Barzaninin Türkiyeyi hedef alan tehditlerinin ardından Kürt Parlamentosunun Barzaniyi desteklediğini açıklaması ülkemizde sinirleri iyice germiş durumda. Bu gerginliğin kısa zamanda aşılmasını beklemek, Barzaninin sözlerinin oluşturduğu olumsuzluğun kolayca aşılmasının mümkün olmadığı görülüyor. Ve belli ki Ortadoğuyu bataklığa çeviren ABD bölgeyle ilgili yeni bir tezgah peşinde ve bu yeni tezgahla ilgili Barzaniye de görev verilmiştir.. Barzani işte bu işgalci ve bölgeyi bataklığa çeviren gücün kendisine verdiği görevi yerine getiriyor.
Bu noktada ABDnin yeni hedefi ve planının ne olduğunu düşünmek ve tesbite çalışmak gerekiyor. Söz gelimi Barzani bölge kürtlerinin lideri konumuna mı getirilmek isteniyor Bilindiği gibi ABDnin açıklanmış olan Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Irak, İran ve Türkiyenin bölünmesini hedeflenmektedir. Irakın bölünmesi işgal ile sağlanmış görünüyor. Gerçi bu bölünme Amerikaya pahalıya patlasa da işin maddi boyutunu Irak petrollerine el koyarak karşılıyor. Buna karşılık hergün artan asker kayıpları ise Irakın ABD için de bir bataklığa dönüştüğünü gösteriyor. Dileriz Amlerika kendi oluşturduğu bataklıkta boğulur. Bu dilek bir yana Barzaninin Türkiyeye saldırmasının kendisine olan güveninden ileri geldiğini düşünmek yanıltıcı olacaktır. Çünkü, biz Saddam dönemindeki Barzaniyi de biliyoruz..
Öyle anlaşılıyor ki, Amerika; İran, Suriye ve Türkiyeye yönelik planlarının uygulamasında Barzaniyi maşa olarak öne sürüp tepkileri O na çekerek kendi niyetini ve planını gizlemeye çalışıyor. Barzaniyi önce saldırtıp ardından da birkaç gönül alıcı laf ederek Türkiyeyi yatıştıracak, bu arada kendi planının uygulanmasını dikkatlerden kaçırmış olacak.
Bu bakımdan Türkiye öncelikli olarak ABD ile ilişkilerini gözden geçirmek zorundadır. Bunun için millet olarak birlik halinde hareket etmek mecubureyitimiz vardır. Ve mutlaka yeni dengelerin oluşturulması ve Türkiyenin bu yeni oluşan dengede yer alması gerkiyor. Bilinmelidir ki Türkiyenin muhatabı kesinlikle Barzani değildir ve olamaz. Barzaniyi hedef alıp onu meydana iten, konuşturan görülmezse bilinmelidir ki, ülkemiz yakın gelecekte ciddi sıkıntılarla karşılacaktır. Elbette, Barzaniye karşı atılması gereken adımlar atılmalıdır ama, bilinmelidir ki, atılacak bu adımlarda karşımızdaki güç Barzani değil ABD olacaktır. Belki ABDortada görünmeyecektir ama, sonuna kadar işin içinde olacaktır. Belli ki Amerika gerek Irak ve gerekse bölgedeki diğer ülkelerle ilgili olarak kürtleri müttefik kabul etmiştir. Bu oyun bilinmeli ve buna göre adım atılmalıdır. Bu ülkenin istihbarat örgütleri bizim sezgilerimizle ulaşmaya çalıştığımız durumu elbette yakından bilmektedirler. Bilmek durumundadırlar. Bu arada ülkemizdeki Kürtlerin ne kadarı PKKile birliktedir ne kadarı karşıdır bunun da iyi tesbiti gerekir. PKKyanlısı olanların da gittikleri yolun yanlış olduğu gösterilerek terör örgütü ile gönül bağları kesilmeye ve fiili birliktelikleri önlenmeye çalışılmalıdır.
Bölgeden gelen her şehit cenazesinin ardından sadece terör örgütü PKKnın lanetlenmesi yeterli değildir. Olayın arkasındaki güçler iyi tesbit edilmelidir. Eğer PKK ve Barzaninin arkasında ABD varsa -Ki bu kesindir- o zaman ABD ile müttefikliğin sürdürülmesine son verilmelidir. Düşmanla ittifak olabilir mi İkinci adım olarak artık ABDüslerinin faaliyetlerine de son vermek gerekiyor. Olayın vahameti insanımıza açıkça anlatılarak bu konuda destek istenmelidir. Bu söylediklerimiz tek taraflı alınacak kararlarla hemen sonuca ulaştıralacak değildir. Karşımıza çeşitli sıkıntılar çıkacak, ittifak halindeyken terör örgütlerine destek vererek bizi sıkıntıya sokan güç Türkiyenin alacağı yeni bir tavır karşısında elbette daha ileri adımlar atmaya kalkışacaktır. Tüm bunların hesaplanması gerekiyor. Ancak, bilinmelidir ki, ABD ile ilişkilerimiz artık eskisi gibi gitmez, götürmek isteyenler ülkemize zarar verirler. Barzani gibi kişilere laf yetiştirmek zorunda kalırlar.
Son söz; ABD Türkiyenin dostu ve müttefiki değildir. Gereksiz yere dost ve müttefik nutukları atmaktan vazgeçilmelidir.