AB uğruna Kıbrıs'ta taviz mi veriyoruz?

Abone Ol

AB Bakanı Volkan Bozkır bir gazeteye verdiği mülakatta 50

yıllık Kıbrıs sorununda çözüme çok yaklaşıldığını belirterek ortak anayasanın

Mart ta tamamlanacağını, referandumla da yeni bir devlet kurulacağını söylemiş.

Geçen bunca zaman içinde Kıbrıs ta bir çözüm sağlanamamış ise bunun

sorumlusunun Türkler değil Rumlar olduğunu unutturacak bir yaklaşımın Kıbrıs ta

tek taraflı taviz anlamına geldiğini sanıyorum herkes kabul eder. Herkes

biliyor ki Kıbrıs ta çözümsüzlüğün tek sorumlusu Rumlar. Buna rağmen KKTC ve

Türkiye ille de bir çözüm olsun, KKTC nin varlığına son verilerek Kıbrıs

devleti içinde kendine verilecek konum içinde yerini alsın diye uğraş veriyor.

Böyle olmasaydı Kıbrıs ta iki tarafta da referanduma sunular Annan Planı Türk

tarafınca kabul edilirken Rumlarca reddedilir miydi Aslında Kıbrıs ta çözüm

Barış Harekâtı ile sağlanmış, Rumların katliamlarına son verilerek Türkler

kendilerine yeni bir devlet oluşturmuştur. Yani çözüm sağlanmış bulunuyor.

Bunun kanıtı 1974 Barış Harekâtı ndan bu yana Kıbrıs ta hiçbir Türk ün kanı

akmamış, çatışma meydana gelmemiş olmasıdır.

Buna rağmen Türkiye zaman zaman dozunu artıran bir

Kıbrıs ta çözüm krizine girmiş, bu kriz AK Parti iktidarı döneminde daha da

şiddetlenmiştir. Bunun sebebi ise AB ye girme arzusudur. Nedendir bilinmez AK

Parti iktidarı AB ye girmeyi hayati bir önemde görmektedir. Hâlbuki AB için

Türkiye nin birliğe üye olması diye bir konu söz konusu değil. Bunun için de

Türkiye yi oyalayıp duruyorlar.

Kıbrıs ta Türkiye niçin bu kadar çözümden yana sorusunun

cevabını AB Bakanı Bozkır ın şu sözleri açıkça ortaya koyuyor:

Kıbrıs ta çözüm gerçekleşirse G. Kıbrıs ın 13 fasıl

üzerindeki blokajı kalkar. Biz de eksikleri iki ayda tamamlarız.

Bozkır ın bu sözlerini AB nin şimdiye kadar Kıbrıs

Rumlarını Türkiye ye tercih ettiği şeklinde anlamak yanlış olur mu Güney

Kıbrıs ı AB üyesi yapanlar Rumların Türkiye nin AB üyeliğini pazarlık konusu

yapacaklarını bilmiyorlar mıydı Bile bile AB Rumlardan yana tavır koymuş,

Türkiye yi ise kapıda tutmayı sürdürmüştür. Böyle olunca Kıbrıs ta çözümden söz

edenler bu çözümün Rumların hangi isteklerinin karşılanması karşılığında

sağlanacağını da millete açıklamak durumundadırlar. Rumların isteklerine razı

olarak sağlanacak bir çözüm Türkiye nin Kıbrıs Rumlarına teslim olması anlamına

gelmez mi AB ye girmek uğruna böyle bir konuma razı olmanın mantığını da

Kıbrıs ta çözüm ve AB ye girme sevdası uğrana nelere katlanabileceklerini de

açıklamak durumundadırlar. Kaldı ki, AB nin üyelik için Türkiye nin önüne

Kıbrıs ta çözüm gibi bir meseleyi koyması ve bu hususta dayatması bile

Türkiye ye haksızlıktır. Ayrıca Türkiye nin Kıbrıs ta vereceği tavizlerle AB

üyeliğine kabul edileceğinin de garantisi yoktur.

Belli ki, Kıbrıs ta bu noktaya gelinmesinin sebebini AB

ülkelerine ya anlatamamışız ya da onlar anlamamakta direniyor ve Türkiye nin

Kıbrıs tan elini çekmesini sağlamaya çalışıyorlar. Kaldı ki, Türkiye nin AB

üyeliği ile Kıbrıs meselesinin doğrudan bir alakası yoktur. Bazıları G.

Kıbrıs ın AB üyesi olması sebebiyle Türkiye nin üyeliğini veto etmesi, bazı

fasılların açılmasını engellemek için blokaj uygulaması Türkiye nin işini

zorlaştırdığını ileri sürüyorlar. İyi de Türkiye AB üyeliğine G. Kıbrıs üye

değilken başvurdu.

Demek istediğim o ki, Türkiye nin AB üyeliği uğruna bir

yandan Avrupalılara benzemek, öbür yandan da Kıbrıs ta taviz vermekten

vazgeçmesi gerekiyor. Bunun aksini düşünenler Türkiye nin AB ye mecburiyetinin

gerekçesini millet ile paylaşmak zorundadırlar.