‘‘Türkiye‘nin ekonomik dengelerini alt üst edenler, acı reçeteyi sürekli memur, işçi, çiftçi, emekli, dul, yetim, küçük esnaf ve işsizler gibi dar ve sabit gelirlilere çıkartıyor‘‘Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ‘‘Türkiye‘nin ekonomik dengelerini alt üst edenler, acı reçeteyi sürekli memur, işçi, çiftçi, emekli, dul, yetim, küçük esnaf ve işsizler gibi dar ve sabit gelirlilere çıkartıyor‘‘ dedi.Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, Genel Sağlık Sigortası uygulamasının 1 Ocak 2012 itibariyle yürürlüğe girdiğini anımsatarak, 18 yaşın üzerindeki herkesten sağlık sigortası primi kesileceğini vurguladı.
Yıllardır uygulanan yanlış politikaların bedelinin memurlara, dar ve sabit gelirlilere ödetilmeye çalışıldığını savunan Koncuk, ‘‘Sosyal Devlet yok ediliyor. Seyirci kalmayalım. Türkiye Kamu-Sen olarak 5510 sayılı Kanunun yasalaşma sürecinde, raporlarla anlatmaya çalıştığımız, kitapçıklar dağıtarak uyardığımız, son derece yoğun tepkilerle, protesto gösterileriyle, iş bırakma ve iş yavaşlatma eylemleriyle dile getirdiğimiz çekinceler bir bir hayata geçiriliyor‘‘ dedi.Çocuklar için aylık 35,46 TL ile 212,76 TL arasında değişen tutarlarda Genel Sağlık Sigortası Primi ödenmesi zorunluluğunun uygulamaya konulduğunu hatırlatan Koncuk‘un açıklaması şöyle:‘‘Yıllar boyunca verdiğimiz mücadelede vatandaşlarımızı kendilerini bekleyen tehlikelere karşı duyarlı olmaya çağırdık. Kazanılmış haklarımızın elimizden alınmaya çalışıldığını, sosyal devlet ilkesinin yok edildiğini belirttik. Ancak yapılan karalama kampanyaları, bazı yandaş sendika ve konfederasyonların toplumumuzu yanlış yönlendirmesi ve bazı kesimlerin duyarsızlığı sonucunda bu uygulamalar hayat buldu. Yapılan eylemler, bu uğurda verilen çabalar kısa zamanda unutuluyor. Haksız uygulamalara karşı duyarsızlığın maliyeti ise son derece yüksek oluyor. Aylık geliri yalnızca 900 TL olan, kirada oturan, iki-üç vasıtayla işe gidip gelen bir baba 19 yaşındaki işsiz çocuğunun yükü yanında bir de her ay 35,46 TL; yıllık 425,52 TL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda bırakıldı. 1500 TL maaş alan bir memur için de aynı durum söz konusu. Üstelik bu durumda kaç çocuğu varsa hepsi için ayrı ayrı prim ödeyecek; masrafları katlanacak.Şimdi ise çalışanların iş güvencelerinin yok edilmesi ve esnek istihdam uygulaması ile gün içinde belli saatlerde işçi çalıştırma ve çalıştırdığı saat başına para ödeme uygulaması tehlikesi bulunuyor. Bununla da yetinilmiyor ve çalışanların kıdem tazminatları ve emekli ikramiyeleri de kaldırılmak isteniyor.‘‘
İsmail Koncuk, Türkiye‘nin önünde zor bir süreç bulunduğunu iddia ederek, ‘‘Türkiye‘nin ekonomik dengelerini alt üst edenler, acı reçeteyi sürekli memur, işçi, çiftçi, emekli, dul, yetim, küçük esnaf ve işsizler gibi dar ve sabit gelirlilere çıkartıyor. Bizler sonuna kadar bu tür uygulamaların karşısında olmaya ve bütün azmimizle haksızlıklara, hak gasplarına ve kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz‘‘ değerlendirmesinde bulundu.





