ABD, Obama, İsrail ve nefret suçu

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden in bir

açıklaması medyada yer aldı ama üzerinde gerektiği gibi durulmadı. Halbuki

Biden in sözleri ABD-İsrail iç içe girmişliğini, bölgemizde ABD nin güvendiği

tek devletin İsrail olduğunu gözler önüne seriyor, bunun da ötesinde ABD nin

İsrail konusundaki vazgeçemezliğini ifade ediyordu. Öncelikli olarak hiçbir ABD

Başkanı nın Obama kadar İsrail e sahip çıkmadığına vurgu yaparak, Eğer bir

İsrail olmasaydı, çıkarlarımızdan emin olabilmek için bir tane icat etmek

zorunda kalabilirdik diyor. Bu cümle bazı medya organlarında, Gerekirse bir

İsrail kurardık şeklinde yer aldı. Cümlenin nasıl kurulduğundan çok önemli

olan ABD-İsrail bağımlılığıdır. Bir başka ifade ile ABD, bölgemizdeki

çıkarlarını İsrail ile garanti atına aldığını düşünüyor. Bu sebeple de bölgede

bir İsrail devleti kurulmamış olsaydı, kendilerinin kurmak zorunda

kalacaklarını, çünkü çıkarlarının korunmasını bu devletin varlığında görüyor.

Sömürgeci bir gücün bölgemize yönelik çıkarlarını

düşünmesi ve bunun teminat altına alacak bir takım planlarının olması doğaldır.

İşin o yönü bir başka konu. Dikkat çekmek istediğim husus, bölgemizde ABD nin

peyki konumunda bir takım devletçikler bulunmasına, bunun da ötesinde bölgemizde

bazı ülkelerin yönetimlerini gerektiğinde değiştirme imkanını elinde

bulundurmasına rağmen bunların hiçbirine ABD nin güvenmediğini göstermesi

açısından Biden in sözlerinin değerlendirilmesi gerekir. Kısacası, Biden,

açıkça Ortadoğu daki İsrail dışında kalan ülkelerle yakın işbirliği içinde

olmalarına rağmen güven duymadıklarını açıkça gösteriyor. Bir adım daha ileri

gidecek olursak ABD nin, İslam a karşı İsrail ile işbirliğini tercih ettiğini,

istedikleri kadar bölgemizdeki ülkelerde yandaşları yönetimlere sahip olsunlar,

onların kullanılıp atılmak üzere el altında tutulduklarını açıklamakta sakınca

görmüyor.Mesele bu kadar açık iken bölgemiz ülkelerinin kendi aralarında

Haçlı-Siyonizm ittifakına karşı cephe oluşturmak yerine ABD nin kanatları altına

sığınmayı tercih etmeleri utanç verici değil mi

Kaldı ki, bölgemizde İsrail in kuruluşunu sağlayan sanki

ABD ve İngiltere değilmiş gibi bir görüntü verilmesi de dünyayı aptal yerine

koymak anlamına gelmez mi Eğer, İkinci Dünya Harbi nin hemen arksından BM nin

kurulması ve bu örgütünün ilk etkinlik olarak İsrail in kurulması için kolları

sıvaması da aslında sadece ABD nin değil, dünya üzerinde barışı sağlamak

iddiası ile kurulduğu ileri sürülen BM nin de Siyonizm e hizmet etmek üzere oluşturulduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu arada dünyanın medya yoluyla nasıl etki altına

alındığını göstermesi bakımından Obama nın ABD Başkanlığına aday olması ve  seçilmesinin ardından estirilen hava sanki,

Obama nın ABD nin çıkarlarından çok mazlum ve mağdurların yanında yer alacağı

şeklindeydi. Kısacası bir ümit pompalandı.Öyle olsaydı ABD Başkan Yardımcısı

Biden in, Çıkarlarımız için  bir İsrail

icat ederdik diyebilir miydi Bununda ötesinde aynı ismin geçmiş hiçbir ABD

Başkanı nın Obama kadar  İsrail e sahip

çıkmadığını söylemesine gerek kalır mıydı

Netice itibariyle bu gelişmeler ışığında demokratikleşme

paketi adı altında gündeme getirilen Nefret Suçu nun ülkemizde ne gibi

sonuçlar verebileceğinin doğru belirlenmesi gerekir. Avrupa da İsrail i ve

Yahudileri eleştirmek bile nefret suçu kapsamına girdiğini bilerek nefret suçu

yasalaştırıldığı takdirde Başbakan Erdoğan ın bile bu suçu işlemesi söz konusu

olabilecektir. Söz gelimi Davos ta söylediği sözler bu nefret suçu kapsamına

girebilirdi. Bu bakımdan bir takım kavramların arkasına sığınarak Siyonizm e

hizmet anlamına gelebilecek düzenlemelerden kaçınmak gerekir.

Avrupa Birliği ülkelerinin Siyonistlerin etkisi altında

olduğunu bu sebeple bu ülkelerde nefret suçu ile ilgi yasanın sadece

Siyonistlere ve Yahudilere yönelik eleştirilerin önünü kesmeye yönelik olduğu

gerçeği unutulmadan, ABD-İsrail bağımlılığı da dikkate alındığında

çıkaracağımız nefret suçu yasasının kendi kendimizi vurmak anlamına

gelebileceği ihtimali unutulmamalıdır.