Washington hattında hareketli saatler yaşanırken, Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott tarafından yapılan yazılı açıklama, Hizbullah’ın finansal kapasitesini hedef alan yeni bir operasyonun fitilini ateşledi. Bölgesel istikrarı tehdit eden "finansal sömürüye" karşı somut adımlar atıldığını belirten Pigott, yaptırımların odağında örgütün dünya geneline yayılmış para aklama ağları ve bağış projelerinin bulunduğunu kaydetti. ABD'nin bu hamlesi, Lübnan üzerindeki ekonomik baskının bir parçası olarak görülürken, finansal kaynakların kesilmesiyle Hizbullah’ın operasyonel yeteneğinin sınırlandırılması hedefleniyor.
Küresel Finans Ağına "Bozgun" Operasyonu
Sözcü Yardımcısı Pigott, "ABD, bugün Hizbullah'ı destekleyen küresel bir finans ağını bozmak için yaptırımlar uyguluyor" diyerek Washington'ın kararlılığını bir kez daha vurguladı. Yaptırım listesine alınan yapıların; gayrimenkul projelerinden paravan şirketlere kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstererek Hizbullah’ın finans ekiplerine fon topladığı ifade edildi. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika gibi bölgelerdeki finansal sistemlerin bu ağlar tarafından istismar edildiğine dikkat çekilen açıklamada, bu kanalların kapatılmasıyla örgütün stratejik manevra alanının daraltıldığı aktarıldı.
"Lübnan Halkı Rehine Tutuluyor"
Açıklamada, Hizbullah’ın eylemlerine yönelik sert eleştiriler de yer aldı. Örgütün İran adına yürüttüğü faaliyetleri Lübnan halkının huzurunun önüne koyduğu savunulurken, "Hizbullah, İsrail'e yönelik pervasız saldırıları ile terörizmi sivil yaşamdan daha öncelikli tuttuğunu göstermiştir" denildi. Lübnanlı sivillerin bu finansal ve askeri döngü nedeniyle normal yaşam standartlarından mahrum bırakıldığı belirtilen metinde, yaptırım listesine alınan isimlerin detayları güvenlik gerekçesiyle saklı tutuldu.
Maksimum Baskı Stratejisi Sürüyor
Söz konusu yaptırımlar, ABD’nin Orta Doğu’daki "maksimum baskı" politikasının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Pigott, Hizbullah’ın sadece Lübnan için değil, bölge genelindeki barış için de engel teşkil ettiğini savunarak, tüm diplomatik ve ekonomik araçların bu ağları çökertmek için kullanılmaya devam edileceği mesajını verdi.