ABD ve İsrail tek devlet olsa!..

Abone Ol

İsrail in ABD nin Ortadoğu daki ileri karakolu olduğu

sıkça dile getirilir. Ancak, giderek İsrail mi ABD nin ileri karakolu yoksa ABD

mi İsrail in güdümünde belli olmaz hale geldi. Çünkü bölgemiz söz konusu

olduğunda ABD için en önemli konu İsrail in güvenliği oluyor. Diyebiliriz ki,

ABD bölgemizdeki operasyonlarda kendi çıkarından çok İsrail in çıkarlarını

koruyor. Bu bakımdan pek çok olayda ABD ile İsrail i iki ayrı devlet olarak

değil tek devlet gibi algılamak gerçekçi bir yaklaşım olarak görülüyor.

Bunun son örneğini Suriye nin elindeki kimyasal silahlar

ve bu silahları Esad ıın kendi halkına karşı kullanarak bin 300 insanın

öldürülmesinin ardından başlayan kimyasal silah tartışmalarında ABD nin

sergilediği tavır ortaya koydu. Çünkü Suriye de çatışmaların başladığı günden

itibaren Esad ın elinde kimyasal silah bulunduğu gündeme geldi. Özellikle ABD

kaynakları bu hususu ısrarla gündemde tuttular. Ama kimyasal silahlar kullanılmadan

harekete geçilmedi. Harekete geçilmiş olsaydı büyük bir ihtimalle Esad kullanma

imkânı bulamazdı. Bugün yaşananlar bile ABD nin kimyasal silahlar konusunda

kesin bir tavrının olmadığını gösteriyor. Çünkü kimyasal silah kullandı diye

Suriye ye müdahale için harekete geçtiği havasının estirildiği bir anda ABD,

Rusya nın bir manevrası ile hemen geri adım attı. Yani Suriye ye sınırlı bile

olsa ABD nin müdahale konusunda istekli olmadığı açıkça görüldü. Böyle olunca

da özellikle Müslümanlara karşı kullanılan/kullanılacak kimyasal silahlar

konusunda bir kırmızıçizgisi olmadığını gösterdi. Söz gelimi Suriye nin elinde

kimyasal silah bulunduğu bilinmesine rağmen bugüne kadar harekete geçilmemiş

olması dikkat çekici olduğu gibi bu günlerde İsrail in kimyasal silah depoları

bulunduğu yine ABD kaynaklarınca dünyaya ilan ediliyor. Hem de Suriye ile

kimyasal silahları teslim etme pazarlığının yürütüldüğü bir dönemde bu haber

açıklanıyor. Öte yandan ABD ile Rusya arasında Esad ın kimyasal silahları

denetime açması ve bunları imha etmesi pazarlıklarının yürütüldüğü bir noktada

yine BM Araştırma Heyeti nin Suriye deki kimyasal silah araştırmaları ile

ilgili raporu da medyaya yansıtılıyor. BM raporu da kimyasal silah kullanılması

konusunda Esad ı işaret ediyormuş. Yani öylesine kafalar bulandırılıyor,

öylesine dünya kamuoyu aptal yerine konuluyor ki isyan etmemek mümkün değil.

Bir yandan Esad bile elindeki kimyasal silahlar denetime açacağını belirtmiş

iken BM raporunda kimyasal silah kullanımı konusunda Esad ın işaret edildiğinin

duyurulmasının mantıki bir yanı olabilir mi

Bir başka habere atıf yaptıktan sonra başlıkta

vurgulamaya çalıştığım hususa geçmek istiyorum. Bazı gazetelerde yer alan bir

haberde ABD nin tüm istihbarat bilgilerini hem de üzerinde hiç çalışılmadan İsrail e

aktardığı belirtiliyordu. Hatta sadece farklı ülkelerle ilgili istihbarat

bilgilerini değil, Amerikan vatandaşlarının istihbarat bilgilerini içeren

veriler de İsrail ile paylaşılıyormuş. Bir yandan İsrail in elindeki kimyasal

ve nükleer silahlar yerlerine ve miktarına kadar ABD tarafından bilinirken

bunları dünya ve çevre ülkeleri için tehlike olarak görmeyen bir ABD, öbür

yanda kendi vatandaşlarına ait istihbarat verilerini bile İsrail ile paylaşan

bir dünya jandarması. Kısacası iki ayrı devlet görünümünde ama her konuda

birlikte hareket eden bir yapı. Bu bakımdan dışarıdan bakıp ABD ve İsrail i

birbirinden farklı iki devlet gibi algılamak sanıyorum pek çok olayın

değerlendirilmesinde kafa karışıklığına yol açıyor.

Bunun yanında yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi,

100 bin insanın katili Esad gelinen noktada kimyasal silah kullanarak bin 300

insanın ölümüne yol açmış olmasına rağmen, sanki müdahaleden ve hesap

sorulmasından kurtarılacak bunun için aklama adımları atılıyor. Böyle olunca da

ABD ve İsrail bölgemizde Müslümanlara yönelik yeni bir cepheyi Esad eliyle

açmış görünüyorlar. Böylece hem bölgede iyice yıpranmış olan görüntülerini

kurtarmaya çalışıyor hem de Müslümanları bir başka Müslüman tarafından

katledilmesini sağlıyorlar. Böylece İslam dünyasında var olan problemleri daha

da karmaşık hale getirmenin peşindeler. Diyebiliriz ki, bölgemizdeki sahnelenen

senaryoda İsrail in yanına Sisi ve Esad ı katarak cepheyi genişletmiş,

dikkatleri dağıtmış oluyorlar.