ABD’ye nasıl inanırız?

Abone Ol

      Önce ABD Başkanı Trump koronavirüsün Çinliler tarafından üretildiğini iddia etti ve “elimizde kanıt var” dedi.

     “Kanıt var” dedi ama bunları açıklamadı.

          Sonra ABD Dışişleri Bakanı Pompeo koronavirüsün Çin’deki laboratuarlarda üretildiğini iddia etti ve ellerinde “çok sayıda kanıt” olduğunu ileri sürdü.

          Ama yine bu “çok sayıda” olduklarını söylediği kanıtlardan bir tanesini bile kamuoyu ile paylaşmadı. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo kamuoyu ile “kanıtları paylaşma” yerine şöyle konuşmayı tercih etti:

     “Şu ana kadar pek çok uzman bu virüsün insan yapımı olduğunu düşünüyor. Buna inanmamak için hiçbir neden yok.”

          Evet, önce “çok sayıda kanıt” olduğundan söz edeceksiniz sonra da “pek çok uzman böyle düşünüyor” diyeceksiniz ve de insanların size inanmasını bekleyeceksiniz. İyi hoş da ABD’ye nasıl inanırız?

     Korkarız ki “çok sayıda kanıt var” dedikleri şey “pek çok uzmanın” bu virüsün “insan yapımı olmasını düşünmesinden” başka bir şey değil!

          Kaldı ki bir de geçmişten günümüze sarkan sabıkaları var.

     Irak’ı işgal etmeden önce Saddam’ın kimyasal silah ürettiği iddia ediliyor ve bu konuda ellerinde kanıtlar bulunduğu söyleniyordu.

          Bu yalana birçoğumuz inandık.

     Koskoca Amerika’nın(!) böylesine önemli bir konuda yalan söyleyeceğine ihtimal veremediğimiz için inandık.

          Ama işgal sonrası gördük ki Amerika’nın bu iddiasının aslı astarı yokmuş. ABD’nin Irak’ı işgal edebilmek için uydurmuş olduğu kuyruklu bir yalanmış.

          Böyle bir sabıka kaydı bulunan Amerika’nın şimdi koronavirüs ile ilgili iddiaları nasıl ciddiye alınır?

          Gerçekten böyle olmuş olsa bile yani koronavirüs Çinliler tarafından üretilmiş olsa ile bu durum başka kaynaklar tarafından doğrulanmadığı sürece Trump ve Pompeo’nun açıklamalarına kimsenin inanması beklenmemelidir.

          Bize göre Trump ve Pompeo bu tür söylemler ile koronavirüsü baştan ciddiye almamalarının sorumluluğunu Çin’in üzerine yıkmaya çalışmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

          Yani dikkatleri başka noktaya çekip binlerce Amerikalının ölümündeki sorumluluktan paçalarını sıyırmak istiyorlar.

          Tabii ki ABD kamuoyu yerse ve bu sorumsuzluğun hesabını sormaya kalkışmazsa!

     “Kanıt var” ya da “çok sayıda kanıt var” diye konuşmak yerine var olduğu söylenen kanıtlardan birini paylaşsalar ya!

          Yani yaptıkları havanda su dövmekten farksız!