Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.
Günümüzde coğrafyamızda ve dünyada meydana gelen olayları anlayabilmek ve doğru yerde durabilmek için Kur’an’ın helak olan ifsatcı kavim ve toplumlarla ile ilgili verdiği haberlerin dikkatlice okunması gerekir. Kur’an’ın bu rehberliğine müracaat etmeden günümüz olaylarını doğru bir şekilde okumak mümkün olmaz. ALİ İMRAN 137: “Sizden önce nice (milletler hakkında) ilahi kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah’ın ayetlerini) yalan sayanların akıbeti ne olmuş, görün!” Allah’ın ayetlerini yalan sayan ve HEVASINI ilah edinen toplumların Allah tarafında helak edildiğini haber veren bu ayet, bizden helak olayını yerinde görmemiz için yeryüzünde gezip dolaşmamızı istemektedir. Nuh kavmi, Ad, Semud ve Lut kavmi inkâr ve isyanları sebebiyle helak olmuştur. Mezopotamyalı Nemrut, İbrahim’i duruş karşısında, Mısırlı Firavun, Musa ve Harun karşısında giriştikleri savaşı kaybetmişler ve helak olmuşlardır. Allah’ın bildirdiği ve Peygamberlerin tebliğ ettiği, hak ve adalet ölçülerine direnen bütün kavimler helak olmuşlardır. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) karşısında hakkın nurunu söndürmek için savaşan Ebu Cehil ve orduları kaybetmişler ve helak olmuşlardır. Hak batıl mücadelesi devam etmektedir. Günümüzde Allah’ın yolu olan İslam’ın nurunu söndürmek, HEVALARINI hâkim kılmak için bütün imkânlarıyla savaşan batılın ABD, AB ve İSRAİL koalisyon güçleri ve İşbirlikçileri de yaptıkları bu savaşı kaybedecekler ve helak olacaklardır. Bu onlar için kaçınılmaz bir sondur. Şu Kur’an ayetlerini dikkatlice okuyalım: NAHL 45: “Kötülük tuzakları kuranlar, Allah’ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular ” FATIR 43: “Çünkü onlar yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzaklar kuruyorlardı. Hâlbuki kişi kazdığı kuyuya kendi düşer. Onlar öncekilerin kanunundan (onlara uygulanandan) başkasını mı bekliyorlar Allah’ın kanununda asla bir değişme bulamazsın, Allah’ın kanununda kesinlikle bir sapma da bulamazsın.” NEML 50-51: “Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik. Bak işte, tuzaklarının akıbeti nice oldu: Onları da; (kendilerine uyan) kavimlerini de toptan helak ettik!” FATIR 10: “Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah’ındır. O’na ancak güzel sözler ulaşır. Onları da Allah’a salih amel ulaştırır. Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.”
Bugün İslam coğrafyasını kana bulayan, yaşanmaz hale getiren ABD, AB ve İSRAİL koalisyon güçleri ve İşbirlikçilerinin gerçek niyeti HEVALARININ ürünü olan BÜYÜK İSRAİLİ kurmak ve emniyetini sağlamaktır. Bu onlar için ilan edilmiş bir hedeftir. Bu hedefe ulaşabilmek için İslam coğrafyasının parçalı hale getirilmesi, sonra da bu parçaların hilelerle BÜYÜK İSRAİLE vilayet yapılması gerekmektedir. Bunun için Afganistan işgal edilmiş, Libya, Irak, Suriye, Sudan, Yemen bölünmüştür. Hedefteki iki ülke İran ve Türkiye’dir. Türkiye’nin bölünmesi için bütün hukuki ve siyasi şartlar hazırlanmıştır. Bahaneler üretilmek istenmektedir. Bunun için Suriye bataklığının içine çekilerek savaşa sokulacak ve ABD, AB ve İSRAİL koalisyon güçleri tarafında müdahale edilebilir hale getirilecektir. Oynanan bu oyunu görmek gerekir. ABD, AB ve İSRAİL koalisyon güçleri ve İşbirlikçilerinin tutuşturdukları bu savaşı kazanmaları imkânsızdır. Türkiye için, ABD, AB ve İSRAİL koalisyon güçleri ile birlikte hareket etmek, helak olmaya koşmak olur. ERBAKAN Hocamız dinleyelim: “Avrupa kültürü ile er ya da geç hesaplaşacağız. Bundan kurtuluş yok. Biz kararımızı bu hesaplaşmaya göre vermek durumundayız. Biz batılı değiliz. Biz Avrupalı değiliz. O zaman hesabımızı ve çalışmalarımızı bu farklılık üzerine yoğunlaştırmak durumundayız.” Milli Görüş’ten ve Saadet Partisi’nden başka çare yoktur vesselam.