ABD askerinin bölgemizde ne işi var?

Abone Ol

İslam ülkelerinin bir kısmının ABD tarafından işgal altında bir kısmının da etki alanı içinde olduğunu söylersek sanıyorum bir gerçeğe dikkat çekmiş oluruz. Bu işgallerin bir kısmı ABD askerleri tarafından doğrudan sürdürülüyor, bir kısmı ise ABD tarafından oluşturulup bölge ülkelerine musallat edilen terör örgütleri eliyle sürdürülüyor. Bir takım anlaşmalara dayanılarak İslam ülkelerinde oluşturulmuş olan ABD ve NATO üsleri ise işin bir başka boyutunu oluşturuyor. ABD’nin bölgemizdeki varlığına durduk yerde tekrardan dönmüş değilim. Çünkü gazetelerde son günlerde sıkça ABD’nin bölgemizdeki varlığı ve faaliyetleri ile ilgili haberler yansıyor. Bu haberler önceleri ABD’nin bölgemizdeki terör örgütlerine silah ve cephene sevk ettiği şeklinde başladı. Ardından da benzer haberleri, “ABD’den teröristlere saldırı eğitimleri”, “70 ABD askeri teröristleri eğitmeye geldi” başlıkları altında haberler bu hususu gündeme getiriyordu. Elbette son haberdeki 70 ABD askerinin eğitim için geldiği izaha muhtaç. Çünkü bölgemizde binlerce ABD askeri bulunuyor ve yıllardan beri teröristleri eğitiyorlar. Son 70 asker ise bazı alanlarda uzmanlaşmış olanlar olabilir.

  ABD’nin terör seviciliği haberleri birbirini takip ederken birdenbire, “ABD askerleri 18 yıl sonra Irak’tan çekiliyor” haberleri gündeme gelmeye başladı. Nerden çıktı böyle bir durum diye düşünürken çekilme haberlerinin propagandaya yönelik olduğu anlaşıldı. Çünkü çok geçmeden, “Çekilmiyor, yerleşiyor. Irak’taki muharebe görevi sonlandırılan ABD, asker çekmediği gibi Erbil’deki Hariri Üssü’nü de genişletiyor. En son Deyrizor’da PKK ile yapılan tatbikat ve teröristlere verilen askeri eğitimler, “ Suriye odaklı yer değiştirme hamlesi olarak görülüyor” haberleri ister istemez ABD, bir başka ifadeyle Haçlı ittifakı bölgemizden sökülüp atılmadan bölgemiz ülkelerinin ve insanlarının huzura kavuşması, tüm dikkatlerin toplumların huzur, güven ve refahını artırmaya odaklanmalarının mümkün olmayacağını insana hatırlatıyor.

  Son zamanlarda yaşananların bir başka boyutu da ABD’nin Yunanistan’ı silahlandırması, bu ülkede sınırlarımıza yakın bölgelerde binlerce askerden oluşan yeni üsler oluşturmayı sürdürmesi. Böyle olunca da ABD’nin bölgemizdeki varlığının tek hedefinin İsrail’in güvenliğinin sağlanması olduğu net bir şekilde görülüyor. Bir diğer ifadeyle ülkemizin adeta güneyden ve batıdan çembere alındığını söylememiz yanlış olmayacaktır. Çünkü ülkemiz ile Yunanistan arasında ortaya çıkan ihtilaflarda ABD’nin kayıtsız şartsız Yunanistan’ın yanında yer aldığı hatırlandığında ülkemizin çembere alınmakta olduğu yorumunun doğruluğu net bir şekilde anlaşılacaktır. Kısacası Haçlı-Siyonist ittifakı bölgede Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsızdırlar ve bunun önünü kesmek, ileride herhangi bir çatışmada rahat etmesini engellemek için tüm çabalar sürdürülüyor. Böyle olduğu için de Haçlı-Siyonist ittifakının palanlarını boşa çıkarmak için İslam ülkelerinin oluşturacağı birliğe ihtiyaç vardır. Zaten şimdiye kadar yeryüzünde bir İslam Birliği’nin sağlanamamış olmasının arkasında Haçlı-Siyonist ittifakının İslam ülkelerindeki sinsi faaliyetleri vardır. Kendilerinin oluşturduğu Haçlı ittifakının yeryüzünde barışı sağlamaya yönelik olduğu propagandasını sürdürürlerken, İslam Birliği’nin önünü kesmek için atmadıkları iftira ve karalama yok. Kaldı ki, öncelikli olarak bölgemizde huzurun sağlanması için ABD başta olmak üzere Siyonist dostu Haçlıların bölgedeki belirleyiciliklerinin sonlandırılması gerekiyor. Bunun yolu da İslam ülkelerinin kucaklaşmasından geçiyor.