Acaba yeni bir tuzak mı?

Abone Ol

Futbol Federasyonu eski başkanı Mehmet Ali Aydınlar ın

basın toplantısına yerinde takip ettim. Hatta en sonunda sorulan soruya

bağırarak isyan eden de bendim. Şimdi esasa gelelim.

Sayın Aydınlar 3 Temmuz dan istifa ettiği güne kadar

geçen süreci yazılı kanıtlarıyla dile getirdi. UEFA ile Fenerbahçe arasındaki,

kendisinin UEFA da yaptığı temasları, Sarı-lacivertli kulübün yöneticilerinin

girişimlerini sırasıyla mükemmel sundu. Öylesine iyi bir sunum idi ki, hiç bir

biçimde tereddüt bırakmadı. Yazışmaların açıklanması da, büyük ekran sayesinde,

sanırım bilmeyenleri de hizaya getirdi. Ve Aydınlar, Fenerbahçe nin bugünlere

gelmemesi konusunda üç adet fırsatın doğduğunu da açıkladı. Ama Yarım puan

sildirtmem diyenlerin kurbanı olan Fenerbahçe için büyük üzüntü duyduğunu da

ifade etti. Zaten Aydınlar görevde kaldığı yedi aylık sürede Fenerbahçe yi

kurtarabilmek ya da en az zararla düzlüğe çıkartabilmek adına büyük uğraş

verdiğini de itiraf etti. Ama bunu kim anladı, bunu da anlamak zor sanırım.

UEFA nın meseleye bakışı bütün hatlarıyla da sunulmuş oldu.

Toplantının en son sorusu olan ve insanlık adına utanç

verici duruma gelince... Soruyu soran arkadaş belli ki iyi niyetle bir eski

azap verici duruma gündeme getirmeye çalıştı. İşte bu soru Aydınlar a yaşamış

olduğu evlat acısını hatırlattı. Tekrar edeyim, soruyu soran arkadaş burada art

niyetli değildi. Asıl art niyetli olanlar, o dramın yaşandığı süreçteki

insanlık dışı sözleri edenlerdi. Yani, acıyı dindirmek adına Aydınlar a görev

verdiğini açıklayanlardı. Eh, böylece pazarda dolaşan ip biraz daha uzadı.

Ve Aydınlar, sözlerinin bir yerinde Fenerbahçe de,

şimdilik, başkanlığa aday olmadığını açıkladı. Ve ilave etti, Şayet bugünlerin

hazırlayıcı olan kişi veya onun uydusu olanlardan biri başkanlığa aday olursa,

o zaman tekrar düşünürüm... Yani Fenerbahçe yi aynı ellere bırakmam demek

anlamına geliyordu bu açıklama... Bir ve bir şey daha ekleyeyim; Fenerbahçe nin

önündeki kongrede mutlaka ama mutlaka yepyeni bir başkan ve yepyeni bir

kadroyla tarihine yakışır bir havaya bürünmesi gerekmektedir. Aksi takdirde

bugün uluslararası alanda kulübün alnına kara leke sürenler, yarın başka

icraatlarıyla da başkaca zararlar vereceklerdir. Ne demişler; Alışmış

kudurmuştan beterdir.

Bu arada toplantıdan hemen sonra Fenerbahçe nin

açıklaması geldi. Sanki hizaya gelinmiş gibi görünüyordu. Ancak bu açıklamanın

arkasında acaba yeni bir leke operasyonu mu yatıyordu Örnek mi Aydınlar ı

Divan veya kongre zeminine çekip orada yandaşlara ıslıklatmak gibi... Olur mu

Çooook gördük, yaşadık. Ancak ne var ki, kamuoyu artık uyandı. En azından büyük

bir çoğunlukla... Zaten hâlâ uyuyorsa, Sevgili Rauf Tamer in deyişiyle, Çekin

kuyruğunu gidiversin...

Yazımın sonunda size bir bilgi aktarmak istiyorum. Bugün

veya yarın elime geçecek olan FİFA-UEFA ilişkileri ve Fenerbahçe nin yargılanıp

ceza alışı arasında bağlantılar var mıdır Bu soruyu şimdilik benden başka

kimsenin cevaplaması mümkün değildir. Çünkü dediğim gibi bir-iki güne kadar

elime geçeceklere güveniyorum. Böylece, kamuoyuna servis edilen, Cemaat,

hükümet, devlet, Ergenekon, ezeli rakip senaryolarının hepsi iflas edecektir.

Sonra bazı kişiler hâlâ sokağa çıkabilecekler midir İşte asıl merakım da

budur...