ABD, Suriye’de Terör Örgütünü Devlete Dönüştürme Peşinde

Abone Ol

Aslında attığım başlığın malumun ilamı olduğunu biliyorum. Ancak bilinenin unutulmaması için tekrarına da ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Özellikle iktidar kanadı seçim heyecanı ile bilinen bazı gerçekleri gündemden düşürmeyi düşünebilir. Söz gelimi yıllar önce ABD tarafından ilan edilen Büyük Ortadoğu Projesi’nin hedefinin bölge ülkelerini parçalayarak yeni devletçikler kurulmasını hedeflediği çeşitli kaynaklardan dile getirilmesine rağmen bu projenin eş başkanı olmak marifetmiş gibi takdim edildi. Daha sonraları söz konusu eş başkanlık gündem dışında tutulmaya çalışıldı. Özellikle bazı Müslüman ülkelerin yöneticileri birtakım projeler konusunda ikna edilmiş olsalar da, söz konusu projelerin Müslüman halklar arasında tepki çekmesi sebebiyle dile getirilmiyor. Ancak bu durum söz konusu İslam dünyasını küçük küçük parçalara ayırmayı hedefleyen birtakım projelerin iptal edildiği anlamına gelmiyor.

Kaldı ki, artık ABD’nin Suriye’deki niyet ve hedefinin ne olduğunu öğrenmek için uzun uzun araştırmalar yapmaya bile gerek yok. Çünkü birtakım ABD’li üst düzey yetkililer, Suriye’ye ziyarete geliyorlar, doğrudan terör örgütü yöneticileri ile temasa geçiyorlar. Eğitim kamplarında bir araya geliyor, görüşmelerde bulunuyorlar. Bununla da yetinmiyor, temaslarına ait fotoğrafları da medyaya servis ediyorlar. Kısacası ABD, terör ve terörist seviciliğini gizlemeye gerek duymuyor. Çünkü ABD bölgemizden elini çektiği anda terör örgütleri yeni bir koruyucu bulma derdine düşecekler. ABD’nin bölgemize biçtiği hedef konusunda terör örgütleri ile birlikte hareket etmek işlerine geliyor. Böylece daha önce Irak’ta yaptıklarını şimdilerde Suriye’de yapmanın peşindeler.

Dünkü bir gazetemizde de ifade edildiği gibi, “ABD, Suriye’de terör devleti kurulmasına destek veriyor”. Peki Suriye’de bir terör devleti kurulması ile ABD’nin bölgemizle ilgili projesi tamamlanmış olacak mı? Bu soruya evet demek yanlış olacaktır. Çünkü ABD, bir diğer ifadeyle Haçlı-Siyonist ittifakı dünya üzerinde yeni dengenin oluşmasını sağlayacak İslam Birliği’nin önünü kesmek için mevcut Müslüman ülkeleri ufalamadan rahat edemeyecektir. Bu sağlandığı takdirde hem Müslüman ülkeler bir güç merkezi olamayacaklar hem de Büyük İsrail’e giden yolda birtakım engeller oluşmayacaktır.

Haçlı-Siyonist ittifakının hedefleri sadece Ortadoğu ile de sınırlı değil. Son günlerde Tunus, Sudan ve Etiyopya’da yaşanan olaylar gösteriyor ki, Haçlılar İslam dünyasının huzura kavuşmasını istemiyorlar. Bunun sebebini uzun uzun anlatmaya gerek yok sanıyorum. Çünkü yukarıda izah ettiğimiz hususlar Haçlıların hem İslam dünyasını masrafsız bir şekilde sömürmeleri hem de karşılarında ciddi bir engel oluşmaması için İslam ülkelerinin karmaşadan kurtulmamaları gerekiyor. Bunu sürekli kılmak için Haçlı-Siyonist ittifakı ne yazık ki kolaylıkla sebep bulabilmekte. Ancak bölgemizde huzurun sağlanabilmesi için sadece ABD’nin önünün kesilmesi de yeterli olmayacaktır. Suriye’de çatışmalar başladığı günden bugüne kadar Rusya da bir yandan Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunur görünürken öbür yandan Suriye’de çatışmaların son bulmasını istemiyor, çatışmalardan onlar da yararlanıyor. Sonuç olarak kaybeden, Müslümanlar oluyor. Diyebiliriz ki, Türkiye’nin terör belasından kurtulabilmesi için sadece ABD’nin engellenmesi yetmiyor, Rusya’nın da elinin bölgeden çekilmesi gerekiyor. Çünkü ABD ile Rusya arasından İkinci Dünya Savaşı sonlarında sağlanan anlaşma gereği dünyanın sömürü alanlarına ayrılmış ve paylaşılmış olduğu anlama hâlâ yürürlüğünü koruyor.