11 Eylül terörist saldırılarının ardından, "Teröre karşı topyekün Haçlı" savaşı stratejisiyle dünyaya nizamat vermeye kalkışan emperyalist Amerika ve yandaşları, menfaat imparatorluklarını tahkim edecek türlü senaryolar geliştirmeye, bu senaryolarını devreye sokacak figüranlar ve başrol oyuncuları seçmeye devam ediyor.
Ahtapot kollarıyla dünyanın her tarafına uzanan, sömürü kanallarını açacak zeminler kurgulayan Amerika, Büyük Ortadoğu Projesi nde ikinci ve üçüncü adımları atmak için havanın puslanmasını bekliyor Petrol zenginliğine göz diktiği Irak topraklarını, "Kimyasal silahlar" yalanlarıyla işgal eden Amerika, bugünlerde nükleer faaliyetlerini bahane ederek İran ı hizaya getirecek bir projeyi devreye sokmuş durumda Bölgedeki nükleer silah deposu İsrail i koruyup kollayan, sırtını sıvazlayan Amerika nın, İran a yönelik bu tehditkar tavırları gerilimin sürekli tırmanmasına, yeni bir savaş beklentisinin artmasına neden oluyor
Türkiye nin yeni dönem için nasıl bir hazırlık yaptığını, kapı komşularından İran a yönelik senaryolarda aktif rol üstlenip üstlenmeyeceğini önümüzdeki süreçte göreceğiz Fakat şimdiden açık açık şunu söyleyebiliriz: Türkiye, aynen Irak ta olduğu gibi yine kısır bir politika ekseninde Amerika nın dümensuyunda hareket edecek ve bölge üzerinde hesapları olanlara figüranlık yapacaktır Bunu nereden biliyoruz Çünkü, Amerika nın işgalinin başladığı günlerde hükümet yetkililerimiz, "Irak ta kırmızı çizgilerimizi kimseye ihlal ettirmeyiz Bu kırmızı çizgileri kimseye çiğnetmeyiz" diye bas bas bağırıyorlardı İşgal sonrasında kurgulanan siyaset zemininde, sosyal ortamda Amerika ve yandaşları Türkiye nin kırmızı çizgilerini tarumar edecek senaryolara imza attılar Türkmen bölgeleri deyim yerindeyse Kürtler in işgaline uğradı Nüfus oyunlarıyla Türkmen halkı sindirildi İşgal sırasında teknolojik gücünü sonuna kadar kullanan Amerika, Kuzey Irak ta Kandil dağlarında PKK Kontra-Gel örgütünün yuvalanmasına bilerek seyirci kaldı Türkiye nin başbelası olan PKK yı yok edebilecek güce sahip olan Amerika, yumuşak karnımıza yönelik haince hesapların içine girdi
Ve, hepsinden önemlisi Süleymaniye de yaşanan çuval krizi Süleymaniye de 11 askerimizin başına çuval geçirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerini, Türkiye Cumhuriyeti ni ve Türk milletini rencide edenlerle var olan hesabımız açıkça ortada duruyor Çuval olayı bugünlerde vizyona giren Kurtlar Vadisi Irak filmiyle yeniden gündeme düştü Başrollerinde Necati Şaşmaz, Gürkan Bilgiç ve Billy Zane gibi isimlerin yeraldığı Kurtlar Vadisi Irak filminde, dizi versiyonunda Türk mafyasını bitiren Polat Alemdar ve arkadaşları, Irak topraklarına giderek Süleymaniye deki çuval olayının intikamını alıyorlar Karmaşık mafya bağlantılarını, diplomatik oyunları, Ortadoğu senaryolarını ve sömürge düzenini ince ince sorgulayan film için, medyamızda "Anti Amerikancı, Amerika yla Türkiye nin arasını açacak" gibi yorumlarda bulunuldu.
Bu fikirlere kesinlikle katılmıyoruz Polat Alemdar ve arkadaşları, Irak a gidip Çuval olayının hesabını soruyorlarsa, Amerikalı lara hadlerini bildiriyorlarsa ve milyonlarca Türkiyeli bunu seyrediyorsa, madalyona tersinden bakıp değerlendirmek gerekir
Bu film, çuval hesabımız açıkta dururken, bizim gazımızı almaktan başka bir şey yapmıyor Eninde nihayetinde bu bir film Gerçek hayatta kafamıza çuval geçirenlere karşı hiçbir şey yapamadık da, şimdi hesabımızı hayali senaryolarla mı görüyoruz