Malum, bazı ilçelerin il olması için gereken şartları taşıdığı açıklandı.
Artık bu aşamadan sonra hangi ilçenin il olması kararı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) uhdesinde.
Zira, bu türden idari değişimler sadece kanun marifetiyle gerçekleşebiliyor.
Dolayısıyla şartları yerine getiren ve açıklanan ilçelerin il olması da Cumhur İttifakı’nın vereceği son karara bağlı.
Büyük oranda AK Parti ve MHP milletvekilleri hangi ilçelerin il olmasını karara bağlayacak.
***
Peki, yazının başlığında neden, “82. vilayetimiz İnegöl olsun!” dedim?
Anlatayım…
Bir süre önce İnegöl’e gitmiştik, Millî Gazete ekibiyle birlikte…
Her gecesi bereketli, coşkulu ve heyecanlı geçen Millî Gazete gecesi için…
Saadet Partisi İnegöl İlçe Başkanı Hasan Eroğlu idi o dönem.
Sevilen sayılan bir işadamı, Hasan Bey…
İnegöl’de neredeyse tanış olmayanı yok gibi.
Parti ayrımı yapmadan hemen tüm İnegöllüler Hasan Eroğlu’nu gördüklerinde ya selamını aldı ya da selam verdi, hal hatır sordu.
Gözlemlediğimiz kadarıyla Hasan Eroğlu Bey Saadet Partisi ilçe başkanı olarak halkla iç içe, sahada epeyce ter dökmüş.
Eroğlu, Millî Gazete gecesi için gittiğimiz İnegöl’de, ilçeye ayak bastığımızdan ayrılıncaya kadar bizimle birlikteydi. Teşekkürler…
Tıpkı Millî Gazete İnegöl Temsilcisi Uğur Şen ve diğer teşkilat mensupları gibi…
***
İkindi namazını İnegöl Sani Konukoğlu Camii’nde kıldık.
Namazdan hemen sonra Hasan Eroğlu, ilginç bir bilgi verdi;
* “Sani Konukoğlu Camii’nin bulunduğu yer eskiden sinemaydı. Caminin temelini atan ise başbakanlığı döneminde Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mız.”
Erbakan Hoca’mızın Sani Konukoğlu Camii’nin temelini atma töreninde oldukça dikkat çeken bir anekdot da yaşanmış.
Hasan Eroğlu şunları anlattı;
* “İnegöl, 300 binlik nüfusuyla (şimdilerde daha fazla A.Ö.) Bursa’nın hatta Türkiye’nin de en büyük ilçelerinden birisi. Özellikle mobilya alanında ihracatın merkezi. Hepsinden ötesi birçok ilin ve ilçesinin aksine göç alan bir ilçe. Bu çok önemli bir özellik.”
* “İşte İnegöl’ün bu özelliğinden yola çıkılarak, uzun yıllardır İnegöllülerin önemli bir talebi var devlet yetkililerinden; il olma istekleri.”
* “İşte bu talep, Sani Konukoğlu Camii’nin temelini atarken Başbakan Erbakan’a da iletildi. Erbakan Hoca ne dedi biliyor musunuz?”
* “Ne dedi Erbakan Hoca?”
* “Erbakan Hoca, “İnegöl inşallah 81 ya da 82 olacak” dedi.”
Hasan Eroğlu, anlatmaya devam etti;
* “İnegöllüler bunu plaka no olarak anladı. Ama elbette şöyle bir şey de var; o dönem sanıyorum en büyük plaka no 67, yani Zonguldak. Erbakan Hocamız o zaman neden 81 ya da 82 rakamını işaret etti, hâlâ onu düşünürüz. Bu arada şu anda 81 il var. 82’nci il İnegöl olabilir mi, acaba? Erbakan Hoca’mızın bir kerameti daha mı?”
Neresinden bakarsanız bakın, ilginç bir anekdottu…
***
Şimdi…
Gereken şartları tamamlayan ve il olmayı bekleyen 24 ilçe var…
Tahmin etmek zor değil; bu ilçelerin bağlı olduğu illerin valileri, belediye başkanları, milletvekilleri, bürokratları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, işadamları, zenginleri ve de kanaat önderleri harıl harıl kulis yapıyorlar.
Elbette şunu biliyoruz; kim ne kulis yaparsa yapsın son sözü Külliye söyleyecek.
***
Benim buradan acizane ricam ve talebim, Erbakan Hocamızın başbakanken işaret ettiği, İnegöl’ün ülkemizin 82. vilayeti olmasıdır.
Elbette mümkün olabiliyorsa ve şartlar uygunsa…
ERBAKAN HOCA’DAN VERGİ UYARISI!
* “Bütün vergi kanunları kalkmıştır! Vergi servetten alınacak, hiçbir gelir vergiye tabi tutulmayacak, çünkü gelirden alınan vergi fakir fukarayı ezmek demektir...”
Yukarıdaki cümleler, Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamıza ait.
Peki, Erbakan Hoca, “Zenginlerden vergi alınmıyor” derken ve bir adaletsizliğe işaret ederken esasen ne demek istiyor? Şunları demek istiyor;
1) Erbakan Hoca’nın bu cümlesi, vergi sistemindeki adaletsizliğe dikkat çeken güçlü bir eleştiridir.
2) Erbakan Hoca’ya göre sorun, vergilerin varlıklı kesimlerden yeterince ve etkin şekilde alınmamasıdır.
3) Erbakan Hoca’ya göre sorun, vergi yükünün orta ve dar gelirliye yıkılmasıdır.
4) Bu durum hem gelir dağılımını bozuyor hem de üretimi ve emeği zayıflatıyor.
5) Adil bir vergi sistemi; kazanca göre vergilendirme, kayıt dışılıkla mücadele ve şeffaflıkla mümkündür.
6) Aksi hâlde ekonomik büyüme rakamlarda kalır, toplumda refaha dönüşmez.
***
Bunları söylüyor Erbakan Hoca!
Bu işleri kimler biliyorsa söylesin; sağdan, soldan, ortadan, yandan… Bu 6 maddenin hangisi yanlış Allah aşkına!
SONUCU BEN DE MERAK EDİYORUM!
Konuyu şöyle özetleyebilirim; kendi partisinden ABD Başkanı Donald Trump’a büyük darbe!
Ne oldu ki, peki? Önce ne yaşandığını anlatayım sonrasında birkaç sorum olacak;
* “ABD Temsilciler Meclisi, Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri hamlelerinin önünü kesecek kritik 'savaş yetkileri' tasarısını onayladı. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu mecliste çıkan bu karar, Washington'da taşları yerinden oynattı.”
* “Cumhuriyetçilerin sayısal üstünlüğü elinde bulundurduğu Temsilciler Meclisi’ndeki oylama, adeta nefes kesen bir siyasi ralliye sahne oldu. Tasarının reddedilmesine kesin gözüyle bakılırken, sandıktan çıkan rakamlar salonda derin bir sessizliğe yol açtı. 208 "hayır" oyuna karşı, 215 "evet" oyuyla tasarı meclisten geçti.”
* “Bu kritik zaferin arkasında ise Trump'ın kendi partisinden gelen fireler yer aldı. Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barret ve Warren Davidson, parti disiplinini çiğneyerek Demokratlarla birlikte hareket etti ve ABD'nin İran'la savaşının sona ermesi yönünde oy kullandı.”
***
Sorum, daha doğrusu sorularım şunlar;
- Bizde böyle bir durum yaşansa kıyamet kopar! Bakalım bu isimlere ne olacak?
- Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barret ve Warren Davidson hakkında disiplin soruşturması başlatılarak partiden ihraç edilecekler mi? Yoksa haklarında hiçbir işlem yapılmayacak mı? Takipteyim…