BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
CUMHURBAŞKANI NIN Nükleer Güvenlik Zirvesi bahanesiyle yaptığı 16. Amerika ziyareti,
üzerinde çok konuşulacak bir kırılma noktası oldu. Önceki gezilerdeki ilgi ve
üslubu bu gezide göremedik. Türkiye suçlandı; Erdoğan dan ise, basın ve din
özgürlüğü, demokrasi konularında hesap sorulmaya çalışıldı.
50 dakika süren Obama - Erdoğan görüşmesinin basına
yansıyan görüntülerine dikkat ettiniz mi Liderlerde küçük bir tebessüm işareti olmadığı gibi; tartışan iki lider
ve sözünü tutmadın üslubuyla hesaba çeken bir Obama görüntüsü vardı.
Bu manzara hepimizi üzdü. Hele, ziyaret öncesi basının
Obama - Erdoğan görüşmesi olacak - olmayacak tartışması inciticiydi. Türkiye ye 3. Dünya ülkesi muamelesi
yapılıyordu. Sıcak bölgenin en önemli ülkesinin başkanıyla kerhen ve hesap
sorucu üslupla sadece 50 dakika görüşülmesi de, onların Türkiye ye verdikleri
değeri ortaya koyuyordu.
Erdoğan ın Obama görüşmesinden sonra gerçekleştirdiği
cami açılışı resimlerine de dikkat ettim. Orada bile zoraki gülümsüyordu. Belli
ki olay Erdoğan ı çok etkilemişti. Obama yanlış yaptı (Star, 3. 4. 2016)
yakınması bunu ispat etmeye yetiyordu.
Aslında yadırganacak bir durum yoktu. İşte, Amerika
buydu! ABD, büyük Ortadoğu Projesi ni (BOP) hayata geçirmek istiyor. Bunu tek
başına yapabilmesi mümkün değil. Bölgede kendisiyle işbirliği yapacak merkez ve
taşeron ülkelere ihtiyacı var. Stratejik ortaklık, dostluk gibi söylemler bu
amaca yönelik. Bir kere daha gördük ki, Amerika nın dostları değil; menfaatleri
vardır.
ABD İŞBİRLİKÇİ
ARIYOR
ABD, stratejik ortak ve dost dediği ülkelerin kendi
emrine girmesini istiyor. Onlarla müzakere ederek bir karara varma anlayışını
benimsemiyor. Ben emredeceğim, sen yapacaksın havasında. 11 Eylül saldırısı
sonrası Bush un söylediği söz her şeyi anlatmaya yetiyor: Ya bizimlesiniz, ya da
karşımızda!
ABD nin terör örgütlerini kullanarak İslam dünyasını
parçalamaya çalıştığını bilmeyen kaldı mı 32 yıldır Türkiye yi bölme
mücadelesi veren PKK nın Suriye kolu PYD yi terör örgütü olarak kabul etmiyor.
Obama ve diğer ABD li yetkililer bunu defalarca seslendirdi: PYD yi terörist
olarak görmüyoruz.
Türkiye, PYD nin terör örgütü olduğunda ısrar edince ABD
hemen cephe aldı. Obama, önceden dostum dediği Erdoğan ı otoriter ve
başarısız olmakla (Cumhuriyet, 12. 3. 2016) suçladı.
Türkiye nin Haziran da AB ülkelerine vizesiz gidebilmesi
kararlaştırıldı ya! AB, bunun için 72 şart ileri sürdüğü gibi; ABD de aslan
payını almak istiyor. Erbakan Hoca ABD nin geçmişteki tavrını hatırlatır bize:
Biz Kore de Amerikalıların emrine asker gönderdiğimiz için
bizi NATO ya almışlardı. Türk dış politikası şimdi de aynı hataya düşüyor;
Körfez Krizi nde yine Amerikalıların emrine asker vererek, bu kez de Avrupa
Birliği ne girmeyi hayal ediyordu. Hesap buydu. Heyhat! Oysa bu hayal
emperyalizmin planlarına alet olmaktan başka bir mana taşımıyordu. (Davam, Sh.
151)
KUŞATMA ALTINDA
MIYIZ
BİZE gelince!.. Şan ve şerefle dolu bir geçmişimiz var.
İnsanlığa hak ve adaleti öğretmişiz. Teslimiyetçi üslup bize yakışmaz. Dış
İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ABD ye giderken, PYD sebebiyle ABD ye küsecek
değiliz diyerek güya alttan aldı.
Türkiye Cumhurbaşkanı uçakla ABD ye iniyor da, ABD
yöneticileri bir yetkilisini havaalanına göndermiyordu. Türkiye cumhurbaşkanını
ABD de Türkiye Dış İşleri Bakanı karşıladı. Bu, Türkiye adına ne hazin bir
durumdu.
Türkiye Cumhurbaşkanı nın ABD de Yahudi lobileriyle
yaptığı toplantıyı, bazı medya organları stratejik kuruluşlarla yapıldı
şeklinde verdi. Cumhurbaşkanı nın, ABD ile stratejik birliktelikten başka
çıkar yol yoktur sözü ise ABD yi cesaretlendirdi.
Türkiye geçmekte olduğu hassas süreçte stratejik ortak
ve dost dediği ülkelerle olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmek
zorundadır. Koskoca bir tarihi mirasa sahip bir ülkenin geleceği sömürgeci
ülkelerin ağzından çıkacak sözlere mahkûm edilemez. Biz, Kıbrıs Barış
Harekâtı nı ABD ye rağmen yaptık ve kazandık.
Yeni Bir Dünya nın kurulmasının müjdecisi olan D-8 leri
ABD ye rağmen kurduk.
Biz, bağımsız bir ülkeyiz. Türkiye yi, Türkiye de
yaşayanlar yönetir. Bizim de kendi şartlarımız ve değerlerimizle örtüşen
orijinal proje ve programlarımız olmalı. Yabancıların projelerine hizmet etmek
bize yakışmaz.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak,
Nevşehir konuşmasında uyardı: Celladımıza mı âşık olduk Güneydoğu da evlatlarımızın
ellerine silahları tutuşturan kim Uyanın kardeşlerim, kuşatma altındayız.
Çözüm kendi içimizdedir. Değerlerimizle bütünleşen Milli
Görüş ümüz bu kuşatmayı kırabilecek kadar güçlüdür.