ABD ve Rusyanın ortak müttefiki PYD!..

Abone Ol

FARKLI kamplarda bulunan ya da özellikle böyle bir görüntü verilen ABD ve Rusya’nın PYD’ye aynı açıdan bakmaları ve müttefik ilan etmeleri ters bir yaklaşım gibi gelebilir. Ama sömürgeciler için dünyayı, özelliklede İslam ülkelerini sömürmek söz konusu olunca birbirlerinden önemli bir farkları olmadığı, hatta sömürüde birbirlerine destek verdikleri hatırlanacak olursa ABD’nin Irak ve Suriye’de Kürtlerle ortak strateji izlemesi ve Putin’in Esad ve PYD’ye birleşin çağrısında bulunmasının yadırganacak bir yanı olmadığı görülür. Putin’in PYD ile Esad’ın birleşmesi teklifine ABD’den karşı açıklamaların gelmesi ise sadece oyunun bir parçasından ibarettir. Irak ve Suriye’ye biçilen konum çok önceden belirlenmiş olduğu için 4 yılı aşkın bir süreden beri Suriye’de çatışmaları durdurmaya yönelik ciddi bir müdahale olmadı, hatta çatışmaların kanlı bir şekilde devamına destek olacak tavır sergileniyor. Çünkü ABD ve müttefikleri Esad’ın iş başından uzaklaştırılmasını ve Suriye’yi terk etmesini istiyor olsalardı şimdiye kadar istenen hedefe çoktan ulaşılırdı. Ama istenmedi. İstenen mümkün olduğunca çok Müslüman’ın ölmesi, Suriye’deki farklı kesimler arasındaki ihtilafların körüklenmesi, farklılıkların düşmanlık boyutuna ulaşmasıydı. Böylece herhangi bir vesile ile çatışmalar duracak olsa bile kırgınlıklar sürsün isteniyordu.

Bu noktada Rusya’nın Esad rejimine yüz gemilik yiyecek ve askeri mühimmat göndermesinin gazetelerde sadece haber olmaktan ibaret kalması da gösteriyor ki Irak ve Suriye konusunda çok önceden Rusya ve ABD arasında sağlanmış olan mutabakata uygun hareket edilmektedir. Bu mutabakatta Suriye’nin parçalanması halinde Rusya’ya da bir pay ayrıldığı anlaşılıyor. Hatta PYD’ye Irak’takine benzer bir oluşumu Suriye’de oluşturması hususunda izin verilmiş görünüyor. Elbette Kuzey Irak’ta oluşturulan yapı nasıl ki, ABD’nin emrinden çıkamıyor, onun çizdiği çizgide ve izni çerçevesinde hareket ediyorsa Suriye’de oluşturulması planlanan PYD yönetimi de ABD ve Rusya arasında varılmış mutabakat çerçevesinde hareket edecektir. Esad’ın Rusya ziyareti ve buradaki görüşmelerin hemen ardından ABD özel kuvvetlerinin Erbil’in isteği ile Havice’de IŞİD’in elindeki 70 askeri kurtarması tesadüfî olmasa gerek. Demek istediğim o ki, sömürgeci güçler sömürü söz konusu olduğunda ortak hareket etmekte, birisi bu sömürü sırasında sıkıntıya düşecek olursa yardımına hemen bir başkası koşmaktadır. Çünkü bir başka günde bir başka yerde kendisi yardıma ihtiyaç duyabilir.

Böyle olunca sömürgecilerin ne yaptığından çok sömürülenlerin ne yapması gerektiği önem kazanıyor. Sömürülenler, yani mazlumların ayağa kalkması, bir dayanışma sergileyecek ortamı oluşturmaları gerekiyor. Sömürgecilere elbette kızılacak, suçlanacak ama onların suçlanması sömürülenlerin yapması gerekenleri yapmayışlarının gerekçesi olamaz/olmamalı. Bunun için zaman zaman sömürgeci güçlerin birbirlerine ters düşüyor, çatışma ortamına geliyorlarmış gibi görüntü vermelerine kanmamak gerekiyor. O görüntü özellikle veriliyor. Uzun yıllar komünizmin yayılmacılığı ile korkutulanlar ABD’nin, ABD emperyalizminden kaçanlarda Rusya’nın kanatları altına girdiler. Girdilerde ne oldu Tam bir teslimiyet içinde sömürüldüler. Bugün dünyanın tek kutuplu hale gelmiş olması, böyle bir görüntünün ortaya çıkması kimseyi yanıltmamalı. Çünkü sömürgecilerin hedef ve metotlarında önemli bir değişiklik söz konusu değildir. Geçmişte olduğu gibi paylarına düşen yerleri sömürü hususunda dayanışmalarını sürdürmektedirler. Bu bakımdan PYD konusunda ABD ve Rusya’nın aynı noktada buluşuyor olmaları kimseyi şaşırtmamalıdır.