ABD, AB ve Rusya, Suriye de barışın sağlanması konusunda
şimdiye kadar ciddi bir adım atmadılar. Kaldı ki, artık ABD, AB ve Rusya için
Suriye meselesi İŞİD sorunundan ibaret görülüyor. Dikkat edilirse bu yaklaşımda
ülkemize gelen 2 milyonu aşkın mültecinin ülkelerine dönmesini sağlamak için
gerekli olan Suriye de barışın sağlanması yönünde atılmış bir adım olmadığı
gibi bu konu uluslararası görüşmelerde gündeme bile gelmiyor. Özellikle
mültecilerin AB ülkelerine yönelmesi, bunun için insanların ölümü göze alması
karşısında AB ülkeleri sınırlarını mültecilere karşı nasıl korumaya alacaklarının
telaşına düştüler ama mülteci sorununa kökten çözüm getirecek olan Suriye de
barışın sağlanması konusunda hiçbir tedbir gündeme gelmedi/gelmiyor. AB
ülkelerini ne sınırımızı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi ne de Suriye de
devam eden çatışmalar sebebiyle başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelere
sığınmacı akımı fazlaca ilgilendirmiyor. Onları ilgilendiren tek şey
mültecilerin Türkiye de kalmasının sağlanması için bir takım adımların
atılması. Bu sebeple Türkiye ye 3 milyar Euro verilmesi görüşüldü, ikinci
olarak da vizelerin kaldırılması için anlaşmaya varıldığı ilan edildi.
Vizelerin kaldırılması için ileri sürülen şartlar ağırlıklı olarak mültecilerin
Türkiye de kalmasının sağlanması ile ilgili. Gazeteler vizelerin kaldırılması
için ileri sürülen hususlar için, Vize muafiyeti için 72 şart başlığını
kullandılar. Belli ki, AB Türk vatandaşlarına vizelerin kaldırılması konusunda
gönüllü değil. Bunu açıkça ilan etmeden sadece mültecilerin kendi kapılarına
dayanmasını engelleyecek bir takım şartlar ileri sürüyorlar. CHP Parti Sözcüsü
Haluk Koç un ifadesiyle, AB, Türkiye yi mülteci taşeronluğuna itiyor.
Suriye de iç çatışmalar, özellikle ABD ile koalisyon
ortakları ve Rusya ile Esad ın hava saldırıları devam ettiği sürece Suriye den
Türkiye ve diğer komşu ülkelere mülteci akınının devam edeceğini görmemek
mümkün değil. Bu bakımdan mülteci sorunu Türkiye ye havale edilmeden kökten
çözülmek isteniyorsa bunun yolu Suriye de çatışmaların sona erdirilmesinden
geçiyor. Bugüne kadar ABD ve koalisyon ortaklarının bunu sağlayamamış olmasının
sebebini şahsen güçlerinin yetmeği olarak nitelendirmek istemiyorum.
Sömürgeciler çatışmaların kendilerine zarar vermeden devamında yarar gördükleri
için işi bölgedeki terör örgütlerine havale
ettiler. Öyle olmasaydı PYD ye Rusya ve ABD sürekli olarak silah yardımı yapar
mıydı Bununda ötesinde Rusya nın Türkmenlere yönelik hava saldırıları
karşısında ABD ve AB ülkeleri sessiz kalır mıydı
Kısacası, Suriye nin parçalanması ve bu parçalanma
sonucunda ABD ve Rusya önceden varılan mutabakat çerçevesinde Suriye de
gelecekte de etkili olmalarını sağlayacak bir planı uyguluyorlar. Suriye yi
parçalayıp öngördükleri planı hayata geçirmenin gayretini sergileyen ABD ve
koalisyon ortakları ile Rusya, bu plan içinde Türkiye nin yeri olmadığını,
Türkiye ye sadece hava saldırılarında hayatta kalmayı başarabilmiş
Suriyelilerin sorumluğunu ihale etmiş görünüyorlar. Uzunca bir süreden beri
Türkiye nin ısrarla dile getirdiği Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılması
talebinin birden bire gündeme gelmesi ve vizenin kaldırılması için ileri
sürülen şartların büyük bir bölümünün mültecilerin Türkiye de kalmasını
sağlayamaya yönelik olması tesadüf olmasa gerek.
Bir kısım medyanın birkaç gündür önümüzdeki sene Ekim
ayında vizelerin kalkacağı yönündeki yayınlarına rağmen ortaya çıkan durum
özetle şöyle: AB ile mülteci akınının yavaşlatılması karşılığında vize
muafiyeti sürecinin hızlandırılması konusunda uzlaşmaya varan Türkiye nin
vizesiz seyahat için toplam 72 kriteri hayata geçirmesi gerekiyor. AB, Türkiye nin
yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde vizesiz Schengen için onay verecek.
Bu da kesin değil.