olmasının hiçbir mantıklı izahı yokken, açık lise yolunu kapatıp örgün olmasını zorlayan bu yönetmeliğin açtığı derin yaralar, ileride daha fazla hissedilecektir.

10- 8 Eylül 2023 tarihinde yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin (sayı: 3203)” behemehâl geri çekilmesi ve “Açık Öğretim Lisesi” ve “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi”nin geçen sene olduğu gibi şartsız olarak serbest bırakılması gerekir.

Zorunlu lise eğitimine örgün eğitim şartı getirerek açıktan okumayı yasaklamak, gençleri vasıfsız bireyler haline getirmektir; gençlerin enerjisini sınıflara sıkıştırmaktır. Gençlerin enerjisini üretime, istihdama katkı sağlayacak ve meslek edindirecek alanlara yönlendirmek yerine zorlamayla, yasakla önünü kapatmak büyük bir vebaldir.