Türkiye açısından açmazlardan bir açmaz daha. Görünürde Türkiye, NATO üyesi. Gerçekteyse durum hiç de öyle değil.
Türkiye’ye karşı olan örgütler Abede emperyalizmi tarafından destek görüyor. Türkiye karşıtı olan her örgüt, ülke destekleniyor. Oysa ülkemiz öylesine bağımlı ki bir türlü bir hamlede bulunamıyor.
7 Ekim HAMAS direnişinin başlamasıyla birlikte İsrail’e giden Abede Dışişleri Bakanı, ayağının tozuyla varır varmaz “Yahudi” olduğunu açıkladı. Peşinden Biden gitti, o da “Siyonist” olduğunu söyleyiverdi.
Direniş başlamadan önce Türk sihası Abede tarafından Suriye’de düşürüldü. Bunu da ikrar etti. Türkiye’nin Kuzey Suriye’de komşusu olan Abede Türkiye’ye belli sınırlar içinde müdahalesine izin veriyor. Yani diyor ki “Ben burada iken bir adım öteye atamazsın!” Öyle de oluyor.
Antony Blinken, Türkiye’ye neden geliyor? Türkiye, Filistin konusunda iki arada bir derede. Ne yapacağını bilemiyor. Bir şaşkınlık yaşıyor. Yüksek volümlü sert çıkışları slogandan ibaret. Bir de yardım konvoylarına katkıda bulunuyor. İsrail büyükelçisi, Türkiye’nin bir yaptırımı olmadan ülkesi tarafından geri çağırıldı. Türkiye İsrail gerilimi oluşmasın diye. Sloganlar günün koşullarında atılmalı, atılıyor da. Kitlelerin gazı alınıyor. Muhalefet bu eylemlerde bulunurken iktidar ve hükümeti yaptırımlar yapmaya zorluyor. Oysa Türkiye’de iktidar da muhalefet görevini yapıyor, o da bağırıp çağırıyor. Bu, ne işe yarıyor. O kimi zorlamak için yapıyor? Yönetimde kendisi var ise neden bu eylemlerde bulunuyor?
Antony Blinken ülkemize geliyor. Geliyor da ona ne söylenecek ya da o ne gibi taleplerde bulunacak? “Siz NATO üyesisiniz. Bize uymak zorundasınız!” mı diyecek. Evet bunu söyleyecek. Türkiye’nin bir sorumluluğu da İsrail’in NATO’ya girişine izin vermiş ve onaylamış olmasıdır.
Sayın Cumhurbaşkanı sihamız düşürüldüğünde şu soruyu sormuştu “Hani biz NATO üyesiydik” diye yakınmıştı?
Yahudi Antony Blinken Türkiye’ye ne gibi gözdağı verecek? Kamuoyunda büyük bir infial var. Belli kesimlerde. Ancak ulusalcı, ırkçı, Batıcılar ise nedense dolaylı olarak İsrail’e destek veriyor. HAMAS’ı terörist olarak görüyor. İşin tuhafına bakın ki, emperyalizmden yana bir tutuma bürünüyorlar. Şu soruyu kendilerine sorma hakkımız var. Milli Mücadele’de biz İngilizleri, Fransızları, Yunanları niçin kovduk? Biz topraklarımızdan onları atarken terörist miydik? Filistinliler, topraklarını işgal eden Siyonist Yahudilere karşı mücadele ederlerken mi terörist oluyorlar?
Emperyalizmden yana olma şu Batıcıların kaderinde mi var? Bu kadar mı kör bakışlıdırlar? İngilizler Avustralya’da yerlileri, Boer’leri yok ederken, onlar İngilizlerden yana olmuşlardı.
Irkçı ulusalcıların farklı siyasal partiler oluşturmaları bir şeyi sonucu değiştirmiyor. Aynı yöne bakıyorlar. Çünkü onların temel inanışı İslâm’a karşı oluşlarıdır.
Yahudilerden yana tavır koyma iktidara gelmenin bir yolu ve yöntemi midir? Onun için mi onlara karşı bir tutum içinde olunamıyor?
Bay Antony Blinken gelince ona ne söylenecek, söylenecek bir söz var mıdır? Sadece alttan alınarak, bizi anlayışla karşıla mı denilecektir?
Eski onurlu solcular “Defol Amerika” derlerdi. Şimdi onların yerini işgal edenler “Terörist HAMAS” demeyi uygun buluyorlar. Yani kendi kendilerine ters düşüyorlar. Kemalistler sanki Milli Mücadele’yi emperyalizme karşı yapmamışlar. Yoksa onlar da o zaman bu işi öyle idare ediyorlardı?
Genler pek yanıltıcı olmuyor. Amerikalılardan, İngilizlerden yana olanlar, mazlumlardan yana bir tavır içinde olamazlar? Hangi siyasal görüşe sahip olursa olsunlar fark etmiyor.