AYLARDIR başta Diyarbakır Sur ilçesi olmak üzere bazı
yerleşim birimleri teröristlerden temizlenmeye çalışılıyor. Hem de her gün
şehitler vererek. Toplum giderek geriliyor. İstenen belki de toplumda bir
patlama. Toplumda öyle bir patlama yaşansın ki, ülke bir iç savaşa sürüklensin
isteniyor. Olay genellikle PKK terör örgütü ile izah ediliyor. Ancak, yıllardan
Türkiye nin başına bela olan terörün sadece bir örgüt ile izahının eksik
olacağını düşünüyorum. Çünkü devletin bir terör örgütü ile başa çıkamaması
mümkün değil. Zaten gelişmeler Türkiye nin sadece bir terör örgütü ile
boğuşmadığını, başta stratejik müttefik(!) ABD olmak üzere, Haçlı-Siyonist
ittifakına karşı mücadele verdiği ortada. Artık bu ittifakın gizlemeye bile
gerek duymadan PKK ve Suriye uzantısı PYD ye, hatta IŞİD e destek verdikleri
biliniyor. Ne var ki, özellikle ABD öylesine şımarık sanki terörle hiçbir
ilgisi yokmuş gibi hareket ediyor, açıklamalar yapıyor ki, bu tavrı yüzsüzlük
mü yoksa sahip olunan güce duyulan güven ile mi izah etmek gerekiyor
bilemiyorum. Ancak, ülkemizin can düşmanı olduğu kesin bir ülkeye karşı tavır
koymaktan çekiniliyor olması, hatta ısrarla stratejik müttefik olarak takdim
edilmesi bu can düşmanlarını cesaretlendiriyor olabilir. Birilerinin dünya
gerçeğinin ABD ya da diğer Türkiye düşmanlarına karşı tavır konulamadığını
söyleyebilirler. Ancak böyle bir yaklaşım gelişmeleri teröre destek verenlerin
insafına terk etmek anlamına gelmez mi
Türkiye düşmanlarının teröre verdiği desteği gizlemeye
bile gerek duymadıklarının ifadesi olarak son iki gün içinde medyaya yansıyan
birkaç haberi hatırlatmanın yeterli olacağını düşünüyorum.
Önce Çarşamba günkü iktidar yanlısı bir gazetenin tam
sayfaya yakın verdiği haberin başlığını aktarmak istiyorum:
İşte PKK-PYD arasındaki organik bağın en somut örneği;
Rusya ve Batı nın PYD ye gönderdiği silahlar Sur dan
çıktı.
Yani teröristler emniyet güçlerimizi ABD ve Rus silahları
ile şehit ediyorlar.
Dünkü gazetelerde yer alan iki haberin sadece
başlıklarını aktarmak dost bildiğimiz düşmanların tavırlarını göstermeye
yetecektir. İlk haber, Bomba yüklü Drone uyarısı. İstihbarat raporlarına
yansıyan bilgi: PKK insansız hava araçları ile eylem hazırlığında başlığı altında medyada yer alırken, ikinci
haber de ise şu bilgiler kamuoyuna yansıtılıyordu:
Şehitlerin katili ABD ZAGROS u. Türkiye sadece bir terör
örgütüyle mücadele etmiyor. İspatı, teröristlerin arasındaki yabancılar ve
kullandıkları silahlar. En çok şehit vermemize yol açan silah ise ABD nin
PKK ya hediyesi Zagros lar.
Başta ABD olmak üzere Haçlı ittifakının Türkiye ye dün
olduğu gibi bugün de dost olmadığı sadece bu ülkeyi yönetenlerin ısrarlı bir
şekilde bunları dost ilan ettiğinin gizli bir yanı yok. Böyle olunca sanıyorum
Haçlı ittifakının Türkiye düşmanlığından çok bu düşmanlara karşı bu ülkeyi
yönetenlerin yeni bir dünya kurulması yönünde niçin harekete geçmedikleridir.
Bunun da ötesinde Obama nın DAEŞ la mücadele koalisyonu Özel Temsilcisi Brett
Mc-Gurk a Suriye de terör örgütü PYD ile yaptığı görüşmede teşekkür plaketi
verildiğinin fotoğrafları medyada yer alırken ertesi gün ABD Dışişleri Bakanı
Kerry ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sinirlioğlu arasındaki yumruklu
şakalaşmanın resmi medyada yer alıyor. Bu samimiyet nereden geliyor diye
sormaya bile gerek yok.