Başlığı, “ABD askerinin ayak bastığı yerde ot bitmez” şeklinde de atabilirdim. Çünkü, ABD özellikle Müslüman ülkeler söz konusu olduğunda ne söylüyor ise üzerinde epeyce düşünmek lazım. Yani, bir Müslüman ülkeyi diktatörlerden kurtarmak, demokrasi ve özgürlük getirmek gibi bir şeyler geveleniyor ise bilinmelidir ki, hedef o Müslüman ülkede demokrasiyi ve insan haklarını hâkim kılmak değil, öncelikli olarak ABD çıkarlarını ve İsrail’in güvenliğini garantiye almaktır. Bu gerçeği son yıllarda yaşadıklarımız çeşitli kereler göstermiştir.
ABD ve İsrail biliyor ki, Müslüman ülkeler huzur ve istikrara kavuştuğunda kendilerine dönecek, küresel oyunların üzerine gitme ihtiyacı duyacaklardır. Bu bakımdan ABD ve İsrail için önemli olan İslam dünyasında huzur ve istikrar değil, karmaşadır, çatışmadır, insanların birbirlerini öldürmeleridir. Bu bakımdan ABD barış istemez ve kendini barışı bozmakla görevli bilir.
Afganistan ne için işgal edildi Ve, bugün gelinen nokta nedir Bu iki sorunun cevabını vermek bile ABD’nin girdiği yerde barış değil karmaşanın hakim olduğunu gösterir. Peki, Irak’ta neler oluyor ABD ve yandaşları zalim Saddam’ın yerine demokrasi ve özgürlük getirmek için Irak’ı işgal etmediler mi Böyle söylenmesine karşılık Irak’ın ABD tarafından işgalinden bugüne çatışmalarda ölenlerin sayısını net olarak kimse biliyor ama BM’den zaman zaman yapılan açıklamalarda bu sayının 2 milyonu geçtiği belirtiliyor. Ayrıca çatışmalar devam ediyor ve her gün onlarca Iraklı hayatını kaybediyor. Bu arada Irak’ın parçalanmış hali de unutulmamalıdır.
Mısır’da halk kendi istediği bir yönetim oluşturarak, özellikle demokrasi ve insan hakları konusunda önemli bir gelişme sağlanmış iken, ABD ve İsrail bundan rahatsız oldukları için, kendilerine bağlı Sisi eliyle darbe yaptırarak huzuru ve barışı dinamitlediler. Çünkü, barış ortamının zararlarına olduğunu, insanların serinkanlılıkla düşünme fırsatı yakaladıklarını biliyorlar.
Afganistan ise El Kaide terör örgütünün üslendiği yer ilan edilerek işgal edildi. Daha doğrusu dünyaya böyle söyledi… Ne oldu Afganistan’a huzur ve barış gelmediği gibi ABD insansız hava araçları ile hem Afganistan’da hem de Pakistan içlerinde bugüne kadar 4 bini aşkın sivili katletti. Yani Afganistan huzura kavuşmadığı gibi Pakistan’da sanki terör üssü imiş gibi muamele görüyor, insansız hava araçları ile sürekli saldırıya uğruyor. Bu arada ABD istihbarat örgütü CİA’nın El Kaide ile gizli görüşmeler yürüttüğü haberleri de işin bir başka boyutunu oluşturuyor.
ABD için Müslüman ülkelerin bağımsızlığı da fazla bir önem taşımıyor. Önem taşımış olsaydı istediği ülkeyi vurma hakkını kendinde bulabilir miydi
Bu bakımdan hangi ülke ABD’den medet umuyorsa bilmelidir ki, hayır gelmez. Var olan durumunu da kaybederek celladından yardım istemek durumuna düşer. Irak Başbakan’ı Maliki’nin teröre karşı ABD’den yardım istemesi gibi. Irak’ın içine yuvarlandığını karmaşanın sorumlusu ABD değil mi Eğer Irak’ta bir takım terör grupları oluşmuş ise bunun sorumlusu ABD ve yandaşları değil mi Böyle olunca Maliki’nin bugün Obama’dan teröre karşı yardım talebinde bulunması celladının himmetine sığınması anlamına gelmez mi
Bu gerçekler ortada dururken hâlâ bazı İslam ülkelerinin ABD’nin safında yer almaları, yeraltı zenginliklerinden elde ettikleri paraları cellatlarına aktarmaları cinnet hali değilse nedir
Bu bakımdan İslam dünyasının ABD’ye karşı kesin tavır alması, yardım istemek bir yana “Gölge etme başka ihsan istemem” diyerek reddetmesi gerekiyor. Bu yapılamadığı sürece İslam dünyasının huzura ve barışa kavuşması mümkün olmayacaktır. Çünkü İslam dünyasındaki karmaşanın birinci dereceden sorumlusu ABD’dir, Hedefi de karmaşadan yararlanarak İslam dünyasını rahatça sömürmektir.