28 Şubat Post-modern darbesi her yıl dönümünde basın ve kamuoyunda sıkça konuşulur tartışılır.
Her sene benzer tartışmaların yaşandığı 28 Şubat’la hesaplaşma adına gerçeği söylemek gerekirse, geçen süre zarfında bir arpa boyu yol alınamadı.
Nedeni çok açık çünkü kimse 28 Şubat’la hesaplaşmak istemedi ve hala da istemiyor.
28 Şubat askeri darbesinin baş mimarlarından Orgeneral Çevik Bir’in yaptığı açıklamalar 28 Şubat’ın arkasındaki asıl gücü ortaya çıkardı.
28 Şubat’ı İsrail Türkiye ilişkilerinin bozulmaması için yaptığını açıklayan Bir, aslında tarihi bir ifşaatta bulundu. Türkiye açıktan ya da örtülü yapılan darbelerin arkasında hep dış güçler vardı.
Dış güçlerin desteği ile hareket eden içerdeki maşalar, küresel güçlerin ekmeğine yağ sürmenin ötesinde bu milletin hayrına hiçbir iş yapmadılar.
Kapitalist sistemin, yerli işbirlikçileri darbelere her zaman şakşakçılık yaptı.
Uluslararası firmaların Türkiye distribütörlüğünün ötesine geçemeyen, bu işbirlikçilerden zaten farklı bir tutum beklenemezdi. Türkiye, bugüne kadar 4 askeri darbe yaşadı.
1960, 1971,1980 ve 28 Şubat. Bütün bu askeri darbeler aynı amaca hizmet etti.
Ortak noktaları çoktu. Bu ortak noktaların en önemlisi ise dış güçlerin, yani ABD, İngiltere ve dolaylı olarak da İsrail çıkarlarına hizmet etmiş olmalarıydı.
Dolayısıyla darbelerle hesaplaşmak küresel emperyal güçlere kafa tutmak anlamına geliyordu. Kimse buna cesaret edemedi.