ABD Elçisinin Hakkari'de ne işi var?

Abone Ol

AB ve ABD ile ilişkilerimizin düzeyini birilerinin tarif

etmesi gerekiyor. Aslında bu düzeyi tarif etmekte sıkıntı çekmiyorum ama,

sorumluk mevkiinde bulunanların söylediği ile kanaatim çelişiyor. Söz gelimi AB

ile ilişkilerin nerede başlayıp nerede biteceğini, ne zaman açılacağını, ne

zaman görüşülmeye başlanacağını belirleyen karşı taraf olduğuna göre eşitlerin

oluşturduğu bir beraberlikten söz edilebilir mi

Bölgesel Politikalar başlıklı 22. faslın açılmasını

Türkiye nin isteği değil de Almanya seçimlerinin tarihi belirliyorsa eşit

şartlarda bir ilişkinin olduğundan söz edilebilir mi Çünkü AB Türkiye ile

görüşmelerde bir fasıl daha açılmasını kabul ediyor ama, görüşme işlemlerinin

başlatılmasını 4 ay sonraya atıyor. Yani Almanya daki seçimlerden sonra konunun

ele alınmasını kararlaştırılıyor. Yani Almanya seçimleri Türkiye nin talebinin

önüne geçiyor. Ne v ar ki, böyle bir keyfi kararın ardından Dışişleri Bakanı

Davutoğlu, Faslın açılmasına karar verilmiş, mesele bitmiştir diyerek sanki

büyük bir zafer kazanılmış havası estiriyor. Halbuki, günlerce öylesine bir

hava estirildi, AB ye meydan okundu ki, arkasından böylesine bir tavır

sergilenmesi insanı şaşırtıyor. Yani Bu perhiz, bu ne lahana turşusu demekten

insan kendini alamıyor. Kısacası esip gürlemenin, meydan okumaların arkasından

netleşmemiş bir karar zafer çığlıkları attırıyorsa bunun içe dönük bir yürek

soğutma operasyonundan öte gitmediğini söylemek yanlış olmaz Siyasette bunlar

olabilir, nasıl ki, Merkel seçimleri düşünerek Türkiye ye yeni fasıl açılmasına

karşı çıktı ise, gelinen noktayı başarı olarak takdim etmek de meselenin

Türkiye ayağındaki siyasetin bir sonucudur denebilir.

Bu noktada AB nin tüm dışlamalarına rağmen bizim ısrarcı

tavrımızın elbette ifade edilmeyen sebepleri vardır. Söz gelimi çözüm süreci

ile AB ye girme hususundaki ısrarcı tavrımız arasında, geçmişe dönük hesap

sorma süreci ile bir bağlantı olabilir. Hatta, çözüm süreci ile ABD

Büyükelçisinin Batman, Van ve Hakkari ziyareti arasında da bir bağlantı

olabilir. Meseleye bu açıdan baktığımızda ABD ve AB çözüm sürecinin içinde

görünüyorlar. Sanıyorum bu da bizim çözüm süreci ile birlikte ifadeye çalıştığımız

hususlardaki haklılığımızı gösteriyor. Bu köşede çeşitli kereler teröre çözüm

bulanması Türkiye ve terör örgütü ile sınırlı değildir. Kalıcı bir çözüm için

terör örgütüne kuruluşundan beri destek veren ABD ve bazı AB ülkelerinin

tavırları önemli etki yapacaktır. Örgüt elemanlarının silahları ile birlikte

Türkiye yi terk ederek Kuzey Irak a yerleşmiş olmaları terörün kalıcı bir

çözüme kavuşacağı anlamına gelmeyecektir. Adeta yanı başımızda sürekli bir

silahlı grup bazı çevrelerin elinin altında bulunacak, bu çevreler Türkiye yi

bazı kararlara zorlamak istediklerinde bunları devreye sokabilecekler

demiştim.

Böyle olmasaydı, terör konusunda çözüm süreci

başlatılmış, önemli adamlar atılmış iken.ülkemizi Taksim Gezi Pakı bahane

edilerek başlatılmış terör eylemleri, arkasından bu eylemde polisin tavrı

bahane edilerek AB ülkelerinden ülkemize yönelik sert açıklamaların gelmesi ile

birlikte ilişkilerin sertleşmesi düşünüldüğünde AB ile terörü ilintisiz kabul

etmek kafamızı kuma sokmaktan baka bir anlam ifade etmez.

Ve yine ABD Büyükelçisinin terör örgüt elemanlarının

silahları ile birlikte ülkeyi terk etmekte olduğu bir süreçte Van, Hakkari ve

Batman ı içine alan gezisinin makul bir izahı olabilir mi Bu zat Büyükelçi

midir yoksa bölge valisi mi Ne işi vardır Hakkari de Çekilmenin hangi safhada

olduğunu mu merak etmiştir

Sözün özü, ülkemiz ABD ve AB ülkelerinin iyi niyetli

olmayan bir takım hesaplarının bir parçası görünümü veriyor. Bu gerçeği bilerek

yerimizin ABD nin stratejik müttefikliği ile AB olmadığının farkına varmamız

gerekiyor. Onların keyfine teslim olarak ülkemizin geleceğe dönük çıkarlarının

korunması mümkün değildir. Bunun her gün yeni örneklerini yaşıyoruz. Bu

bakımdan Batı dünyasının gönlünü edeceğiz, gözüne gireceğiz diye gösterdiğimiz

çabaları İslam dünyasına çevirmekte yarar var.