AB cahiliyeti ve bize giydirdiği gömlek

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

AB cahiliyetinin bütün cahiliyeler gibi üç özelliği vardır. Birincisi, faydalı bilgiye değil faydasız ve inkârcı bir bilgiye itibar etmek, İkincisi, gerçeğe değil yalana inanmak,

Üçüncüsü, her konuda yanlışa, kötüye, çirkine, zararlıya ve zulme yönelmek, yani İslam ne diyorsa tersini yapmaktır. Bu üç özelliğe sahip bir medeniyetin değerlerine yönelerek saadet aramak, insanı ancak ABD , İsrail ve AB’nin temsil ettiği batı cahiliyetinin kölesi yapar.

Kur’an ve Sünnetin hidayetine ve bilgisine iltifat ve itibar eden Müslümanlar, Batı cahiliyetine uymanın uygun bir tercih olmadığını bilirler. İnancı inancımıza, ahlakı ahlakımıza, bilgisi bilgimize, iktisadi düzenleri, benimsediğimiz adil düzene uymayan bir topluluğun değerlerini tercih etmek, Allah’ın gazabını, bütün peygamberlerin ve salih insanların lanetini tercih etmektir. Türkiye’de ve dünyada Müslümanlık inanışına sahip olan kimselerin, her şeyden önce bunu bilmeleri gerekir. Sadece Kur’an’ın şu ayeti üzerinden konuyu ele alsak, bugün içine düştüğümüz zilletten kurtulmak için Milli Görüş’te karar kılar, Saadet Partisi kadroları içinde yer alır, Adil Bir Düzenin kurulması için deliler gibi çalışırız. BAKARA 135: “(Yahudiler ve Hıristiyanlar Müslümanlara:)Yahudi ya da Hıristiyan (milletinden) olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır, biz, hanif olan İbrahim’in (İslam) milletinden oluruz. O, hiçbir zaman (sizin gibi) müşriklerden olmadı.” İşin sonunun nereye varacağını bilen akıllı bir insan, Kur’an’ın edebiyatını yapmak yerine, ahkâmını yaşamanın mücadelesini verir.

AB’NİN BİZE TELKİN ETTİĞİ

Batı cahiliyeti birliğini kurmuş ve adına da Avrupa Birliği demiştir. Bu birlik, asıl kimliğini gizleyerek kendisini çağdaş, modern, medeni, üstün uygarlık gibi kavramlar ile tanımlamaktadır. Tanıtım böyle yapılınca, zihin dünyalarında İslam’dan kopartılmış Müslüman topluluklar da; çağdaş, modern, medeni ve üstün uygarlığın bir mensubu olabilmek için batıcılığa meyletmişlerdir. Bugün bütün İslam coğrafyası, bu hastalığın içinde debelenip durmaktadır. Avrupa Birliği çaktırmadan bize neyi telkin ediyor? Anlaşılır bir şekilde bu sorunun cevabını birlikte arayalım.

  1. Çoklu bir ilah inanışı. Batı cahiliyeti Allah’a inanmakla birlikte, O’na denk başka ilahlar edinmiş ve bu ilahları da inanç sistemlerinin bir parçası haline getirmiştir. Şimdi bize diyorlar ki, tevhit inancını terk edin, siz de bizim gibi birden çok ilahlara inanın.
  2. İçki. Bira ve şarap gibi insanı sarhoş eden içecekleri içmeyi medeniyetlerinin bir simgesi haline getirmişlerdir. Şimdi bize diyorlar ki, bizim gibi medeni olmak istiyorsanız, İslam’ın içki yasağını yok sayın, bizim gibi bira ve şarap içen bir topluluk olun.
  3. Kumar. Yine batı cahiliyeti kumarı, toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak görmektedir. Şimdi bize diyorlar ki, İslam’ın kumar yasağını da yok sayın, bizim gibi kumarbaz, köşe dönmeci bir toplum olun.
  4. Faiz . Batı faizi, iktisadi hayatın temel esası haline getirmiştir. Bu yola gitmeleri, yanlış hak anlayışları sebebiyledir. Onlar, faizi paranın kirası olarak görürler ve dünya gerçeği sayarlar. Bize diyorlar ki, İslam’ın faizle ilgili görüşü bizim çıkarlarımıza uygun değildir, bizim medeniyetimizin bir mensubu olmak istiyorsanız, bizim gibi faizin bir dünya gerçeği olduğuna inanın ve faizci kapitalist nizamdan ayrılmayın.
  5. Zina. Batı zinayı ve LGBT gibi sapık ilişkileri bir insan hakkı olarak görmektedir. Bize diyorlar ki, siz de inancınızın haram saydığı ne kadar sapıklık varsa, hepsini insan hakkı olarak görün ve yaygınlaşması için üzerinize düşeni yapın.
  6. Kadın. Tarih boyunca Batı, kadına değer vermemiş, hak ve hukuk tanınmamıştır. Adeta alınıp satılan bir eşya gibi görmüştür. Bugün Batıda, kadına tanındığı ifade edilen haklar, istismarın şeklini değiştirmekten ibaret bir aldatmacadır. Batıda “eş ve anne” olan bir kadın tasavvuru hiçbir zaman olmamıştır. Şimdi bu Batı bize diyor ki, kadınlarınızı eve mahkûm etmeyin, sokaklarda, hayatın her alanında daha da görünür hale getirin, kamuda daha fazla kadın çalıştırın, onları “eş ve anne” olmaktan uzaklaştırın ki, bizim gibi çağdaş ve modern olabilesiniz.
  7. Domuz. Batı, faiz, içki, kumar ve zina gibi haramları bir simge olarak gördükleri gibi, domuzu da yine bir simge olarak benimsemişleridir. Bize diyorlar ki, siz de bizim gibi domuza saygı duyun, hürmet edin ve domuz eti tüketiminizi artırın.
  8. Ilımlı İslam. Batı, bir “din ve düzen” olarak İslam’ı kendi çıkarlarına zara veren, zulümlerine engel olan bir düşman olarak görmektedir. İslam’ın kendisini ve kaynaklarını ortadan kaldırmaya güç yetiremeyen Batı, ürettiği “ılımlı İslam” ile içini boşaltmak ve sulandırmak yoluna gitmiştir. Şimdi bize diyorlar ki, zulümlerimize karşı direnen ve bütün insanlığın saadeti için çalışan şuurlu bir Müslüman olmayın, zulümlerimize sessiz kalan, etliye sütlüye karışmayan şuursuz bir Müslüman olun.
  9. Materyalist eğitim. Batının benimsediği eğitim maneviyatsız, materyalist bir eğitimdir. Şimdi bu Batı bize diyor ki, siz İslam’ın, nesillerinizi hayırlı nesiller olarak yetişmesini esas alan maneviyatçı eğitimini terk edin, bizim ahireti ve hesap gününü inkâr eden, kimliksiz ve kişiliksiz nesiller yetiştiren materyalist eğitimimizi esas alın. İşte Batı cahiliyetinin, AB’nin bize giydirmek istediği gömlek budur. Bu gömleği giyen helak olmaya koşar beyler…

BİZİM YOLUMUZ

Bizim yolumuz, Adil Düzen yoludur. Bu yolun temelinde sevgi ve şefkat vardır. Bu yol, bütün dünya insanlığının saadetini esas alan Milli Görüş yoludur. İnsanlığın kurtuluşu bu yol ile mümkündür. Selam hidayete tabi olanlara…