ABD'nin Suriye'deki hedefi Esad'ı devre dışı bırakmak değil, bölmek!.

Abone Ol

BAŞLIKTAKİ iddia ile bilinmeyeni dile getirmediğimi

biliyorum. Aslında başından beri Suriye de yaşanan gelişmeler Irak ın

tekrarından ibaret. Sadece bir farkla, Irak ta Saddam dan kurtulmak söz

konusuydu. Suriye de aynı hedefe Esad ı koruyarak ulaşılmak isteniyor. Irak

işgalinin ardından ortaya çıkan tek gerçek, Kuzey Irak Bölgesel Kürt

Yönetimi dir. Bunun ötesinde işgal öncesi tüm söylenenlerin yalan ve gerek

mahalli toplumu gerek dünya kamuoyunu aldatmaya yönelik olduğu işgalin hemen

ardından netleşti. Buna rağmen dünyanın işgalcilerden hesap sormak gibi bir

hamlesi olmadı. Hesap sorulabilir miydi diyerek güce teslim anlamına gelen bir

yaklaşım doğru olmaz. Böyle bir yaklaşım sadece güçlülere destek anlamına

gelir. Suriye de hiçbir çatışma yokken, hatta Türkiye ile Suriye ortak bakanlar

kurulu toplantısı düzenlerken birdenbire çatışmaların başlaması, bu hamlenin

hemen ardından hedefin Esad olduğu, Suriye de Esad zulmüne son vermek için bu

çatışmaların başladığı iddialarının kısa süre sonra yalan olduğu ortaya çıktı.

Muhalif güçleri destekleyenlerin başında gelen ABD nin Esad ı devirmek gibi bir

niyetinin olmadığı görüldü. Bir adım daha ileri atılarak Rusya nın Esad ın

yardımına sevk edilmiş olması Suriye de ABD, AB ve Rusya nın Esad sız  bir Suriye hedefinin olmadığı, ancak

Suriye nin parçalanması ve Irak ta olduğu gibi burada da bir Bölgesel Kürt

Yönetimi oluşturulmak istendiği çatışmalar başlayana kadar adından hiç söz

edilmeyen bir örgüt PYD (YPG) ortaya çıkması/çıkartılması niyeti ortaya

koyuyordu. Kim çıkarttı diye düşünmenin alamı yok. Başta ABD olmak üzere AB ve

Rusya nın bu örgüte destek verdikleri düşünüldüğünde Irak ta olduğu gibi

Suriye nin parçalanması için Haçlı ittifakının birlikte hareket ettiği görüldü.

Bu noktada son iki gün içinde medyaya yansıyan bazı

haberleri hatırlatmakta yarar var. İlki MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ın

grupta yaptığı konuşmada dile getirdiği iddiadır. Vural a göre ABD Başkan

Yardımcı Bidan ın Türkiye ziyareti ve bu ziyaret sırasında gerçekleştirdiği

görüşmeyle ilgilidir ve Vural, bu ziyaretlerin, Türkiye deki taşeronlarla

kurulacak 4 parçalı Kürdistan devletinin temellerini atmak için yapıldığını

söylüyor. Bu iddianın aslında doğruluğu konusunda fazla bir tereddüt yok.

Sadece hangi şartlar, kimlerin aracılığı ile ve ne zaman gerçekleşebileceği

hususunda farklı görüşler dile getirilebilir. Çünkü 4 parçalı Kürdistan ın ilk

parçası Irak ta fiilen hayata geçilmiş resmen olmasa bile başta Türkiye olmak

üzere uygulamada tanınmış durumdadır.

Bir başka haber ise Suriyeli muhaliflerin açıklamalarına

dayandırılmaktadır. Haberde Suriyeli muhaliflerin ABD Dışişleri Bakanı

Kerry nin kendilerine, Esad ın ulusal birlik hükümetinin bir parçası olmasını

kabul etmek zorunda kalabiliriz dediğini belirtiyorlar.

Tüm bu bilgiler ışığında PYD nin Cenevre Görüşmeleri ne

Türkiye nin tavrı sebebiyle resmen davet edilmemiş olmasına bakarak Suriye de

sömürgeci güçlerin bir Kürt bölgesi oluşturulması fikrinden vazgeçtiklerini

düşünmek yeni bir aldanmanın zeminini hazırlar. Son bir alıntı ile yazımı

noktalamak istiyorum:

ABD; PYD nin resmi katılımı olmamakla birlikte, BM

Temsilcisi nin müzakerelerin uygun bir döneminde PYD ile danışmalarda bulunması

gereğine dikkat çekiyor.

Bu alıntıyı ABD Başkan Yardımcısı Biden ın ziyareti

sırasında yapılan görüşmelerle ilgili haberden yaptığımı belirtmekte yarar var.

Yani, resmi söylemler ile kapalı kapılar ardındaki müzakereler büyük farklılık

arz ediyor.