ABDye güvenilebilir mi?

Abone Ol

Suriye’de kimyasal silah kullanılmasının ardından bu ülkeye müdahalenin gündeme gelmesi ile birlikte kafaları karıştıracak pek çok haber medyada uçuşmaya başladı. Denebilir ki, farklı kaynaklarca bir enformasyon savaşı yürütülüyor. İlk raunt görüldüğü kadarıyla Rusya’nın da katkısı ile ABD ve yandaşlarının. Daha Birleşmiş Milletler heyeti incelemeye başlamadan, ABD, İngiltere ve Fransa koalisyonu dünyayı Suriye’de Esad’ın kimyasal silah kullandığına inandırmayı başardı. Çünkü medyaya yansıyan fotoğraf ve görüntüler karşısında aksi bir savunma imkânsız duruma geldi. Ancak, bazı kesimler kimyasal silahın kullanıldığını ama bunun Esad yönetimi tarafından değil, muhaliflerce kullanıldığını ileri sürdüler. Şahsen muhaliflerin bunu yapabileceğini sanmıyorum. Ancak, Suriye’ye müdahaleyi zorunlu hale getirmek için bir gizli el tarafından kullanılmış olması da mümkündür. Bunu söylerken Esad’ı aklamaya çalıştığım, Esad’ın kimyasal silah kullanmadığını/kullanmayacağını söylüyor değil. Sadece, olaya farklı açılardan bakmak, muhtelif ihtimallere dikkat çekmek istiyorum. Kaldı ki, Esad’ın cezalandırılması için ille de kimyasal silah kullanmasını beklemenin mantığı yoktu. İki seneyi aşkın bir süreden beri iktidar güçlerinin saldırıları sonucu hayatını kaybetmiş olan 100 bin insanın ölümünde payı olduğunu, bu bakımdan gerçekten Esad’ın cinayetlerinin hesabı sorulacak idiyse bugüne kadar niçin beklendiği sorusunun cevabını birilerinin vermesi gerekir. Kısacası, Esad kimyasal silah kullanmamış olsaydı bile cezayı hak etmişti. Ancak, Suriye’ye uluslararası güçlerin müdahalesini alkışlamanın da doğru olmadığı kanaatindeyim. Her ne kadar Obama Suriye’ye müdahalenin sınırlı olacağını, Irak’taki durumun yaşanmayacağını söylüyor olsa da ABD’nin sabıkalı olduğunu unutmamak gerekiyor. Böylesine sabıkalı emperyalist bir gücün kimyasal silahların kullanıldığını bir tek kanıta dayandırılması ayrıca dikkat çekicidir.

Çünkü Irak işgal edilirken Saddam’ın kimyasal silaha sahip olduğu iddiası BM heyetinin verdiği rapora dayandırılmıştı. Ancak Irak’ın işgalinin ardından Saddam’ın elinde kimyasal ve nükleer silah bulunmadığı ABD tarafından açıklanırken yanıltıldıkları da itiraf edilmişti. Kimlerin aldattığı ayrı bir konu. Şimdi ise durum çok daha şüphe götürecek bir nitelik arz ediyor. Suriye’de kimyasal silah kullanımı sonucu çoğunluğunu çocukların oluşturduğu bin 300 insanın hayatını kaybetmesinin hemen ardından ABD kanadından yapılan açıklamalarda ellerinde kimyasal silah kullanıldığına dair bir telefon dinlemesi olduğu, bunun kesin delil oluşturduğu ileri sürüldü. Bununla da yetinilmeyerek, BM araştırma heyetinin geri çekilmesi çağrısında bulunuldu. Buna rağmen BM heyetinin bugün (Cuma) akşama kadar incelemelerini yürütme, yarın sabah itibariyle Suriye’den ayrılma kararı aldığı açıklandı.

Bu gelişmeler gösteriyor ki, Birleşmiş Milletler (BM) denen örgütün ABD’nin bir yan kuruluşu konumunda olduğunu gösterdi. Böyle olmasaydı ABD’den yapılan açıklamada, “Elimizde kesin deliller var araştırmayı sürdürmenize gerek yok. Hemen Suriye’yi terk edin” çağrısı yapılabilir miydi

Bu vesileyle uluslararası örgütlerin konumunun yeniden ele alınması, bu örgütlerin dünya ülkelerinin eşit şartlarda oluşturdukları örgütler olmadığı, sadece küresel güçlerin istedikleri ülkelere müdahaleye hukuki kılıf hazırlamakla görevli olduğunu görmek gerekiyor. Bunu görmek de yeterli değildir. Küresel güçlerin istediklerini yapabildiği bir dünyaya son vermek için harekete geçilmesi gerekiyor. Bu yapılamadığı sürece, esip gürlemenin fazla bir anlamı yoktur. Çünkü bir yandan dünyaya Esad’ın kimyasal silah kullandığı, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu, cezalandırılması gerektiği söylenirken öbür yandan bir müdahalenin sınırlı olacağı, Suriye’de rejimin değiştirilmesinin öngörülmediği belirtiliyor. Bu hususta da BM Güvenlik Konseyi’nden karar çıkmasını engelleyen Rusya ve Çin ile anlaşmaya varıldığı görülüyor. Kısacası gücü ellerinde bulunduran ülkelerin yalan rüzgârına kapılmış gidiyoruz. Böyle bir ortamda gerçek ile yalanı ayırmak da mümkün olmuyor.