Abede-İsrail-İngiliz Üçgeni

Abone Ol

Barack Obama nın İsrail gezisi birçok anlamlar içeriyor.

Bu bağlamda ele aldığımızda Obama nın tutumu ve demeçleri, İsrailli

yetkililerin karşılıkları birçok şeyi anlatmaya yetiyor. Bu gezinin en temel

vurgusu, İsrail ile ebedi ittifak . Böyle olunca İsrail Abede den ayrı

düşünülemez. Bu yeni bir vurgu değil. Zaten İsrail in Ortadoğu ya

konuşlandırılması, yerleştirilmesi başta İngilizlerin katkısıyla oldu.

İngiltere eski gücünü yitirince sorumluluğu Abede üstlendi. Yahudilerin

Filistin e yerleştirilmesi bu güçlerin işbirliğiyle oldu. Bölgedeki savaşlar

sadece Yahudilerle yapılmıyor, muhatapları İngiltere ile Abede dir de. Bununla

yetinilmiyor, AB ve BM ye üye diğer ülkeler de bunun arka planını oluşturuyor.

Dolayısıyla verilen mücadele salt Yahudiler değildir. Hatta bu Hıristiyan

dünyasını da içine almış bulunuyor. Obama nın demecindeki vurgu bir anlamda

bunu teyit ediyor.

Bir diğer vurgu da, üzerinde durulması gereken, bölgede

altmış yıldır süregelen terör vurgusu. Bu şu anlama geliyor, Yahudilerin

Filistin e yerleştirilmesiyle Filistinlerin topraklarının ellerinden alınması,

bölgeye yayılma en temel sorun. Yahudiler, bölge halkına acımasız. Çünkü sadece

insanların topraklarını işgal etmiyor. Hayvanlarına, zeytin ağaçlarına ve

kültür tarihine kadar ne varsa imha ediyorlar. Terörün sorumlusu Müslümanlar

gösteriliyorsa da asıl nedenin ne olduğu böylece daha bir açıklık kazanmış

oluyor.

Bu gezinin öne çıkardığı bir diğer önemli sorun da İran.

Yahudilerin baskısı, Obama nın asıl politikalarına uygun adımı bu sonucu

doğurdu. İsrail her türlü silâhlar ile donatılırken bölgedeki Müslümanların

silahlanmalarına ve kendilerini savunmalarına izin verilmiyor. İsrail in bundan

önce kullandığı misket bombaları unutulmamalı. Bölgede bir savaş ve çatışma söz

konusu olunca önce kimyasal silâhlar gündeme geliyor. Bu, Irak işgalinde savaş

gerekçesiydi. Saddam ın kimyasallarının olmadığı ortaya çıktı. Şimdi bu, hem

Suriye hem de İran için sık dile getiriliyor. İran konusunda şu sıralar ortak

bir düzlemdedirler. Uluslararası baskının yanına doğrudan bir müdahale de artık

gündeme gelebilir.

Abede, kimi ülkeleri İsrail e bağımlı kılmak adına,

ürettiği silahların kullanım hakkını, modernizasyonunu İsrail e veriyor. F 16

savaş uçakları, Heronlar, tankların modernizasyonu gibi. REFAH-YOL hükümeti

sırasında Abede ye bağımlı komutayı ellerinde bulunduran askerlerin hükümete

rağmen yaptıkları görüşmeler ve anlaşmalar bunun kanıtı. Son zamanlarda AK

Parti iktidarı sırasında gerek Heronlar, gerekse uçakların modernizasyonundaki

sorunlar bunun bir diğer kanıtı. İsrail, Abede nin vazgeçilmezlerinin başında

geliyor. İsrail deki en modern silâhların denetimi de bu süreci ve durumu bir

gerçek olarak gözlerimizin önüne getiriyor.

Bu gezinin bir diğer yansıması Yahudilerin Obama ya olan

öfkelerinin bu geziyle yatışması. Birkaç milyonluk İsrail halkının büyük gücü

gibi yansıtılıyor. Bu öfke koskoca bir Abede ye baskın geliyor. Bunun bir diğer

anlamı budur.

Abede ye başkan olanların öncelikle İsrail ve Yahudileri

bir tavafı söz konusu. Obama, ilk dönem seçime girmeden İsrail i ziyaret etmiş,

başına kipa geçirmiş, Ağlama Duvarı önünde duada bulunmuştu. Biz de o zaman,

Barack Obama, Hıristiyanların mı Yahudilerin mi tanrısına dua etti diye

sormuştuk.

İsrail denilince onunla birlikte Abede mutlaka

anılmalıdırlar. Bu geziden sonra İsrail daha bir rahatlamış bulunuyor. Gezinin

dışa yansıyanların psikolojisi kendisini çok da ele vermiyor. Arka planda

yapılan görüşmelerin içeriği bilinmiyor. Bunların sonuç ve yansımaları daha

sonra ortaya çıkacak.

Türkiye açısından bu gezinin nasıl bir sonuç doğuracağı

da belli değil. Görüşmelerde Suriye-Türkiye sorunu bir tek cümle ile gündeme

geliyor. Suriye konusu da Esad ın kimyasal silâhları ile gündeme geliyor. Tabiî

burada Suriye den çok İsrail in güvenliği ebedi olarak söz konusu. Ötesi boş.