Yandaşlar aralarından ayrılarak yeni partiler kuranları hedef alarak, “Sıkıntılı zamanlarda ilk ihanet devşirmelerden gelir” diyerek onları bir kez daha suçluyorlar.
“Devşirmeler güçlü zamanlarda gelip serdengeçti olurlar ve öz evlatlar geri plana atılır ama sıkıntılı zamanlarda ilk ihanet onlardan gelir” diyerek aralarından ayrılıp yeni partiler kuranları köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar.
Bununla yetinmeyip, “Kimse sınanmadığı sadakatin, bağlılığın, dostluğun, kardeşliğin, sırdaşlığın, davadaşlığın, mertliğin, cesaretin, yiğitliğin sahibi değildir” diye konuşuyorlar.
Bir de, “Gerçek ölçünün; imtihandan geçmek, her türlü badirede, yoklukta, zorlukta menfaatte ve tehlikede sağlam kalabilmek” olduğunu söylüyorlar.
Bunlar ilk etapta kulağa hoş gelen sözler! Daha açık bir ifadeyle beylik sözler! Ama yandaşlar konuyu abartmıyorlar mı?
Yandaşların bu suçlamaları aynı zamanda suçlananların eline verilmiş olan kuvvetli kozlar!
Çünkü bugün bu sözlerle korunmaya çalışılanların da çok uzun sayılmayacak bir zaman dilimi öncesinde o güne kadar beraber yürüdükleri arkadaşlarını terk ettiklerini kimse unutmuş değil.
Bugün iktidar partisiyle yollarını ayırdıkları için “sıkıntılı zamanlar da ilk ihanet devşirmelerden gelir” diye dışlananlar “aynı gerekçe” ile iktidar partisi yönetimini suçlamaya başlayacak olurlarsa ne yaparlar?
Hiç olmazsa bugün iktidar partisi ile yollarını ayıranlar daha “gömlek değiştirdiklerini” ilan etmiş değiller.
Bugün iktidar partisi yönetiminde söz sahibi olanların çoğu geçmişte beraber yürüdükleri insanlar ile yollarını ayırırlarken “gömlek değiştirdiklerini” ilan etmişler ve yepyeni bir hareket olduklarını ifade etmişlerdi.
Dememiz odur ki siyasette bu tür gelişmelerin yaşanması doğal karşılanmalıdır.
İnsanlar bir süre beraber siyaset yapmış oldukları arkadaşları ile anlaşmazlığa düşebilirler ve yollarını ayırabilirler.
Yolunu ayıranı “sıkıntılı zamanlarda ilk ihanet eden devşirme” olarak görmek ve göstermeye çalışmak bize göre son derece sakıncalı bir yaklaşımdır.
Kaldı ki bugün böyle konuşanlar da yarın “yollarını ayırmak” zorunda kalabilirler. O nedenle bu tür açıklamalarda bulunan yandaşları, “Büyük lokma yiyin ama büyük laf etmeyin” diye uyarmak istiyoruz.
Bugün aralarından “su sızmıyor” gibi görünenler yarın “çatlak testiye” dönüp hiç su tutamayabilirler.