İsrail in ABD nin Ortadoğu daki ileri karakolu olduğu
sıkça dile getirilir. Ancak, giderek İsrail mi ABD nin ileri karakolu yoksa ABD
mi İsrail in güdümünde belli olmaz hale geldi. Çünkü bölgemiz söz konusu
olduğunda ABD için en önemli konu İsrail in güvenliği oluyor. Diyebiliriz ki,
ABD bölgemizdeki operasyonlarda kendi çıkarından çok İsrail in çıkarlarını
koruyor. Bu bakımdan pek çok olayda ABD ile İsrail i iki ayrı devlet olarak
değil tek devlet gibi algılamak gerçekçi bir yaklaşım olarak görülüyor.
Bunun son örneğini Suriye nin elindeki kimyasal silahlar
ve bu silahları Esad ıın kendi halkına karşı kullanarak bin 300 insanın
öldürülmesinin ardından başlayan kimyasal silah tartışmalarında ABD nin
sergilediği tavır ortaya koydu. Çünkü Suriye de çatışmaların başladığı günden
itibaren Esad ın elinde kimyasal silah bulunduğu gündeme geldi. Özellikle ABD
kaynakları bu hususu ısrarla gündemde tuttular. Ama kimyasal silahlar kullanılmadan
harekete geçilmedi. Harekete geçilmiş olsaydı büyük bir ihtimalle Esad kullanma
imkânı bulamazdı. Bugün yaşananlar bile ABD nin kimyasal silahlar konusunda
kesin bir tavrının olmadığını gösteriyor. Çünkü kimyasal silah kullandı diye
Suriye ye müdahale için harekete geçtiği havasının estirildiği bir anda ABD,
Rusya nın bir manevrası ile hemen geri adım attı. Yani Suriye ye sınırlı bile
olsa ABD nin müdahale konusunda istekli olmadığı açıkça görüldü. Böyle olunca
da özellikle Müslümanlara karşı kullanılan/kullanılacak kimyasal silahlar
konusunda bir kırmızıçizgisi olmadığını gösterdi. Söz gelimi Suriye nin elinde
kimyasal silah bulunduğu bilinmesine rağmen bugüne kadar harekete geçilmemiş
olması dikkat çekici olduğu gibi bu günlerde İsrail in kimyasal silah depoları
bulunduğu yine ABD kaynaklarınca dünyaya ilan ediliyor. Hem de Suriye ile
kimyasal silahları teslim etme pazarlığının yürütüldüğü bir dönemde bu haber
açıklanıyor. Öte yandan ABD ile Rusya arasında Esad ın kimyasal silahları
denetime açması ve bunları imha etmesi pazarlıklarının yürütüldüğü bir noktada
yine BM Araştırma Heyeti nin Suriye deki kimyasal silah araştırmaları ile
ilgili raporu da medyaya yansıtılıyor. BM raporu da kimyasal silah kullanılması
konusunda Esad ı işaret ediyormuş. Yani öylesine kafalar bulandırılıyor,
öylesine dünya kamuoyu aptal yerine konuluyor ki isyan etmemek mümkün değil.
Bir yandan Esad bile elindeki kimyasal silahlar denetime açacağını belirtmiş
iken BM raporunda kimyasal silah kullanımı konusunda Esad ın işaret edildiğinin
duyurulmasının mantıki bir yanı olabilir mi
Bir başka habere atıf yaptıktan sonra başlıkta
vurgulamaya çalıştığım hususa geçmek istiyorum. Bazı gazetelerde yer alan bir
haberde ABD nin tüm istihbarat bilgilerini hem de üzerinde hiç çalışılmadan İsrail e
aktardığı belirtiliyordu. Hatta sadece farklı ülkelerle ilgili istihbarat
bilgilerini değil, Amerikan vatandaşlarının istihbarat bilgilerini içeren
veriler de İsrail ile paylaşılıyormuş. Bir yandan İsrail in elindeki kimyasal
ve nükleer silahlar yerlerine ve miktarına kadar ABD tarafından bilinirken
bunları dünya ve çevre ülkeleri için tehlike olarak görmeyen bir ABD, öbür
yanda kendi vatandaşlarına ait istihbarat verilerini bile İsrail ile paylaşan
bir dünya jandarması. Kısacası iki ayrı devlet görünümünde ama her konuda
birlikte hareket eden bir yapı. Bu bakımdan dışarıdan bakıp ABD ve İsrail i
birbirinden farklı iki devlet gibi algılamak sanıyorum pek çok olayın
değerlendirilmesinde kafa karışıklığına yol açıyor.
Bunun yanında yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi,
100 bin insanın katili Esad gelinen noktada kimyasal silah kullanarak bin 300
insanın ölümüne yol açmış olmasına rağmen, sanki müdahaleden ve hesap
sorulmasından kurtarılacak bunun için aklama adımları atılıyor. Böyle olunca da
ABD ve İsrail bölgemizde Müslümanlara yönelik yeni bir cepheyi Esad eliyle
açmış görünüyorlar. Böylece hem bölgede iyice yıpranmış olan görüntülerini
kurtarmaya çalışıyor hem de Müslümanları bir başka Müslüman tarafından
katledilmesini sağlıyorlar. Böylece İslam dünyasında var olan problemleri daha
da karmaşık hale getirmenin peşindeler. Diyebiliriz ki, bölgemizdeki sahnelenen
senaryoda İsrail in yanına Sisi ve Esad ı katarak cepheyi genişletmiş,
dikkatleri dağıtmış oluyorlar.